‘Sepsisi önlemek ellerinizde’

‘Enfeksiyonun en ölümcül şekli olan sepsis, dokunmakla bile bulaşıyor’
Yayınlanma tarihi: 9 Ekim 2019 Çarşamba, 02:25

[Haber görseli]Enfeksiyonlara karşı vücudun geliştirdiği sistemik bir yanıt olan sepsiste ölüm oranları bir hayli yüksek. Oysa tıbbi acil bir durum olan sepsis önlenebilir bir ölüm nedeni. Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, bağışıklık sistemi düşük kişilerde özellikle de yaşlılar, yenidoğanlar, kanser gibi hastaların risk altında olduğunu vurgulayarak “sepsis” hastalığının, erken tanı konulup, doğru teşhis edildiğinde önlenebileceğini söylüyor ve ekliyor:
“Alınacak önlemler sepsisin bir halk sağlığı problemi olarak ele alınmasından, sık görülen enfeksiyonlara karşı aşılanma, ameliyatta enfeksiyon önleme uygulamaları, hastanede yatış sürelerinin kısaltılması, kişisel hijyenin sağlanması özellikle el yıkama alışkanlığının yaygınlaştırılması, egzersiz, beslenme ve temiz su sağlamaya kadar geniş bir yelpazede sıralanabilir.”

Dünya çapında her yıl 30 milyona varan yeni olgu ve yaklaşık 12 milyon ölüme neden olan sepsis nedeniyle ortalama her 4 saniyede bir ölüm gerçekleşiyor ve yoğun bakımların en önemli hastalığının başında geliyor. Türk Yoğun Bakım Derneği de sepsis ile farkındalığı artırmak için çok sayıda çalışma yapıyor.

13 Eylül Dünya Sepsis Günü öncesi ve sonrasında da birçok farkındalık çalışması yapan dernek, ülke genelinde 7 bölge toplantısı gerçekleştirdi, ardından da İstanbul’da 13 ilgili derneğin katılımı ile bir toplantı yaptı.

‘FARKINA VARMALIYIZ'

Türkiye Futbol Federasyonu ile işbirliği de yapan dernek, sepsisin önemine, giderek yaygınlaştığına, sepsisin erken tanısı ve hızlı tedavisinin önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 13-16 Eylül tarihlerinde oynanan 9 Süper Lig maçında takımlar sahaya “Sepsis’i Önlemek Ellerinizde Yoğun Bakım Hayat Kurtarır” yazılı pankartla çıktı.
Maçı anlatan spikerler de maç sırasında sepsisi anlattı. Sepsis farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara devam eden Türk Yoğun Bakım Derneği’nin Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, “Yoğun bakımlarda sepsisi sevmeden bunu çözemeyiz. I love sepsis demeliyiz” diyor. Prof. Cinel ile sepsis hastalığı ve merak edilenleri konuştuk.

‘TAŞIYICI GRUP ARTIYOR'

Sepsis nedir? Kimler risk grubunda?
Halk, kan zehirlenmesi diye biliniyor. Son tanımlarla birlikte sepsisin geldiği noktayı söylemek gerekirse birincisi enfeksiyon geçirebilirsiniz, bu enfeksiyonu geçirirken üstüne eğer bir organ fonksiyon bozukluğunuz biniyorsa siz sepsis olabilirsiniz. Örneğin bademcik enfeksiyonu geçiriyorsunuz, eğer enfeksiyon geçmiyor ve üzerine altı organdan birinde (beyin, kalp damar sistemi, akciğer solunum sistemi, böbrek, karaciğer ya da hematolojik-kan sistemi) fonksiyon bozukluğu oluyorsa yine sepsis olabilirsiniz. B senaryosu ise şöyle. Halihazırda organ disfonksiyonunuz (işlev bozukluğu) var, mesela kronik böbrek yetmezliği ya da KOAH. Bunlar varken üzerine bir de enfeksiyon binerse yine sepsis olabilirsiniz. Risk grubunun başında immün (bağışıklık) direnci düşük olanlar geliyor. Bu grupta çok yaşlılar, yeni doğanlar, kanser hastalarını sayabiliriz. Ayrıca sepsise neden olan dirençli mikroorganizmalar ile vücudu enfekte olmuş olanlar yani taşıyıcılar da risk grubunda yer alıyor. Yani immün sistemi düşükler, taşıyıcılar veya çok ciddi travma geçirenler risk altında... Taşıyıcıların sayısı giderek artıyor, oysa bunları tespit ederek sepsisi önleyebilirsin.

‘ÖNLEMEK ELİMİZDE'

Sepsisten korunmak mümkün mü?
Elbette. Korunmak açısından el hijyenine önem vermeliyiz.... Örneğin yoğun bakımda bir yakınınızı ziyaret ettiniz ve hastada sepsis var. Ona dokundunuz ve elinizi yıkamadan burnunuza götürdünüz. O an, siz de artık bir taşıyıcısınız. Bu temasla normalde kendinizde olmayan daha güçlü mikropları vücudunuza almış oluyorsunuz. Taşıyıcı durumdayken örneğin herhangi bir trafik kazası geçirseniz ya da kanser tedavisi görmeye başlarsanız, yüzde 99 siz de sepsise yakalanacaksınız. Veya bağışıklığı zayıf yaşlı birini, yeni doğan bir bebeği, bir kanser hastasını ziyaret edip onunla temas ederseniz onun hayatını da tehlikeye atmış oluyorsunuz. Sepsisi önlemek ellerinizde, yani el yıkamaya özen göstererek önlemek mümkün. Hareket etmek de sepsisi önlemede önemli. Örneğin bisiklet sürmek, spor yapmak... Bunların dışında sepsis tanısı konan yatan bir hasta varsa doğal yollarla beslemeyi tercih ediyoruz. Bağırsağın epidelinin bozulmaması önlemek için. Bu tip hastaları mümkün olduğunca kateterden uzak tutuyoruz, gerekmedikçe çekiyoruz. Ayrıca hastayı mobilize etmeye çalışıyoruz, hasta kalkamayacak gibiyle yatağı çeviriyoruz, hareket etmesini sağlıyoruz.

1 SAATLİK GECİKME

Teşhis ve tedavide en önemli faktör nedir?
Sepsisin teşhis ve tedavisinde zamanla yarışılıyor. Bu konuda büyük merkezlerin laboratuvarlarının da aynı merkez içinde olması önemli. Çünkü hastada sepsis belirtileri varsa, teşhiste geciktiğiniz her bir saat, ölüm riskini yüzde 8 artırıyor. Hastanın tedavisi için uygun antibiyotiklere bir an önce başlanması hayati önem taşıyor. Hızlı teşhis konulabilmesi için sağlık çalışanlarının da semptomlar hakkında dikkatli ve uyanık olması gerekiyor. Yoğun bakım ünitelerinde yatak sayısı yeterli ama gerçekten yatması gereken hasta yerine fazladan hastalar yatıyor. Bu ünitelerin standartlarının denetimle korunması gerekli. Yoğun bakım ünitelerinin akılcı kullanımı önemli. Ara üniteler ve palyatif üniteler olmalı.

SEPSİSİN BELİRTİLERİ

-Sersemlik ve geveleyerek konuşma.

-Aşırı titreme, kas ağrısı.

-Ateş, şiddetli nefes darlığı.

-Solgun, benekli, rengi değişmiş cilt, nabız sayısında
artma.

-Gün boyu idrar yapamama.

A+ A-