Uyuyamıyoruz

Sağlıklı uyku oldukça önemli. Uyku sorunu yaşayan insanlarda halsizlik, bitkinlik, depresif durum gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu durum kişinin hem günlük, hem iş, hem de sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar ile ‘Kaliteli uyku nedir?’, ‘Kim ne kadar uyumalı?’, ‘Hangi durumda hekime gitmeliyiz?’ gibi uykuya ilişkin merak edilenleri konuştuk.

SYBEL BAHÇETEPE
11 Aralık 2018 Salı, 22:28

Ülkemiz nüfusunun yarısının uyku problemi yaşadığı belirtiliyor. “Uykunun azı da fazlası da hücre ölümünü tetikliyor” uyarısında bulunan uzmanlar “Uyku problemi yaşayanlar bu konuyla ilgili hekimlerden destek almalı” diyorlar.

İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçiyor. Uyku vücudu dinlendirerek, insanı ertesi güne hazır hale getiriyor. Son 20 yılda uyku tıbbı teknolojisindeki gelişmeler, kalitesiz ve az uykunun kader olmadığını gösteriyor. Davranışsal, tıbbi, medikal tanı ve tedavi yöntemleriyle uykusuzluk sorununa çözüm bulmak mümkün...

Tedavi edilmeli
Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Fuat Özgen, toplumdaki her 2 insandan birinin uykuya ilişkin bir yakınmasının olduğunu belirterek “Hayatın içindeki birtakım problemler, hatta fiziksel hastalıklara bağlı ağrıları olan insanları da hesaba katacak olursak herkesin zaman zaman uykusunun bozulduğunu görüyoruz” diyor.

Ruh sağlığı sorunu yaşayan hastaların da hemen hemen çoğunun uyku düzeninin bozulduğunu alatan Özgen, “Uyku bozukluklarını tedavi etmezsek psikiyatri vakalarını tedavi etmek çok güçleşiyor. Psikiyatrik hastalığı tedavi ederken uyku bozukluğunu da tedavi etmek hastalığın gidişatının daha iyi olmasına yol açıyor” açıklamasını yapıyor. Uyku apnesine değinen Özgen, şöyle devam ediyor: “Uyku apnesinin temel belirtilerinden ikisi, kişinin fark etmediği belirtiler. Horlama ve tıkanıklık. Böyle olduğunda kişiyi yanındakiler getiriyor. Kişinin de farkında olduğu sıkıntılar olmadığı için ‘Bir şeyim yok benim’ diyor. Duyarlı eş, çoluk çocuk ancak bu konuda bilgili olan insanlar getirebiliyor. Bu hastalığın temelindeki belirtilerden ikisinden kişinin zaten haberi yok. Kişinin tek haberdar olduğu sabah yorgun uyanma ve gün içi uykululuk. Dolayısıyla doktora başvuru süreleri oldukça geç oluyor.”
“Hafta içi uyuyamadım, hafta sonu şu kadar uyuyayım da rahatlayayım. Bu doğru bir şey değil” diyen Özgen, “Günümüzde en büyük problemlerden biri. Çocuklar gece internette oyalanıyor, dolayısıyla bu hem uyku sürelerinin kısalmasına hem de ritmlerinin bozulmasına neden oluyor” diyor.

Çok uyumak da sorun
Özgen, uyku laboratuvarlarının da sayısının giderek arttığını vurguluyor ve “Normal günlük hayatınızı bozduğu an gelmelisiniz. İdeal uyku süresine ilişkin birçok şey söylenebilir ama uyku hijyeninin temeli sabahları vakitlice kalkmak ve uykun gelince de yatmaktan ibaret” önerisinde bulunuyor. Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Fırat da uyku bozukluklarını 2 ana başlıkta alınması gerektiğini belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “İnsomnia yani uyuyamama sendromu olan bir grup ile hipersomnia dediğimiz aşırı uykuya meyilli olan bir grup var. İnsomnia dediğimiz grup hiç azımsanmayacak düzeyde. Hipersomnia grubunu ele alacak olursak bu grupta da en fazla uykuda solunum bozukluklarını görüyoruz. Bunun da spesifik alt gruplarına inersek Obstrüktif Uyku Apne Sendromu dediğimiz hastalık ortaya çıkıyor. Hastalıklar birbirini tetikliyor. O açıdan aslında uykunun düzeltilmemesi birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. En önemlisi de kardiovasküler sistem üzerine olumsuz etkiler yapıyor.”

Antikansarojen etki
Nörolog Prof. Dr. Hikmet Yılmaz ise uyku sırasında salgılanan melatonin hormonunun önemine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Melatoninin kansere karşı etkisi olduğu ispatlanmış bir şey. Melatonin yalnızca uykuya dalmayı kolaylaştıran ve yalnızca vücudumuzun yaptığı bir hormon değil. Sağlıklı bir uyku, gece uykusu, melatoninin doğru salgılanması iyi uyuyanlarda kanser sıklığının daha az olmasını gösteren çalışmalardır.”

İdeal uyku süresi nedir?

Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Psikiyatri Bölümü’nden Prof. Dr. Sinan Yetkin ise ideal uyku süresine ilişkin şu açıklamaları yapıyor: “6-8 saat deniyor ancak herkesin kendine ait bir uyku süresi vardır. Yani 8 saat standardını koymak mümkün değil. Beyin kendi ihtiyaçlarına göre uykusunu yapar. 

Sağlıklı uyku için bunlara dikkat

-Yatmadan en az 1-2 saat önce kahve, çay gibi kafein içeren yiyecek içecek tüketmeyin.

-Yatak odasında televizyon, bilgisayar gibi aletler bulundurmayın. 

-Bilgisayar, akıllı telefonlarınızı yatağınıza almayın. 

-Yatmadan önce aşırı aktivitelerden kaçının. 

-Oda belli bir ısıda ve ışık sisteminde olmalı.

-Yatağın rahat, yatak odasının da ses ve ışıktan korunmuş olmasını sağlayın.

-İhtiyaç duyduğunuz uyku süresine göre sabah aynı saatlerde kalkmak, uyku gelince yatmak suretiyle uyku saatlerinin düzenli olması önemli.