A+ A-

Göz çevresi estetiği ile genç kalın

Yaşlanma etkisinin en fazla görüldüğü bölgelerden biri göz çevremizdir. Yaşın ilerlemesi, yoğun iş temposu veya kalıtsal nedenler, bu bölgede istenmeyen görüntülere yol açabilir. Göz kapaklarındaki sarkıklık, bollaşma, sarkma, torbacıklar, çizgilerin keskinleşmesi, bizleri daha yaşlı veya her zaman yorgun, üzgün, hasta gibi gösterebilir. Kişinin görme kalitesini de düşüren bu deformite, aslında ka
Yayınlanma tarihi: 27 Şubat 2017 Pazartesi, 18:41


İleri yaştaki hastalar ile birlikte, genetik bakımdan göz çevresinde şişlik veya torbalanma şikâyetlerine sahip hastalar da estetik cerrahlara başvurabiliyor.

Göz kapakları yaşlanmanın en fazla kendini gösterdiği ve en fazla dikkat çektiği yerlerden biridir. Yapısı gereği hem çok hareketli hem de çok ince bir cilde sahip olan göz kapaklarında kırışmalar ilerleyen yaşlarda kaçınılmazdır. Göz çevresinde başlayan sarkmalar ve gevşemeler de kapakları etkilemektedir.

Üst göz kapaklarında cilt fazlalığı veya yağ torbaları mevcutsa bunların görüş alanınızı kapatmasına izin verilmeden erken dönemde alınması daha diri, genç bir görünüm ve daha zinde bakışlar için gereklidir. Peki bu gözkapağı sarkma ve gevşemelerinden kurtulmanın en doğru yöntemi nedir? Hangi yöntemler en etkili sonucu verir? Neştersiz uygulamalar nelerdir? gibi aklınıza takılan tüm soruları Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman, sizler için yanıtlıyor.

Göz Estetiği Uygulamaları Hangi Durumlarda Tercih Edilebilir?
Göz estetiği uygulamalarını gözaltı morlukları, çöküklükler, gözün alt veya üst kapağında sarkma, gevşeme, yığılma ve torbalanma olması durumlarında uygulayabiliyoruz. 

Göz Çevresi morluk ve çöküklükleri için hangi uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Alt gözkapağında görülen torbalanmalar her zaman için bir operasyon gerekliliğini işaret etmez.  Her torba orda ki yağ yastıklarının büyüdüğü ve alınması gerektiği anlamına gelmez. Çoğu zaman yer çekimi etkisiyle önündeki dokuların aşağı doğru kayması nedeniyle yağ yastıkları belirginleşir. Böyle durumlarda incecik bir dolgu maddesi yardımıyla yağ yastıklarını kamufle etmek yeterli olacaktır. Biz burada özellikle içerisinde 8 ayrı aminoasit ve diğer antioksidan maddeler bulunan dolguları tercih ediyoruz.  Bu sayede hem torbalanmaları yok ediyor hem de o bölgede  oluşan mor-kahverengi renk değişikliklerini giderebiliyoruz. Işık dolgusu adını verdiğimiz bu uygulama sayesinde hastamıza hem daha genç daha diri bir görünüm kazandırırken hem de o bölgenin makyajsız kapatıcısız da pırıl pırıl olmasını sağlayabiliyoruz.

 
Gerçekten oluşmuş göz altı torbaları için uygulamalarınız nelerdir?
Bazen gerçekten göz küresini üzerinde taşıyan küçük yağ yastıkçıklarını biraz küçültmek gerekebilir. Klasik alt gözkapağı ameliyatında bu bölgenin cildinin kaldırılması sonra kas dokusunun arasından bu yağ yastıklarına ulaşılması gerekmektedir. Ancak lazer sayesinde eğer cilt fazlalığı yoksa ki çoğu zaman yoktur, 1mm lik 2-3 küçük delikten girerek bu yağ yastıkçıklarının içeriklerini istediğimiz ölçüde, son derece kontrollü bir şekilde azaltabiliyoruz. Tamamen lokal anestezi altında gerçekleştirdiğimiz bu işlem yaklaşık 30 dakika sürüyor, pansuman, dikiş vs. olmaksızın hastamız ertesi gün işinin başına dönebiliyor.

Kaz Ayakları Nasıl Giderilir?
Kaz ayaklarının giderilmesi için Radyofrekans ile cilt yenilenmesi önerilebilir. Ancak tabii ilk tercih her zaman botoksdur. Botoks ile istenilen ölçüde bir gerilmeyi kolaylıkla sağlamak mümkün.
Radyofrekans, ciltteki kırışıklıkları yok edip, cildin daha genç ve gergin görünmesini sağlar. Cerrahi yöntemi tercih etmeyenler için ideal bir uygulamadır. 

Uygulama Risk İçeriyor mu?
İşleme engel teşkil edebilecek önemli bir hastalık söz konusu değilse, herhangi bir riskten bahsedemeyiz. Uygulamanın profesyonel hekim tarafından, uygun ortamda ve özenli bir şekilde yapılması gerekmektedir.
Göz kapağı ve göz çevresi uygulamalarında genellikle cilt ve ciltaltı dokular ele alındığından dolayı çok ileri derecede sistemik rahatsızlığı olmayan herkes bu işlemleri yaptırabilir.

İşlem Ne Kadar Sürüyor?

Lokal ya da sedasyon anestezi altında, genel anestezi kullanılmadan hastanın durumuna göre farklılık göstermekle birlikte, normal şartlarda maksimum 1 saat süren bir uygulamadır.

Neştersiz Göz Çevresi Estetik Uygulamaları Nelerdir?
Göz çevresinde oluşan kırışıklıkların giderilmesi için cerrahi müdahalelerin dışında kullanabileceğimiz diğer seçeneklerimiz; botoks, lazer ve dolgu uygulamalarıdır.

Göz kapaklarımızın ince derisi zamanla kırışmaya başlar, bunu engellemek neredeyse olanaksızdır. Güneşten etkilenmemek için kullandığımız mimik hareketlerimiz zamanla yerini derin çizgilere bırakır. Bu çizgileri taşımamak için alınan önlemlerden biri de botoks uygulamasıdır. Uygun dozlarla, göz çevresi kasının fazla çalışan bölümlerinin çalışması engellenir ya da azaltılır, iz oluşumu da böylelikle önlenmiş olunur. Yaklaşık altı ay kadar etkili olan bu yöntemin uygulaması da oldukça basittir. Botoks işleminden sonra derin oluşan çizgilerin arasını doldurmak için dolgu yöntemine başvurulabilir.

Lazer ise artık yerleşmiş, 'kumaşa' işlemiş kırışıklıklar için ütüleme amacıyla kullanılır. Burda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta uygun lazerlerin uygun frekanslar ve dalga boylarında kullanılmasıdır.

Genç Hastalar En Çok Hangi Nedenlerle Estetik Cerraha Gidiyor?
20-30 yaş arasındaki gençler, göz çevrelerinde kendilerini mutsuz eden gözaltı torbaları, morlukları ve göz kapağı düşüklüğü gibi nedenlerle muayeneyi tercih ediyorlar. Çoğu zaman gözaltlarındaki fazla yağ dokusunun alınması, istedikleri görünüme kavuşmaları için yeterli oluyor. Bu işlem de az önce anlattığım gibi sadece lazer ile kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Böylelikle yüzdeki yorgun görünüm kolay bir sekilde giderilebiliyor. Gözaltı morlukları için medikal bazı tonikler ve solüsyonlar da inanılmaz değişiklikler yaratıyor.

Göz Kapağı uygulama Sonrasının Günlük Hayata Etkileri Nelerdir?
Uygulamadan sonra rahatlıkla televizyon seyredebilir, bilgisayar kullanabilirsiniz. İki gün içinde ise günlük hayata dönülebilir. 2–3 hafta içinde kontakt lensler kullanılabilir. Birkaç hafta güneş ışığına, rüzgâra duyarlı olmak mümkün ki bu nedenle dışarı çıkıldığında güneş gözlüğü takılmasını tavsiye ediyoruz. Eğilme, kaldırma ve ağır spor gibi kan basıncını artıran aktivitelerden en az 2 hafta kadar uzak durulması gerekir. Sıvı tutulması sağlayacağından alkol almamak, iyileşme sürecini uzattığı için sigara, nargile içmemek uygun olacaktır.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer