Kapat
A+ A-

Cumhurbaşkanlığı sisteminde belirsizlik

Yeni sistem, daha ilk günden birçok belirsizliği de beraberinde getirdi. Sorunların anayasa değişiklikleri ile aşılması gündemde.
Yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2018 Çarşamba, 22:23

[Haber görseli]

Yeni sistemin başlamasıyla birlikte TBMM’nin 2 haftalık yasama deneyimi, AKP ve MHP’nin muhalefetin tüm uyarılarına rağmen anayasa değişikliğini hızla çıkarması nedeniyle birçok belirsizliği ve sıkıntıyı da ortaya çıkardı. Bunlardan ilkini artık hükümetten yasa tasarısı gelmemesi, yalnızca milletvekillerinin yasa önerisi vermesi oluşturuyor. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylanacak uluslararası antlaşmaların Meclis’te nasıl yasalaşacağı tartışılıyor. Anayasadaki ‘yasa’ zorunluluğu nedeniyle antlaşmaların uygun bulunduğuna ilişkin milletvekillerinin yasa önerisi vermesi gerekiyor. Ancak burada inisiyatifin vekillere bırakılmasının da sıkıntı yaratacağı kaydediliyor.

Meclis’in yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte ilk gündem maddesini TBMM İçtüzüğü’nde yapılacak değişiklikler oluşturacak. Anayasa değişikliklerine uyum düzenlemelerinin içtüzüğe yansıtılmaması nedeniyle seçimlerin ardından TBMM Genel Kurulu’nun iki haftalık çalışması sırasında sık sık usul ve yöntem tartışmaları yaşandı. AKP, kendi içinde kurduğu içtüzük değişikliği komisyonuyla yeni sisteme uyumlu olarak komisyon ve genel kurulun çalışma yöntemiyle ilgili öneri hazırlayacak. Meclis’in seçimlerin ardından 2 haftalık çalışması sırasında yeni sistemden kaynaklanan birçok belirsizlik ve sıkıntı da kendini göstermeye başladı. Meclis’in ve siyasetin yeni yasama yılında karşısına çıkacağı bazı belirsizlikler şöyle sıralanıyor:

-Bakan olmayınca yanıt zorlaşıyor: Yeni sistemle birlikte 4 bakan dışında kabine dışarıdan atanan isimlerden oluşturuldu. Anayasa gereği kabineye Meclis’ten alınan 4 ismin milletvekilliği düştü. Bakanların davet üzerine komisyonlardaki toplantılara katılabilmesi, ancak genel kurula katılmamaları yönünde düzenleme yapması bekleniyor. Bu konuda içtüzüğe bir hüküm konulabilecek. Ancak hem komisyonlardaki hem de genel kuruldaki görüşmeler sırasında milletvekillerinin sorularını kimin yanıtlayacağı tartışma konusu oluyor. Komisyonlarda yasa önerisi sahibi milletvekilleri, bürokratlardan aldıkları bilgi notuyla yanıt vermeye çalışıyor. Genel kurulda ise, komisyon başkanları yine aynı yöntemle milletvekillerinin sorularını yanıtlıyor. Bu da garip bir tablo oluşmasına neden oluyor. İçtüzük değişikliği sırasında bu duruma bir netlik kazandırılması bekleniyor.

-Yürütme yasamaya nasıl bilgi verecek: Eski sistemde muhalefet, önemli konularda ‘genel görüşme’ talebinde bulunabiliyor ya da hükümetten Meclis’i bilgilendirmesini isteyebiliyordu. Ancak yeni sistemde bu mekanizmanın devam edip etmeyeceği ya da nasıl bir formülle uygulanacağı konusu tartışılıyor. Dış politika, ekonomi ya da büyük bir afet gibi durumlarda muhalefetin yürütmeden bilgi istemesi halinde Meclis’in nasıl bilgilendirileceği konusunda bir netlik yok. İçtüzükte yapılacak değişiklikle yalnızca bu kapsamda bakanların, TBMM Genel Kurulu’na gelerek bilgilendirme yapabileceği belirtiliyor.

Anayasa değişikliği kaçınılmaz

Yeni sistemle ilgili olarak uygulamada yaşanacak bu ve buna benzer sıkıntı, boşluk ve belirsizlikler nedeniyle çok geçmeden yeni bir anayasa değişikliğinin kaçınılmaz olacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle müsteşarlıklar kaldırıldı ancak anayasada ‘Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın HSYK’nin üyesi olduğu’ hükmü yer alıyor. Bu hüküm başta olmak üzere sistemle ilgili bazı değişikliklerin gündeme geleceği kaydediliyor.

Anayasal zorunluluklar: Uluslararası antlaşmalar nasıl yasalaşacak

Yeni sistemle birlikte artık yürütme organının TBMM’ye yasa tasarısı sunma gibi bir yetkisi yok. Yasal düzenlemelerle ilgili yasa önerisini yalnızca milletvekilleri verebiliyor. Meclis’ten iki haftada çıkan 2 torba öneri, Cumhurbaşkanı’nın isteği ve talimatı üzerine AKP’li milletvekillerince verildi. Bundan sonraki sürecin de bu şekilde yürümesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaret edeceği yasa önerileri, Saray ve parti grubunun koordinasyonunda hazırlanacak ve milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulacak.

Yöntem tartışması

Ancak bu noktada uluslararası antlaşmalarla ilgili aynı yöntemin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıyor. Anayasada “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, TBMM’nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır” hükmü yer alıyor. Konuyla ilgili olarak çıkarılan 9 No’lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle “Onaylanmanın veya katılmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce uygun bulunması zorunlu olan andlaşmalar, Cumhurbaşkanı tarafından TBMM’ye gönderilir. Cumhurbaşkanı kararı ile doğrudan onaylanan andlaşmalardan yayımlanması zorunlu olanlar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgisine sunulur” hükmü getirildi. Ancak antlaşmanın Meclis’e gönderilmesinin ardından nasıl bir prosedür uygulanacağı belli değil. Anayasadaki ‘yasa’ zorunluluğu nedeniyle antlaşmaların uygun bulunduğuna ilişkin bir yasa önerisi verilmesi gerekiyor. Hiçbir milletvekilinin bu yönde bir yasa önerisi vermemesi olasılığına karşı ne yapılacağı belli değil.

 

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Etiketler:

yeni, sistem, Anayasa

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler