Kapat
A+ A-

‘Bir milletin doğuşu’...

Deniz Berktay/Kiev
Yayınlanma tarihi: 24 Şubat 2019 Pazar, 13:24

Son yıllarda, Ukrayna’yla ilgili haberler, basında daha sık görülüyor. Peki ama, kim bu Ukraynalılar? Bu konuda bir pazar yazısı yazmamı, bir gazeteci dostum tavsiye etmişti. Evet, yazalım yazmasına da, hemen baştan söyleyelim, bu sorunun kolay bir yanıtı yok; zira birazdan aktaracağımız üzere, Ukraynalıların kendileri de hâlâ, “biz kimiz” sorusuna cevap arıyor. Ukraynalılar; Ruslar ve Beyaz Ruslar’la (Belaruslar) birlikte, Doğu Slavlarına mensup. Dilleri, Rusça’yla aynı kökten gelse de, ondan farklı. (Bir Rus, eğer Ukraynaca öğrenmemişse, bu dili azıcık anlayabilir, fakat doğru düzgün anlayabilmesi için, birkaç aylık bir eğitim görmesi gerekir). Ukraynaca, ülkenin resmi dili. Fakat Odessa ve Harkov gibi güney ve doğu illerinde, ayrıca başkent Kiev’de, Rusça egemen. Bundan bin yıl kadar önce (800’lü yıllardan 1200’lere kadar) var olan Kiev Prensliği, bugünkü Rus, Ukraynalı ve Beyaz Ruslar’ın atası olarak kabul ediliyor (Rus milliyetçileri bu devletin Rus devleti; Ukrayna milliyetçileri ise Ukrayna devleti olduğunu savunuyor ve iki taraf da, kendisini asli, karşısındakini ise “yan unsur” gibi görüyor). Ulusal kimlik konusu, yani, “biz kimiz” sorusuna cevap verebilmek, Ukrayna’nın bu zamana kadar içinden kolay kolay çıkamadığı sorunlardan biri. Bunun, birkaç nedeni var. Birincisi, Ukrayna, bağımsızlığını bir kurtuluş savaşı sonunda elde etmedi; 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılınca, Ukrayna da, bağımsız oldu (Kurtuluş Savaşı’nda işgal altındaki İstanbul’dan binbir güçlükle Anadolu’ya gelip Mustafa Kemal Paşa’nın yanında mücadeleye katılan ve zaferden sonra Cumhuriyet gazetesini kuran Yunus Nadi’nin, anılarını yazdığı kitabının başlığı, aslında, Kurtuluş Savaşı’nda yaşananları bütün çarpıcılığıyla üç kelimede özetler: “Türkiye’yi sokakta bulmadık”. Ukrayna’ya baktığımızdaysa, bağımsızlığın hazır bulunduğunu görüyoruz).

Rusya-Batı çekişmesi

İkincisi, Ukrayna’nın yüzlerce yıl yabancı ülkelerin yönetiminde kalması, burada bir devlet geleneğinin oluşmasına engel oldu. Üçüncüsü, Ukraynalıların Ruslar’la etnik ve kültürel yakınlığı, Ukraynalıların çoğunluğunun, kendisini Ruslardan ayrı görmesine engel oluyordu (farklı millet olduklarının bilincinde olmazlarsa, bağımsızlığın da tehlikeye gireceği düşünülüyordu). Böyle olunca, Sovyetler’in dağılmasından sonra Ukrayna devleti, milletin inşasına girişti. Bunu söylerken, “Ukraynalı diye bir etnik grup yoktu”, demiyorum tabii ki; ancak, Ukraynalı olmanın ne anlama geldiği, ülkenin farklı bölgelerinde, farklı şekilde yorumlanıyordu. Mesela, ülkenin doğu ve güney bölgelerinde yaşayan Ukraynalılara göre Ukraynalı olmak demek, Ruslar’la birlikte Slavlar ailesine mensup olmak demekti. Kendilerini böyle tanımlayanlar için de, “öteki taraf”, Batılı ülkeler oluyordu. Batı Ukraynalılara göreyse Ukraynalı olmak, Rusluğun zıddı idi. Ruslar’ı “öteki taraf” olarak gören bu zihniyet ise Rusya’ya karşı Batı’ya entegre olmayı savunmaktaydı. Ukrayna’da Batı yanlısı siyasetçiler, Ukraynalıların geçmişte sırf Ukraynalı oldukları için Ruslar’ın gazabına uğradıklarını savunuyor ve tarihin eski dönemlerinde yaşanmış çatışmaları gündeme getiriyorlardı. Ancak, geçmişle yaşama alışkanlığı olmayan Ukraynalılar için, tarihin raflarındaki bu olaylar, fazla anlam ifade etmiyordu. Fakat Rusya’nın 2014’te Ukrayna’da meydana gelen Batı yanlısı ihtilalin hemen ardından Kırım Yarımadası’nı ele geçirmesi ve ardından Doğu Ukrayna’daki silahlı ayrılıkçı gruplara destek vermesi, Ruslar’la Ukraynalılar arasında kan dökülmesi, “işte biz, Ukraynalı olduğumuz için Ruslar bize bunu yapıyor” şeklindeki söyleme, inandırıcılık kazandırdı. Ukrayna’nın şimdiki yöneticileri, Ukrayna milli kimliğini, Rus karşıtlığı üzerine oturtmaya çalışıyor. Rusya’yla fiilen savaş haline girilmesinin, “Ukrayna ulusunun doğuşuna” yol açtığını söylüyorlar. Ukrayna’da devletten destek alan filmlerde, Ruslar, işi gücü votka içen kişiler olarak tasvir ediliyor (Ruslar’a biraz Batılılar’ın gözlüğünden bakıyorlar). Peki ama, bir milli kimliği Rus karşıtlığı üzerine kurmak, ne kadar sağlıklı? Toplumun geneli, bu anlayışı destekler mi? Her şey bir yana, Ruslar düşman da, Batılılar Ukraynalıların babasının oğlu mu? Bunlar da artık, başka yazılarda yanıtlanabilecek sorular. [email protected]

Cumhuriyet İMECESİ