Kapat
A+ A-

Orhan Gencebay’ın başkanlıktan istifa etmesinin ardından MESAM’da kılıçlar çekildi

Orhan Gencebay’ın başkanlıktan istifa etmesinin ardından yoğun tartışmaların yaşandığı MESAM’da dün beş yönetim kurulu üyesi daha istifa etti. MESAM Yönetim Kurulu üyesi Metin Karataş, istifaları “Gencebay tek başına aldığı kararları uygulamak ve tek adam olmak istiyor” şeklinde yorumladı.
Yayınlanma tarihi: 07 Şubat 2018 Çarşamba, 20:52

Son bir haftadır Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) hakkında çeşitli haberler ve karşılıklı iddialar gündemde bir hayli yer tutuyor. En son Orhan Gencebay’ın istifası ve ardından onunla birlikte hareket eden dört üyenin de yönetim kurulundan istifa etmesiyle ipler kopma noktasına geldi. Konuyla ilgili bilgi almak ve işin geri planına dair fikir sahibi olmak için MESAM Yönetim Kurulu üyesi (Sayman Üye) Metin Karataş’ı aradık. Karataş öncelikle bu son gelişmelerin suni bir gündem olduğunu vurgulayarak söze giriyor ve “Genel Kurul öncesi yapılan ve hayata geçirilen bir senaryo olduğunu düşünüyorum. 2014 Genel Kurul’undan önce de bunun gibi dedikodular, yolsuzluk söylemleri oldu, aynı ekibin içinde olduğu söylemlerdi yine ve bu yargıya da taşındı ve aslı olmadığı anlaşıldı” diyor ve Orhan Gencebay’ı işaret ediyor: “18 aylık bir Orhan Gencebay başkanlığı yaşadık ve onu seçerken de oybirliğiyle seçtik zaten. Buna siyasi, mezhepsel, etnik bir tercih olarak bakılsaydı böyle olmazdı, oybirliğiyle seçilmezdi. Bu sadece yapılan bir operasyon diye düşünüyorum. Son döneme kadar alınan bütün kararlar da oybirliğiyle geçmiştir. En son Genel Kurul tarihiyle ilgili kararlarda böyle bir 6’ya 5 gibi bir bölünme yaşadık biz, ondan önce yoktu.” Genel Kurul tarihiyle ilgili ihtilafı ise şöyle açıklıyor Karataş: “Ağustos ayında bir Yönetim Kurulu toplantısında Genel Kurul için 25 Mart tarihi belirlendi ve Gencebay da dahil olmak üzere 11 kişi bu kararı oybirliğiyle aldı. Ama sonradan, Arif Sağ’ın masada olmadığı bir toplantıda 5’e 4 olarak bu kararı değiştirdiler ve Genel Kurul’u hafta içine aldılar. Oysa eser sahipleri yorumcular gibi değildir, hafta içi işleri olur, başka şehirlerdedirler, gelemezler. Onun için hafta sonu olmalı dedik ama anlayamadık. Üstelik karar almak için en az 6 oy gerekir, yani bu yasaya da aykırı bir karar. Nitekim daha sonra tekrar oylandı ve 6’ya 4 yine 25 Mart kabul edildi. Ama o sırada Genel Kurul’un yapılması planlanan otelde bu tarih dolduğu için bir hafta öncesine, 18 Mart’a aldık. Bunun üzerine Orhan Gencebay ekibi bakanlığa bir dilekçe yazarak işi farklı bir boyuta çektiler. Şehitler Günü olduğu için bu tarihin değiştirilmesi yönünde bir dilekçeydi bu.”

‘Orhan Gencebay yasaları’

Metin Karataş aslında her şeyin Gencebay’ın MESAM’ı istediği gibi yönetebileceği bir Yönetim Kurulu seçtirmek için yapıldığını ileri sürüyor. “Bizim şu andaki Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımızın en kötüsünün 8 senelik deneyimi var ve yeri geldiğinde Orhan Gencebay’ın yaptığı şeylerin de yanlış olduğunu suratına söyleyebilecek yetkinlikte ve özgürlükte insanlardır. Orhan Gencebay tek başına aldığı kararları uygulamak, tek adam olmak istiyor. Yönetim Kurulu’nda başkan sadece söz verendir ve onun da herkes gibi tek bir oyu vardır” diyor Karataş ve ekliyor: “Şunu da söyleyeyim, artık bazı şeylerin gün ışığına çıkması gerekiyor çünkü... Orhan Gencebay’ın tek başına indirim kararı verdiği televizyon vardır. Türkiye’nin en büyük iki müzik kanalına yüzde 51 oranında, milyon liraya varan indirim kararı vermiştir, sırf yakın ilişkiler içinde olduğu için. Tabii biz bu karara karşı çıktık. Gencebay dört meslek birliğinin beraber yaptığı bir toplantıda ‘Ben kabul ettim ama arkadaşlarıma ettiremedim’ diye bunu itiraf da etmiştir. Ayrıca kendisi yıllarca Yönetim Kurulu masasında bulunduğu sürede kendisine göre Orhan Gencebay kanunları çıkartmıştır. Bu nedir? Mekanik Telif dediğimiz bandrol teliflerini yıllarca kendi firmasından kaset CD çıkartanlara bu telifleri ödetmemiştir. Bu da Gencebay’a yüz binlerce lira kâr sağlamıştır. Eser sahiplerine vermesi gereken telifi vermemiştir. Bu Gencebay kanunudur ve bunu da yönetim olarak kaldırdık biz, bunu hazmedememiştir.”

5 üyeden basın açıklaması

Gencebay: Sağ ile dostluğum bitmiştir

MESAM Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden geçen hafta istifa eden Orhan Gencebay ve beraberindeki diğer üyeler Fuat Güner, Suat Suna, Ahmet Selçuk İlkan ve Recep Ergül dün Gencebay’ın Etiler’deki çalışma ofisinde basın açıklaması yaptı. Gencebay konuşmasının başında istifasının ardından MESAM Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Arif Sağ ile medya üzerinden yapılan açıklamalara değindi. Haberlere konu olan açıklamaların maksatlı ve art niyetli olduğunu kaydeden Gencebay, bunları reddederek şiddetle kınadığını belirtti. Gencebay, “Arif Sağ yarım asırdan fazladır dostumdu, bu dostluk artık bitmiştir. Son zamanlarda basına verdiği demeçlerde şahsıma hakaret eden, son derece saygısız ve gerçek dışı, saçma sapan, art niyetle verdiği bilgilerden dolayı, bu dostluğu kendisi bitirmiştir. Kendisine sağlıklar diliyorum” dedi ve “Bizler MESAM yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmak zorunda bırakıldık. MESAM üyeliğimiz devam ediyor. MESAM, bizim ve tüm eser sahiplerinin evidir. Asla bir grubun olamaz” şeklinde konuştu.

İlkan: Çekişme değil

Ahmet Selçuk İlkan ise konuşmasında “MESAM’daki çekişme, bir ‘Orhan Gencebay-Arif Sağ’ çekişmesi asla değildir. Buradaki esas konu müzik eser sahiplerinin daha iyi noktaya gelmesi sorunudur. Biz, masada önce saygıyı sonra güveni kaybettik. Önyargıların hakim olduğu bir masada oturmaktan yorulduk, bıktık. Bugüne kadar yaşamadığımız önyargılarla karşı karşıya kaldık. Bunun sonucunda da MESAM’ın en tecrübeli elemanlarını kaybettik” dedi. Fuat Güner de yönetim kurulunun birlikte çalışamaz bir hale geldiğini anlatırken Suat Suna, yönetim kurulunda her şeye karışıldığını söyledi.

Devletin kasasındaki yüz milyonlar

Tartışmanın bir boyutu da devlet tarafından toplanan Özel Kopyalama Harcı ile ilgili. Telif Hakları Yasası ilk düzenlendiğinde Avrupa’dan (özellikle de Almanya’dan) alınan örnekler uyarınca hareket edildiği için buralarda uygulanan ve adına Özel Kullanım Harcı denen bir telif payı var. Bu pay yıllarca devletin kasasında birikmiş ve hatta bir ara bunun ne olduğu bile unutulmuş. Bu konuyla da ilgili bazı yeni gelişmeler var. Karataş “Bu biriken paranın devletin bütçesine aktarılmasıyla ilgili bir durum vardı ve bununla ilgili çalışmalar yapıldı. Fakat bunun, müzik sektörünün, basın sektörünün, bütün edebiyatçıların hakkı olan bu paranın hâlâ bakanlığın bütçesinde durduğunu biliyoruz. Bunun hak sahiplerine mutlaka ödenmesi gerekiyor” diyor ve Kültür Bakanı’ndan görüşme talep ettiklerini, bu konuda yanıt beklediklerini ekliyor.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Orhan Gencebay, Suat Suna