Kapat
A+ A-

Davutoğlu: Bugünler geçicidir

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Mısır-Türkiye diplomatik ilişkilerindeki son gelişmelere ilişkin, "Türk-Mısır halklarının dostluğu ebedidir, krizler geçicidir" dedi.
AA
Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2013 Cumartesi, 19:57

[Haber görseli]

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Katar'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Mısır'la diplomatik ilişkilerin maslahatgüzar seviyesine indirilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Davutoğlu, Türkiye ve Mısır'ın her zaman birbirine saygı duymuş iki önemli bölgesel güç olduğunu, Türkiye'nin Mısır'da yaşananlara ilkesel olarak gösterdiği tavrın, Mısır halkıyla ya da devletiyle olan derin dostluk bağlarını etkilemeyeceğini söyledi.

Türk hükümetinin görüşünün dayandığı temel ilkenin, Mısır halkının iradesine saygı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bu ülke halkının son yüzyıl içinde ilk defa çok adaylı, adil ve şeffaf seçimlerle bir cumhurbaşkanı seçtiğini hatırlatarak, "Bu seçim, belki de Mısır halkının ilk defa iradesini ortaya koymasıdır" diye konuştu.

Türkiye'nin, 3 Temmuz askeri darbesine gösterdiği tepkinin aslında Mısır halkına duyduğu saygının sonucu olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, o günden bu yana Mısır'da demokrasiye dönüşü sağlayacak her sürece katkıda bulunabileceklerini ifade ettiklerini, doğrudan-dolaylı her çalışmanın içinde olduklarını belirtti.

Davutoğlu, "Çünkü Türk-Mısır halklarının dostluğu ebedidir, krizler geçicidir, dostluklar bu anlamda ebedidir. Mısır, bölgenin ve Arap toplumunun omurgasıdır. Mısır'ın istikrarı, bölge istikarıyla doğrudan ilişkildir" değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce Türkiye'nin Kahire Büyükelçisinin istişareler için çağrıldığını ve iyi niyet göstergesi olarak daha sonra görevine geri döndüğünü hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti: "Ancak bugün, 3 Temmuz darbesinden sonra Mısır'da işbaşına gelen geçici yönetim böyle bir karar aldığını bize bildirdi. Biz de mütekabiliyet esasına bağlı olarak aynı tepkiyi verdik. Bu, kendi ülkemize ve savunduğumuz ilkelere duyduğumuz saygının bir gereğidir. Ancak şunu da her zaman vurguladık ve vurgulamaya devam edeceğiz; Türk-Mısır dostluğu ebedidir. Bu günler geçer, Mısır'da halkın iradesine saygı duyan bir yönetim iş başına gelir, o zaman Türk-Mısır ilişkileri bugün olduğundan da çok daha ileri düzeylere hep birlikte taşınır. Bu geçici krizleri, olağanüstü bir dönemden geçen dost ve kardeş bir ülkenin içinde yaşanan gel-gitler olarak değerlendiririz ama Türk ve Mısır dostluğu bu problemleri aşabilecek güçtedir, ölçektedir."

Mısır'la diplomatik ilişkilerin maslahatgüzar seviyesine indirilmesiyle ilgili soruları yanıtlayan Davutoğlu, Mısır'ın, Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı'yı "istenmeyen kişi" ilan edip, ilişkileri maslahatgüzar seviyesine düşürme yönündeki kararını sabah saatlerinde öğrendiğini söyledi.
Davutoğlu, nihai görüşmeyi gerçekleştirene kadar haberi paylaşmayı doğru bulmayarak, soğukkanlı şekilde beklediklerini ancak Botsalı henüz Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndayken Reuters'a düşen konuya ilişkin haberin, diplomatik teamüllere uymadığını belirtti.

"Ülkeler arasında krizler olabilir ama her zaman bu krizlere diplomatik nezaketle saygı gösterilmelidir" diyen Davutoğlu, Botsalı ile temas kurulduktan sonra mukabil adımların atıldığını ifade etti. Davutoğlu, Büyükelçi Botsalı'nın durumuna ilişkin soruya karşılık, kendisinin gecikme olmadan, ilerleyen saatlerde Türkiye'ye döneceğini dile getirerek, şunları söyledi: "Sayın Botsalı, bu tür krizleri geçmişte de yaşadı. Zor şartlarda görev yapan birçok büyükelçimiz gibi, o da soğukkanlılığını korudu. Türk büyükelçileri dünyanın her yerinde temsil ettikleri ülkemizin, milletimizin vakarını da korumayı bilirler. Bu krizleri idare etmeyi de biliriz, bu krizlerden sonra da aşılmasını müteakip dostluklarımızı daha da pekiştirmeyi de biliriz. Yeter ki Mısır halkının iradesi tecelli etsin. Mübarek'in ayrıldığı günlerde ve onun hemen öncesinde benzer bir kriz yaşamıştık. O zaman da Türkiye tutumunu açık olarak ortaya koymuştu. Yine Mısır büyükelçisi bana o dönemin dışişleri bakanının mektubunu getirdiğinde kendisine de söylemiştim, bugünler geçer ama Türk-Mısır dostluğu baki kalır. "

Geçen yıl Mısır'la yüksek düzeyli stratejik işbirliği çerçevesinde onlarca anlaşma imzalandığını, bu ülkeye ciddi mali kaynaklar sağlandığını hatırlatan Davutoğlu, Türkiye'nin her zaman Mısır halkının yanında olacağını ancak kimsenin Türkiye'den, halkın iradesine saygı göstermeyenlere saygı duymasını beklememesi gerektiğini kaydetti.

Yarın Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Dışişleri Bakanı ile görüşeceğini belirten Davutoğlu, öğleden sonra Bahreyn'e geçeceğini söyledi. Bahreyn'de yetkililerle görüştükten sonra, pazartesi günü Asya İşbirliği Diyaloğu (AİD) toplantısına katılacağını dile getiren Davutoğlu, "AİD bizim geçen Eylül ayında üyesi olduğumuz ve üye olduduktan sonra ilk toplantısını yapacak olan çok önemli bir Asya platformu. Dolayısıyla orada da ikili birçok temas gerçekleştirme imkanı bulacağım. Oradan Tahran'a geçeceğiz" diye konuştu.

Tahran'da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (EİT) toplantısına katılacağına değinen Davutoğlu, toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) ilk kez EİT'ye gözlemci olarak yer alacağını aktardı. Davutoğlu, bunun KKTC'nin uluslararası görünürlüğü ve tanınırlılığı anlamında çok önemli bir aşama olduğuna dikkati çekti.

Davutoğlu, Tahran'da çarşamba günü ikili ziyaretler gerçekleştireceğini ifade ederek, son dönemde İran ile üst düzey temaslarda bir artış olduğunu vurguladı. Davutoğlu, görüşmelerde, özellikle İran ve P 5+1 görüşmelerindeki son durum, Suriye başta olmak üzere, bölgesel konuların ele alınacağını dile getirdi.

Son on günde yaptığı ziyaretlerin Suriye'de barışçıl bir çözüm bulunması için Cenevre-2'ye giden sürece yaptığı katkılar bağlamında önemli olduğuna işaret eden Davutoğlu, bölgede mezhep çatışmalarını engelleme bağlamında da önemli olduğunun altını çizdi.

Davutoğlu, Çarşamba akşamı Türkiye'ye dönüş yaparak ziyaretini tamamlayacağını söyledi.

P 5+1 ile İran görüşmeleri

İran ile P 5+1 arasındaki görüşmelere ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, "Bu problemin çözülmesini en fazla isteyen ülkelerin başında Türkiye gelir" dedi. Konuya ilişkin olumlu işaretlerin olduğununa dikkati çeken Davutoğlu, Tahran anlaşmasının kaçırılmış bir fırsat olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "(Bu fırsatı bari bu sefer kaçırmayın) diyorum. Şimdi ondan çok daha zor şartlarda, ondan çok daha az önü görülebilecek durumda yeni bir anlaşma zemini oluştu. Ümit ederiz ki buradan geriye dönüş olmaz. Bu kriz, her şeyden once bir psikolojik krizdir. Karşılıklı güven olmamasından kaynaklanan bir krizdir. Bunun aşılması, o anlamda bu ilk aşama, burada her şeyin çözülmesini beklememek lazım. Ben, detaylı olarak konuyu bütün taraflardan dinledim."

P 5+1 ve İran arasındaki anlaşmadan rahatsızlık duyan çevrelerin olabileceğini belirten Davutoğlu, "Ama o anlaşma bölgemizde tansiyonun düşmesine, uluslararası alanda yeni bir işgücü ortamının oluşmasına yol açacaktır. Dolayısıyla Türkiye bu konuda her türlü desteği veriyor. Türkiye'den talep edilirse hiçbir çekince koymaksızın her türlü katkıyı sağlayacağız. Ümit ederiz bu sefer bu fırsat kaçırılmaz" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler