Kapat
A+ A-

Türkçe sözlü Flamenko

Flamenko gitaristi ve kompozitör Taylan Polat, ‘Flamenturco’ adlı bir gösteriyle 26 Nisan’da izleyici karşısına çıkacak. Gecede, Polat’ın Türkçe sözlü Flamenko müziği ile Sevillalı dansçı Manuel Reina’nın gösterisi bir arada olacak.
Yayınlanma tarihi: 18 Nisan 2018 Çarşamba, 20:30

Cordoba Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi, flamenko gitaristi ve kompozitör Taylan Polat, Türkiye’de ilk defa izleyici karşısına çıkacak. 26 Nisan saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde “Flamenturco - Buluşma Noktası İstanbul” adlı gösteriyle izleyici karşısına çıkacak olan Polat’ın Türkçe sözlü flamenko müziğine Sevillalı dansçı Manuel Reina eşlik edecek. Polat’a bu konserde katılacak misafir sanatçılar ise David Chupete (Perkisyon), Pablo Pradas (Bas gitar ve gitar), Ozan Musluoğlu (Kontrbas) ve Kerem Can Özpetek (Flamenko gitar). Polat, konser öncesi sorularımızı e-posta ile yanıtladı.

-‘Flamenturco’ nedir?

“Flamenturco” flamenko ve Türk müziğini aynı vücütta hissedebilen bir kişinin kendini ifade etme şekli... “Flamenturco”, flamenko gitaristi olmak hayali ile İspanya’ya giden bir gencin, gezdiği gördüğü ve yaşadığı serüveni, hayatı anlatıyor. 18 yıllık bir serüveni anlatacağım gitarımla ve şarkılarımla. Cordoba Konservatuvarı’nda öğrenciyken flamenko müziğinin ülkemizin müzik kültürüne çok benzediğini fark ettim. Daha sonra kendi gitar bestelerimi yapmaya başladığımda hep kendi kültürümün müziklerinden, türkülerimiz ve şarkılarımızdan ilham aldım. Flamenturco “La Vida Nueva” (Yeni Hayat) adlı flamenko gitar albümümdeki eserlerimin bazıları Türkçe şarkılar ve dansın eklenmesiyle ortaya çıkmıştı.

-Türkçe şarkılar flamenko makamlarına uyarlanarak çalınınca flamenkonun ruhunda nasıl bir değişiklik oluyor?

Bu müzik şekil alabilen ve farklı atmosferler üretebilen bir müzik türü. Flamenko makamlarına uyan türküler ve şarkılar söylüyorum ama söylediğim şarkıların çoğunun söz ve müziklerini kendim yazıyorum. Bu anlamda yaptığım şey uyarlamak değil daha çok o makamda söz-müzik yazmak oluyor. Flamenko, ruhundan daha büyük bir sanat. Yaptığın şeyin Flamenko ruhu taşıması için kişinin samimi olması, kendi olması gerekiyor. Örneğin “Mamoş” türküsü Solea makamında söylenebiliyor; bizim yumuşak melodilerimiz flamenkonun tutkulu ritimleri ile karışınca ortaya çıkan sonuç şaşırtıcı güzellikte ve doğallıkta oluyor.

-Flamenko ve Türk müziği arasındaki ortak noktalar nelerdir?

Flamenko, Türk Sanat Müziği gibi makamsal, makamlarında ise Türk Halk Müziği gibi yöresel farklılıklar gösteren bir halk müziğidir. Endülüs’den geçen bütün toplumların bıraktığı kültürel değerlerden doğmuştur. Melodi ve ritim anlayışlarımız birbirine çok benzer. Türkiye nasıl ki 3 kıta yolundaysa, İspanya da Afrika, Avrupa ve Amerika yolunda... İspanya, koca bir imparatorluktan kalma, aynı ülkem gibi... Biz Kurtuluş Savaşı verirken onlarda iç savaşa gebeymiş yarım milyon insanın öldüğü. Derdini gitarıyla, şarkı ve türküleriyle anlatmış insanlar. Flamenko çığlık olmuş halka. İspanya ve Türkiye parelel hayatlar yaşayan iki ülke gibi, bu yüzden ortak noktamız var her anlamda.

-Türkiye’de flamenkoya ilgi nasıl?

Unutmamak gerekir ki flamenko sadece gitar müziği değil aynı zamanda şarkı (şiir) ve dans olarak 3 disiplinli bir sanattır ve bütün bu ögeler bir hikâye etrafında toplanır. Bu anlamada ifade alanı geniş bir sanat. Toplumlar her geçen gün daha çok baskı altına sokuluyor, yaşadığımız dünyanın sorunlarından biri bu, sanırım bu yüzden flamenkoya olan ilgi her geçen gün artıyor. Bir Antonio Machado şiiri eklemek isterim: “Yolcu! Yol yoktur. Yolcu yürür yol olur.” Hayal kurmaktan ve peşinden gitmekten asla vazgeçmeyin.

Flamenko hissetmek

-Dünyaca ünlü flamenko gitar üstadlarıyla çalışmışsınız. Flamenkoya dair ustalardan size kalan temel cümleler neler?

Bastığın yerleri nota diyerek geçme tanı... Her Tarantas notundan çalınan müzik Tarantas olmuyor. Ne gitar tek başına çalıyor, ne ayakkabılar tek başına dans ediyor. Flamenko kimsenin değil ama kendini flamenko hisseden herkesindir. En mükemmmel teknik en ekonomik olandır. İlk önce öğrenmeyi sonra da unutmayı öğ- reniyoruz kendimizi bulmak için...

Cumhuriyet İMECESİ