Paris’te Bir Padişah İstanbul’da Bir İmparatoriçe

Notre-Dame de Sion Özel Fransız Lisesi’nde 18 Şubat’ta tarihi öneme sahip bir sergi açılıyor:

16 Şubat 2020 Pazar, 02:00

Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’in Paris ve ardından III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie’nin Osmanlı Başkenti İstanbul’a ziyaretinin tablo, gravür, fotoğraf, gazete kupür ve arşiv belgeleri, NDS Fransız Lisesi’nde düzenlenen sergiyle aynı bağlamda ele alınıyor. 18 Şubat’taki serginin ardından küratörlerin katılacağı bir toplantı, Emre Aracı’nın konferansı ve bir konser de 22 Şubat’ta yapılacak.

“Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe” sergisi, ziyaret ve iadei ziyaret çerçevesinde şekillenen iki farklı, ancak birbirini tamamlayan ana eksen etrafında kurgulanıyor. 

REFORM ÇABALARI

1861’de tahta geçen, Sultan Abdülaziz (1830-1876), Avrupa’ya ve imparatorluk dışına seyahat eden ilk Osmanlı Padişahı oldu. II. Mahmut’un (1785-1839) tahta geçişine dek, padişahlar sadece askeri seferler ve av partileri için Osmanlı başkentinden ayrılırlardı. Sultan Abdülaziz’in 21 Haziran’dan 7 Ağustos 1867 tarihine dek Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya-Macaristan’ı ziyaret etmek için giriştiği ve 1863’teki Mısır seyahatini takip eden bu yolculuğu, Avrupai kurum ve gelişmelerden ilham alarak Osmanlı’nın reform projesini pekiştirmeyi hedefliyordu. Serginin ilk bölümü, daha ziyade Sultan Abdülaziz’in Paris seyahatine odaklanarak, bu yolculukla örtüşen dönemin sanatsal, iktisadi ve siyasi bağlamı ile 1 Nisan’da İkinci İmparatorluk başkentinde kapılarını açan 1867 Evrensel Sergisi’ne ve ona yansıyan Osmanlı-Mısır ilişkilerine dikkat çekiyor. Diğer Avrupa hükümdarları gibi, Sultan Abdülaziz de bu sergiye III. Napolyon’un daveti üzerine katılıyor. Ayrıca bu uluslararası sergide Osmanlı da diğer uluslar gibi yer alıyor; evrensel kültür ve “medeniyetler” buluşmasına katılıyordu. Serginin ikinci ekseni, Fransız İmparatoru III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugénie’nin 11-19 Ekim 1869 tarihleri arasında Osmanlı başkentinde geçirdiği bir haftaya odaklanıyor. Süveyş Kanalı’nın açılması, Sultan Abdülaziz ile Osmanlı’ya bağlı Mısır Hidivi İsmail Paşa’yı karşı karşıya getiren rekabet ve geri planda İngiliz-Fransız çekişmesi gibi bir siyasi bağlamın içine oturan bu ziyaret, Osmanlı İmparatorluğu için de yeni unsurlar taşımaktadır. İlk kez taç sahibi bir şahsiyet ve üstelik de bir kadın Osmanlı padişahına ziyarete geliyordu. Bir hafta boyunca, resepsiyonlar, şenlik ve galalar bu ziyaret vesilesiyle birbirini izler. 

ARAŞTIRMACILARLA TOPLANTI

Padişahın bu görkemli karşılaması birkaç hafta sonra Süveyş Kanalı’nın açılışının ihtişamıyla gölgelense de, Eugénie, Boğaziçi kıyılarında geçirdiği bu yolculuğun çarpıcı bir anısını, otuzdan fazla yıl sonra tahtan düşmüş bir imparatoriçe olarak içinde taşıyacak ve padişahlar kentine iki ayrı seyahat daha gerçekleştirecektir. Sergiyi tamamlayan dönemin tablo, gravür, fotoğraf, gazete küpür ve arşiv belgeleri, bizi bir yandan yolculukları boyunca padişah ve imparatoriçeye eşlik etmeye; diğer yandan da onların izlerini sürerken iki imparatorluk başkenti Paris ve İstanbul’un ihtişamını keşfetmeye davet ediyor. Sergi 19 Şubat-14 Mart tarihleri arasında (pazar günleri hariç), 11.00-18.00 saatleri arasında (gösteri veya konser akşamları 19.30’a kadar) ziyarete açık olacak. 

Fransız Enstitüsü ve İsis Yayınları işbirliği ile düzenlenecek “Paris’te Bir Padişah, İstanbul’da Bir İmparatoriçe: İmparatorluk Politikaları ve Uluslararası Bağlam, 1867-1869”  konulu toplantı ise sergi komiserleri Sinan Kuneralp ve Aylin Koçunyan’ın da aralarında bulunduğu Yves Bruley, Philip Mansel ve Éric Anceau gibi araştırmacıların katılımıyla gerçekleşecek toplantı ise 22 Şubat’ta saat 14.00-16.30 arasında NDS’de gerçekleşecek. 

KONSER VE KONFERANS

Bu toplantının ardından ise Emre Aracı, Sultan Abdülaziz’in Londra’yı ziyareti vesilesiyle Sultan’ın onuruna bestelenmiş olan Türk Kasidesi’nin ortaya çıkış öyküsünü, Londra’daki seslendirilişi ve Sultanın seyahatinin kültürel boyutlarını müzik örnekleri eşliğinde aktaracak. Piyanist Toros Can kendisine piyanoda eşlik edecek.  

6 AYLIK HAZIRLIK

Böyle bir sergi yapma fikri nasıl oluştu sorusunun yanıtı da önemli. Küratörlerin birbirinden habersiz konuyla ilgili çalışmaları var. Aylin Koçunyan, Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatleri üzerine bir makale yazmıştı. Buradan esinlenerek NDS Okul Müdürü Bay Lansalut’ya bu konuda bir sergi hazırlamak üzere teklif götürüyor. Aynı şekilde Sinan Kuneralp de, İmparatoriçe’nin Osmanlı İmparatorluğu’na iadei ziyareti üzerine bir sergi teklif etmiş. Böylece ikisi birleştirildi ve bu sergi ortaya çıktı. Tabii ki küratörlerin çok öncesinden çalışmaları vardı ama serginin hazırlıkları 6 ay kadar aldı.