Kapat
A+ A-

Organ bağışları İran'ın üçte biri

Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı Haberal: Şiraz’da organ bağışı oranı yüzde 95, bizde yüzde 30... Kabul edemiyorum
Yayınlanma tarihi: 08 Kasım 2018 Perşembe, 23:49

[Haber görseli]

Hem canlıdan hem kadavradan böbrek ve karaciğer nakline Türkiye’de ilk kez imza atan, birçok ülkeden önce Türkiye’de organ naklinin yasal zemine kavuşmasını sağlayan Prof. Dr. Mehmet Haberal, Türkiye’de kadavradan organ bağışı oranlarının “kabul edemeyeceği seviyede” olduğunu söyledi. Başkent Üniversitesi’nin kurucu rektörü, Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Haberal; 20 binin üzerinde kronik böbrek, 2 binin üzerinde kronik karaciğer, bin civarında da kronik kalp hastası olduğuna dikkat çekerek “Hasta çok, yeteri kadar organ yok. Birçok vatandaşımız sağlam organlarla vefat ediyor, birçok insanımız da buna ihtiyaç duyarak aramızdan ayrılıyor. İran’ın Şiraz kentinde yüzde 95 oranında, ölen insanların karaciğerinden yararlanılıyor, Tahran’da yüzde 60. Bizde yüzde 30” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Haberal, Organ Bağışı ve Nakli Haftası’nda Türkiye’nin adı ile özdeşleşen 43 yıllık organ nakli serüvenini Cumhuriyet’e şöyle anlattı:

‘Yeni bir kapı araladık’
“1967’den sonra kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastaları için yeni bir dünya başladı. O dönemlerde Türkiye’de herhangi bir yasa yok. 1975’te kronik böbrek hastaları için Türkiye’de yeni bir kapı araladık. Hasta çok, ama yasa olmadığı için sadece birinci derece akrabalar arasında organ alabiliyorduk. Ölen hastaların böbreklerinin tedavide kullanılabileceğini göstermem gerekiyordu.

Cumhuriyet’te slogan
Cumhuriyet gazetesinde bir slogan çıkarttırdım, ‘Böbreklerinizi bağışlayın, en az 4 kişiye tedavi sağlayın.’ O zaman makine yok, ölen insanların iki böbreği bağışlanırsa, iki makine boşalacak, oraya iki yeni hasta gelecek. 10 Ekim 1978’de Avrupa Organ Nakli Vakfı’ndan ilk kadavra böbreğini getirttim, nakli yaptım. İkinci bir kapı açtım. Bu ameliyatı yaptığım döneme kadar, ölüden çıkarılan böbrekler 12 saat saklanabiliyordu. Gördüm ki, bu böbrek 24 saatin üzerinde... Organ nakli yapan dünyadaki bütün merkezlere teleks gönderdim, ‘ne kadar kullanmadığınız böbrek varsa gönderin.’ Böbreklerin 100 saatin üzerinde bile saklanıp kullanılabileceğini, dünyanın her yerine gönderilebileceğini gösterdim, tranplantasyonun yönünü değiştirdim.

[Haber görseli]

‘Diyanet’le görüştüm’
Diyanet İşleri başkanları ile görüştüm, onlarla TV’ye çıktım. Din İşleri Yüksek Kurulu, ‘tıbben beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların ogranlarının kullanılmasında dinen sakınca yoktur’ dedi. Basın bana çok yardımcı oldu; Cüneyt Arcayürek, Jülide Gülizar, Emin Çölaşan... 1979’da yasayı çıkarttık, dünyada bu denli bir yasa yok. İlk çıkan yasalardan biridir. Yasadan sonra ilk uygulamasını 27 Temmuz 1979’da (yerli kaynaklı kadavradan nakli) yaptım. Böylece ülkemizde hem ölen insanların organlarının alınmasını hem de naklini başlatmış oldum.”

Humeyni’nin fetvası:Bağışlamak sevaptır

İran’ın Şiraz şehrinde ölen insanlardan karaciğer nakli yüzde 90, böbrek nakli yüzde 95 oranında. Tahran’da yüzde 60. Humeyni döneminde fetva verilmiş, “organ bağışlamak sevaptır” diye. Bizde yüzde 30. 20 binin üzerinde kronik böbrek, 2 binin üzerinde kronik karaciğer hastası var. 1 bin civarında kalp hastası var. Şu anda ölen insanların organlarını bekliyorlar. Türkiye canlıdan transplantasyonda dünyanın 5 ülkesinden biri. Dünyada herhangi bir şey yokken, biz en etkin yasaları çıkarmışız. Teknik imkânlarımız var. Maalesef kadavradan nakillerde kabul edemeyeceğim rakamlar içindeyiz. Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözü var. Önce Türk hekimlerine güveniniz. Bilelim ki insanların sağlam organları birçok kronik hastaya yaşam sağlıyor. Aldıkları birkaç ilaçla, normal yaşamlarını sürdürüyorlar.”

Organ ticareti
Tabii bunun etik kurallara ve yasalara göre yapılması gerekiyor. Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı olarak yaptığımız en önemli şey, organ ticareti ile mücadele etmek. Transplantasyonun genelde aynı ülkeden olması gerekir. Canlıdan nakil, akrabalar arasında olmalıdır. Akrabalık kuralı çok önemli. Yeter ki etik kurallara, yasalara sahip çıkalım, ülkemize sahip çıkalım. Şimdi Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı olarak, bölgesel bir kongre düzenliyorum ilk defa, İstanbul’da 28-29 Mart 2019’da, canlıdan organ bağışını artırabilmek için.

 

Dünyada bir ilkti

“Türkiye’de, Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da ilk başarılı karaciğer naklini 1988’de yaptık” diyen Haberal şöyle devam ediyor: “Ölen bir insanımızdan, o zamana kadar yapamıyorduk. Benim hedefim ‘acaba karaciğerin bir kısmını kullanabilir miyim?’ 1990 yılında Türkiye’de, bölgede ve Avrupa’da çocuklarda canlıdan kısmi karaciğer nakli yaptım. Dünyada ilk kez erişkin canlıdan kısmi karaciğer naklini de yaptık. Öyle hastalar var ki, hem böbrek hem karaciğer rahatsızdır. Canlı donörden, annesinden hem karaciğer hem böbrek naklini gerçekleştirdik, bu da dünyada bir ilk. 

‘Oğlumu bana tekrar veriniz’

“Hasta çok, yeteri kadar organ yok” diye konuşan Haberal, “Birçok vatandaşımız sağlam organlarla vefat ediyor, birçok insanımız da buna ihtiyaç duyarak aramızdan ayrılıyor. Ölen insanlarımızın organlarından yeteri kadar faydalanılamıyor. 22 yaşında bir vatandaşımız, trafik kazası geçirdi. Tüm işlemler yapıldı, beyin ölümü teşhisi kondu. Hastanın babası ile konuştum, oğlunuzu kurtarmak için her şey yapıldı, dedim. Verdiği cevap çok önemli, ‘Doktor Bey, Allah razı olsun, her şeyi yaptınız, ama kaderi değiştiremediniz. Şimdi ne yapacaksanız yapınız, oğlumu bana tekrar veriniz” diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Cüneyt Arcayürek, Emin Çölaşan, Mehmet Haberal