Kapat
A+ A-

Darbelere karşı tam demokrasi

Türkiye iki yıl önce bugün, FETÖ’nün kanlı darbe girişimi ile sarsıldı. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da başlattığı ve 249 kişinin yaşamını yitirdiği darbe girişimi, yurttaşların sokakta direnişi ve cuntacıların TSK’den umdukları desteği bulamamaları sayesinde bastırılabildi. Cunta girişimi en büyük zararı ise Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesine verdi. Darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçmesine karşın FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmadı. Siyasi ayak ortada kaldığı gibi, darbe gerekçesiyle ilan edilen OHAL’de, darbe karşıtlığı bilinen on binlerce muhalif işlerinden edildi, gazeteler kapatıldı. Darbecilerin hedefindeki TBMM ise OHAL koşullarında yapılan düzenlemelerle yetkisizleştirildi.
Yayınlanma tarihi: 14 Temmuz 2018 Cumartesi, 21:56

[Haber görseli]

15 Temmuz 2016 gecesi darbecilerin en önemli hedeflerinden biri de milli iradenin simgesi TBMM oldu. Tüm partilerden vekiller darbeye karşı ortak ses verdi. O gece Meclis sığınağındaki bu kader ortaklığı görüntüsü de AKP’nin “Meclis’in yetkilerinin elinden alınması” planını değiştirmedi.

Fethullahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonucunda 249 yurttaş yaşamını yitirdi, 2 bin 196 kişi yaralandı. Darbe girişimin üzerinden 2 yıl geçmesine karşın soru işaretleri ortadan kalkmadı. En önemlisi bunca zaman FETÖ’nün siyasi ayağına dokunulamadı. 2004 yılında MGK’de alınan Fethullah Gülen cemaatiyle mücadele kararına rağmen, suçun miladı olarak 17-25 Aralık 2013 tarihini esas aldı. 17 Aralık’tan önce muhalefetin uyarılarına ve MGK kararına rağmen FETÖ, bizzat iktidar tarafından açıkça desteklendi, ortaklık yapıldı. Hükümetin bakanları, belediye başkanları, valileri, aldıkları kararlarla verdikleri desteklerle cemaatin büyümesine imkan verdi.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, MGK kararı uygulamadıklarını yıllar sonra açıklarken, bir savcı da bunun hesabını sormadı. Cemaatin devlet içinde güçlenmesine özellikle ordu, emniyet ve mülkiyede kadrolaşmasına imkan veren bakanlardan hiçbirisi yargılanmadı. Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in arasında olduğu FETÖ lehine kararlar alan, arsa ve bina tahsis eden belediye başkanları yargılanmadı. “Cemaat devleti ele geçirmiş, buna kargalar güler” diyen eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik unutuldu. 15 Temmuz’a kadar cemaate yakın duran Bülent Arınç’ın FETÖ ile ilişkileri ortaya çıkarılmadı. Diğer yandan 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olması halinde kimin başbakan ve bakan olacağı sorusu aydınlatılamadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “FETÖ’nün bizim dönemimizde büyüdüğünü reddetmem” sözündeki büyümenin nasıl desteklendiği ortaya konulmadı.

Neden haber verilmedi?

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili karanlıkta kalan en önemli bölüm ise darbenin önceden haber alınmasına karşın neden kamuoyu ve devletin üst düzey yöneticileriyle paylaşılmadığı oldu. Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli binbaşı O.K’nin MİT’e 14:30’da gider darbeye ihbar etmesine karşın, bu bilgi sadece Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile bir grup komutan dışında kimseyle paylaşılmadı. 15 Temmuz gecesi tüm hava sahasının kapatılması kararı, ne Başbakan ne de Cumhurbaşkanı ile paylaşılmadı. Bu durumu Hakan Fidan’a sorduğunu belirten dönemin Başbakanı Binali Yıldırım “cevap veremediğini” söylerken, neden görevden almadığına ilişkin soruya ise “Dere geçerken at değiştirilmez” yatınını verdi. İhbarın alındığı saatlerde kamuoyuyla paylaşılması durumunda girişim başlamadan sona erecek ve 249 yurttaş hayatını kaybetmeyecekti. Yargılamalarda ise toptancı anlayışla hareket edildi. Tatbikat denilerek götürülen ve kendilerini darbenin ortasında bulan askeri öğrenci ve erlere ceza verildi.

Rapor basılmadı

26 Temmuz’da AKP ve muhalefet partilerinin verdiği araştırma önergeleri birleştirilerek görüşüldü ve TBMM Darbe Araştırma Komisyonu kuruldu. Ancak komisyon çalışmalarına AKP’nin üye vermeyi geciktirmesi nedeniyle 4 Ekim 2016’da başlayabildi. AKP, zaman içinde komisyonun çalışmaları ve dinlenen kişilerin parti aleyhinde bilgi vermeleri üzerine rahatsız olmaya başladı. Komisyonun yalnızca 3 aylık çalışması yeterli görüldü. Raporun hazırlanması tam 6 ay sürdü. 12 Temmuz’da TBMM Başkanlığı’na sunulan rapora, muhalefetten habersiz ekleme yapıldığı ortaya çıkınca tartışmalar yaşandı. CHP 70 sayfalık ek şerhte, AKP ile FETÖ arasında yıllar itibarıyla gerçekleşen ilişkiler belgeleriyle sıralandı. TBMM Başkanlığı, komisyonun raporundan ek şerhi çıkararak basmak istedi. Ancak CHP’nin müdahalesi üzerine basım durduruldu. 26. yasama dönemi sona erince basılamayan raporu da ‘hükümsüz’ kaldı. 

Savaş uçakları ve helikopterlerle başta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamaktan ve sokakta darbeye direnen yurttaşlara kurşun sıkmaktan çekinmeyen darbeciler, en büyük zararı Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesine verdiler.

İktidar, siyasi ayağı açığa çıkarmak ve darbenin önlenmemesinde ihmali olanlara hesap sormak yerine, 15 Temmuz’u ve OHAL’i kendi çıkarları için kullandı.OHAL’de darbe karşıtlığı ile bilinen on binlerce muhalif kamu çalışanı işlerinden edildi, tutuklandı, gazeteler kapatıldı.

2004’teki MGK kararına rağmen 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar FETÖ ile mücadele etmek yerine örgütün devletin tüm kurumlarına sızmasına yol açan AKP iktidarının yetkilileri hesap vermedi. Meclis’teki araştırma oldu-bittiye getirildi.

O gece Meclis’teki tüm partilerden vekiller darbeye karşı ortak ses verdi. Ancak bu bile AKP’nin tek adam rejimi için Meclis’in yetkilerinin elinden alınması planını değiştirmedi. OHAL koşullarında yapılan düzenlemelerle TBMM yetkisizleştirildi.

 [Haber görseli]

SAAT SAAT DARBE GİRİŞİMİ

14:30: Kara Havacılık’ta görevli binbaşı O.K., MİT’e giderek Hakan Fidan’ın kaçırılacağını, bunun darbe girişimi olabileceğini bildirdi.

16:16: MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler’i telefonla arayarak bilgi verdi ve ayrıntıları anlatması için Müsteşar Yardımcısını Genelkurmay’a gönderdi.

17:32: MİT Müsteşar Yardımcısı, Yaşar Güler’i bilgilendirdi,

17:54: Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı bilgilendirdi.

18:10: MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Karargahı’na gelerek Hulusi Akar ve komutanların yaptığı toplantıya katıldı, “gelen ihbarın daha büyük planın parçası olabileceğini” beyan ederken, darbeden hiç söz etmedi.

18:30: Akar, havada bulunan araçların indirilmesi emrini verdi.

19:25: Orgeneral Akar, 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Metin Gürak’ı arayarak, Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu’ndan hiçbir tank ve zırhlı aracın çıkmaması emrini verdi.

19:26: Hakan Fidan, Marmaris’te b ulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aradı, ulaşamayınca koruma müdürüyle güvenlik önlemleri hakkında görüştü, ancak darbe ihbarından hiç söz etmedi.

19:26: Yaşar Güler’in özel kalem müdürü Yarbay Bünyamin Tümer, darbeci general Mehmet Partigöç’ün odasına giderek komutanlar ve MİT Müsteşarı arasında yapılan görüşmeler hakkında bilgi verdi. 

20:22: Hakan Fidan, karargahtan ayrıldı. 

20:23: Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda toplanan 33 Özel Kuvvetler görevlisinin Genelkurmay Karargahı’na doğru bir otobüs ile yola çıktı. 

20:46: Darbenin gece saat 03:00’da başlayacak olması nedeniyle karargahtan erken ayrılan Genelkurmay Stratejik Daire Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Karargahı’na geri döndü.

21:00: Tümgeneral Mehmet Dişli, Hulusi Akar’ın makam odasına girdiği, kendisine “Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar tugaylar yola çıktı, biraz sonra göreceksiniz” diyerek darbeyi tebliğ etti. Akar’ın tepki göstermesi üzerine darbeciler içeri girdi ve Genelkurmay Başkanını derdest etti. 

21:20: Akıncı’dan yola çıkan 33 özel kuvvetçi Genelkurmay Karargahı’na ulaşarak komuta katına yöneldi. 

22:21: Genelkurmay Karargahı mesaj ve evrak dağıtım sistemi (MEDAS) üzerinden “SIKIYÖNETİM DİREKTİFİ” konulu mesaj “tüm bakanlıklar” adreslerine gönderildi.

22:28: Haber kanallarında “İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin Anadolu’dan Avrupa’ya geçiçi Jandarma tarafından trafiğe kapatıldı” şeklinde son dakika haberlerinin yapılmaya başlandı.

22:35: Diyarbakır 8.Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan 6 adet F-16 uçağı izinsiz kalktı. Ankara semalarında alçak uçuş yapan uçaklar, Akıncı Üssü’ne indi. 

23:02: Başbakan Binali Yıldırım, NTV’ye telefonla bağlanarak “Emir komuta dışında bir kalkışma olduğunu” açıkladı. 

23:03: Hulusi Akar, Genelkurmay’dan helikopterle Akıncı Üssü’ne götürüldü.

23:05: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbeye teşebbüs eden askerlerle ilgili soruşturma başlattı. 

23:18: Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı, darbeci F-16’lar tarafından bombalandı. 7 kişi şehit oldu.

00:33: Emniyet Özel Harekat Daire Başkanlığı vuruldu. 44 polis şehit oldu. 

00:02: MİT helikopterlerle tarandı.

00:13: Darbeci askerler TRT’de zorla darbe bildirisi okuttu. 

00:24: Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNNTürk haber televizyonuna bağlanarak darbeye karşı halkı meydanlara çağırdı.

00:56: Ankara Emniyet Müdürlüğü binası bombalandı. 

01:31: Erdoğan, Dalaman Havalimanı’na getiren helikopterden inerek Cumhurbaşkanlığı ATA uçağına bindi. Uçak 01:43’de havalandı. 

02:35: TBMM bombalandı. 

03:20: Erdoğan’ı taşıyan uçak İstanbul’a geldi. 

03:24: TBMM 2. kez bombalandı.

04:00: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı yargı görevlileri, Yurtta Sulh Konseyi üyesi general, amiral ve askerlerle darbeye teşebbüs faaliyetine katılan askerler hakkında gözaltı kararı verdi.

04:42: Erdoğan’ın Marmaris’te konakladığı ve gece yarısı ayrıldığı otele helikopterlerden ateş açıldığı, helikopterlerden inen yüzleri maskeli ve ağır silahlar taşıyan askerler oteli abluka altına aldı.

04:54: Erzurum’dan 2 adet F-16 uçağı H-188 yetkisiyle (Uçak Düşürme Yetkisi) kalktı. Bu durum darbeye teşebbüs faaliyetinin başlamasından itibaren, darbenin önlenmesi için ilk karşı hareket bu saat itibariyle başladı.

06:19: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yakınındaki köprülü kavşak ve otopark bombalandı. 

06:52: Başbakan Binali Yıldırım tarafından Genelkurmay Başkanlığına vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar atandı.

08:03: Akıncı Üssü’ndeki pistler uçakların kalkmasını engellemek amacıyla bombalandı.

09:06: Hulusi Akar’ı Akıncı’dan alan helikopter, Çankaya Köşkü’ne indi.

12:57: Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde açıklama yaparak darbe girişiminin önlendiğini açıkladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İSTANBUL'DA OLACAK

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişiminin ikinci yılında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla tören düzenlenecek. Erdoğan, Ankara’daki programını tamamladıktan sonra 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde düzenlenecek yürüyüşe katılacak ve burada halka hitap edecek. Etkinlikler kapsamında, 15 Temmuz Şehitler Makamı’nın hemen altındaki bin 500 metrekarelik alanda inşaatı devam eden “15 Temmuz Şehitler Müzesi”nin de kısmi açılışı gerçekleştirilecek. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bugün saat 14.00’te trafiğe kapatılacak. Belediyeler ve bağlı kuruluşlarınca yürütülen toplu taşıma hizmetleri bugün saat 06.00’dan başlayarak, pazartesi günü saat 06.00’ya kadar ücretsiz sağlanacak.

[Haber görseli]

Cumhüriyet yıllarca uyardı!

Cumhuriyet Gazetesi Fethullah Gülen’in devleti ele geçirme planlarını yıllar öncesinden deşifre etmişti. Cemaatin devletin kurumlarına nasıl sızdığını; emniyet ve askeri teşkilatları nasıl ele geçirdiğini manşetleriyle kamuoyunun gündemine getirmişti. Gazetemiz yazarları köşelerinde ve kitaplarında yaşamı boyuncu FETÖ’nün devletteki yapılanmasını anlatarak tehlike çanlarının çaldığını kaleme aldı, yazdı. İktidar ve taraftarları Gülen’e ‘Hocaefendi’ derken Cumhuriyet gazetesi FETÖ diyordu. AKP kurulmadan önce gazetemiz 22 Şubat 2002’de manşetinden “Gülenciler terör örgütü” başlığıyla çıkıyordu. Gazetemize ‘Gülen’e hakaret edildiği’ gerekçesiyle yüzlerce dava açıldı. Gülen’in dava açtığı yazarımız Hikmet Çetinkaya’nın yazı dizisi mahkeme kararıyla yasaklandı. Yıllar sonra FETÖ’yle mücadelede simge olan Çetinkaya ve Cumhuriyet Gazetesi çalışanları ‘iftira iddianamesi’ ile bu örgütle ortaklık yapanlar tarafından cezaevine konuldu. Sekiz duruşma boyunca iddianamedeki bütün iddialar tek tek çürütülmesine karşın Cumhuriyet yazar ve çalışanlarına hapis cezası verildi.

Cumhuriyet İMECESİ