Kapat
A+ A-

Doktorlara sınırlama özgürlükmüş

AKP’nin sağlıkla ilgili torba yasa önerisi üzerindeki tartışmalar sürerken; Sağlık Bakan Yardımcısı Muhammet Güven, kamudan terör örgütlerine iltisaklı olduğu gerekçesiyle atılan doktorların yalnızca SGK’nin anlaşmalı olmadığı özel hastanelerle çalışabilmesine ilişkin düzenlemeyi ‘özgürlük’ olarak nitelendirdi.
Yayınlanma tarihi: 4 Kasım 2018 Pazar, 00:01

[Haber görseli]

TBMM Sağlık Komisyonu’ndaki görüşmeler sırasında kamudan atılan doktorların çalışma alanının yalnızca SGK’nin anlaşmasının olmadığı özel hastenelerle sınırlandırılmasına ilişkin düzenleme üzerindeki tartışmalar yaşandı.

Öneriyi eleştiren CHP’li Murat Emir, anayasanın hukuk devleti ve masumiyet karinesi ilkelerinin ihlal edildiğini belirterek, KHK’ler ile atılan doktorlara ve diş hekimlerine kamuyla anlaşması olmayan bir hastanede çalışma dışında bir seçenek bırakılmadığına dikkat çekti. Emir, OHAL Komisyonu kurulduktan 7 ay sonra başvuruları almaya başladığını, 88 bin başvurudan 30 bininin sonuçlandırıldığı, 1900 kamu görevlisinin mesleklerine iade edildiğini, gerisinin ise beklediğini vurguladı. Emir, “Bu kişiler niçin görevden alındıklarını, suçlarını, hakkındaki isnatları, mevcut delilleri bilmiyor ve bu kişilere diyoruz ki ‘Siz teröristsiniz, irtibatlısınız, iltisaklısınız.’ Terör örgütüyle iltisaklı olmak nedir diye sorsam hiçbiriniz buna objektif, nesnel, herkes açısından kabul edilebilir bir cevap veremeyeceksiniz” diye konuştu.

Yüzde birlik hastaneler

CHP’li Ali Şeker, yasa önerisiyle doktorlara, “Mezun oldun, 600 gün seni aç bırakabilirim. İhtisas yaptın ben seni çalıştırmayabilirim. Herhangi bir hüküm giymemene, bir ceza almamana rağmen ben seni KHK’yle işten attıktan sonra sen hiçbir yerde çalışamazsın” dendiğini kaydetti. Şeker, SGK’yle anlaşmalı olmayan özel sağlık kurumlarının oranının yüzde bir bile olmadığına dikkat çekti.
Eleştirilere yanıt veren Sağlık Bakan Yardımcısı Muhammet Güven, hekimlere özelde çalışabilme ayrıcalığı getirildiğini savunudu. Bir kısıt getirildiğini, bunun da mutlaka olması gerektiğini savunan Güven, devletin eğer bir kişiye “Ben seninle çalışmıyorum, ben sana güvenmiyorum” diyorsa sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu insanları da bunlara teslim etmeme hakkı olduğunu söyledi.

Hekimler AKP tasarısına karşı

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Funda Obuz, AKP iktidarının çıkarmaya çalıştığı ve hekimlerin özlük haklarını hedef alan sağlıkta şiddet yasa tasarısını kabul etmeyeceklerini vurguladı.
Oda olarak tasarıya karşı imza kampanyası başlattıklarını vurgulayan Obuz, tasarıya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu tasarı hiçbir önlem getirmeyen bir yasa tasarısı. OHAL döneminde çıkarılan KHK’ler ile birçok arkadaşımız ihraç edildi. Ancak özel alanda görevlerini yapmalarında bir engel yoktu. Şimdi ise bu torba yasaya konan bir madde ile artık özel sektörde de görev yapamayacaklar. Onların çalışma hakkına engel olan evrensel hukuka, insan haklarına aykırı olan bu tasarı geri çekilmeli. Aynı şekilde güvenlik soruşturmaları nedeniyle 1500’e yakın arkadaşımız mesleklerini icra edemiyor. Amacımız bu tasarıya karşı kamuoyu oluşturmak, itiraz etmektir. Kandırmaca olmayan bir yasa istiyoruz. Sağlıkta şiddet sona ersin” diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Murat Emir, Ali Şeker