Kapat
A+ A-

Avukatlardan içeride de savunmaya devam

Avukatların yargılandığı davada savunmasını yapan avukat Behiç Aşçı, “Cezaevine gitmekle suçlanıyorum. Doktorun hangi hastaya baktığını sorguluyor muyuz” dedi.
Yayınlanma tarihi: 11 Eylül 2018 Salı, 22:12

 [Haber görseli]

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 17’si tutuklu 20 avukatın “Terör örgütü üyeliği” ve “Silahlı terör örgütü yöneticiliği” suçlamasıyla yargılandığı dava Bakırköy’de bulunan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülmeye devam edildi.
Tutuklu avukat Behiç Aşçı, iddianamede Diyarbakır HHB’nin açılışına katıldığının belirtildiğini aktararak “Ben bu büronun açılışına katılmadım. Ben bu büroyu açtım. Konukları içeri aldım” dedi. İddianamede Berk Ercan ve Ceyhun Bay isimli iki tane tanık olduğunu belirten Aşçı, “Ercan ifadesinde HHB’li avukatları sayıyor, ben yokum. 20 sayfa sonra ise aklı başına geliyor beni de ekliyor. Bu tanıklar bizlerin hapishanelere gittiğini söylüyor. Avukatın hapishaneye gitmesi kadar normal bir şey yoktur. Müvekkilini görmeye gitmeyen avukat hakkında disiplin soruşturması açılır. Hangi hapishaneye gittiğimiz kimlerle görüştüğümüz iddianamede. Doktorun hangi hastaya baktığına bakıyor muyuz? İşte bu nedenle bu iddianame ciddiyetsiz” dedi. Aşçı savunmasını şu sözlerle tamamladı: “Son 16 yılda Türkiye’de uyuşturucu tüketiminin yüzde 800 artmasına biz neden olmadık. Tarımı, hayvancılığı biz yok etmedik. İşsizliği yüzde 30’lara biz çıkarmadık. ‘6 yaşındaki kızlarla evlenilebilir’ diyen biz değiliz. Biz bu anlayışa karşı mücadele ediyoruz. Eğitimi özelleştiren biz değiliz. Soma’da emeğin karşılığını canıyla ödeyenleri biz öldürmedik. Taybet Ana’nın cenazesini bir hafta sokakta biz bekletmedik. Anne karnında bebekleri biz öldürmedik. Biz bunlara karşı mücadele ettiğimiz için şu an buradayız. Biz hapishanelerle ilişkimizi hiç kesmeyeceğiz ve müvekkillerimizi hep göreceğiz. Şimdi içerideyiz, içeride de avukatlığa devam.”

Avukatsız bırakmadık

Tutuklu avukat Yaprak Türkmen ise 18 yaşından 74 yaşına kadar onlarca insanın gözaltına alındığını belirterek “Günlerce gözaltında kaldılar, işkence gördüler. Biz onları avukatsız bırakmadık. Savcılık nezdinde hakkı hukuku aramak örgüt tavrı; müvekkilleri korumak militanlık oldu. Avukatların tutuklanmalarının ardından 110 avukat hakkında kısıtlanma kararı verildi. Buna rağmen halk avukatsız kalmadı. Halkın avukatlığı her ne olursa olsun bitmeyecektir” dedi.

BİR YILDA 9 HAPİSHANEYE SÜRGÜN 

Bir yıl boyunca dokuz farklı hapishanede sürgün edildiklerini aktaran tutuklu Avukat Aytaç Ünsal ise “Kolumuz kırıldı, süngerli odaya atıldık, işkence gördük. Nihayet iddianame karşımıza geldi. Temel suçlama adli işlemlere katılmak. Katıldık çünkü biz halkın avukatıyız; eşlerini, babalarını kaybeden Somalı ailelerin avukatlığını yaptık. Biz halk çocuklarının Berkin Elvan’ın, Dilek Doğan’ın, cesetleri sokaklarda sürüklenenlerin avukatıyız. Pratiğimize devam edeceğiz” dedi.

 

Cumhuriyet İMECESİ