Adana Mutabakatı için Erdoğan, ‘Teröristlerle kovalama maddesi var’ dedi

Putin’in gündeme getirip Ankara’yı Esad yönetimiyle teşvik ettiği Adana Mutabakatı ve genişletmek için 2011’de imzalanan anlaşma, Türkiye’ye tek taraflı müdahale hakkı tanımıyor. Mutabakat, gerekirse Türkiye ve Suriye’nin terörle mücadele için ortak operasyonlar yapmasına olanak sağlıyor ancak bunun için Suriye hükümetiyle doğrudan temas kurulması gerekiyor.
Yayınlanma tarihi: 17 Şubat 2019 Pazar, 02:58

[Haber görseli]Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gündeme getirerek, Ankara’yı Esad yönetimiyle görüşmeye teşvik ettiği Adana Mutabakatı konusunda konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin mutabakatla ilgili zorlama yorumlarla adım atmaya çalışacağının” işaretlerini verdi. Erdoğan, Soçi dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Adana Mutabakatı’nda ve sonrasında imzalanan anlaşmada teröristlerle mücadelede onları gereken yere kovalama maddesi vardır” ifadelerini kullandı ancak Adana Mutabakatı ve mutabakatı genişletmek için 2011’de imzalanan anlaşma, Türkiye’ye tek taraflı müdahale hakkı tanımıyor.

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge tartışmalarının yapıldığı ortamda Putin’in, 23 Ocak’ta, Moskova’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinin ardından Türkiye’nin Suriye’den kaynaklanan güvenlik kaygılarının giderilmesi için 1998’de Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Mutabakatı’nın işletilebileceğini söylemesiyle başlayan tartışma sürüyor. Son olarak 14 Şubat’ta Rusya’nın Soçi kentinde Astana ortakları Rusya, Türkiye ve İran’ın katılımıyla düzenlenen zirvenin ardından konuşan Erdoğan, “1998’deki Adana Mutabakatı çerçevesi içinde de geleceğimizi buna göre yorumladığımızı da ifade etmek istiyorum” mesajı verdi. Erdoğan, Soçi dönüşü uçakta Soçi zirvesini takip eden gazetecilere yaptığı açıklamada da “Adana Mutabakatı’nda ve sonrasında imzalanan anlaşmada teröristlerle mücadelede onları gereken yere kovalama maddesi vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Düzenleme yok

1998’de terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’nin baskısıyla o dönemde Suriye’den çıkartılması ile sonuçlanan süreçte imzalanan Adana Mutabakatı ile Suriye, PKK’yi terör örgütü olarak kabul etmiş ve Suriye’deki faaliyetlerini yasaklamış, iki ülke arasında terörle mücadele için doğrudan iletişim mekanizması kurulmuştu. Türkiye ve Suriye, 2010 yılında ise Adana Mutabakatı’nı geliştirmeyi amaçlayan teröre karşı ortak işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma, Türkiye ve Suriye’nin başta PKK ve uzantıları olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı ortak mücadele etmelerini öngörüyor. Anlaşmada gerektiğinde iki ülkenin terör örgütlerine karşı ortak operasyonlar yapabileceği de belirtilirken, iki ülkeden herhangi birinin diğer ülke toprağında tek taraflı bir operasyon yapmasına ya da ‘kovalama’ yapılabileceğine ilişkin bir düzenleme yer almıyor. AKP’ye yakın medya organlarında anlaşmada yer alan ‘gizli’ maddenin, Türkiye’ye operasyon hakkı verdiği iddia edilse de o dönem mutabakatın ve anlaşmanın imzalanmasına katkıda bulunan diplomatlar, anlaşmanın ‘gizli’ bir maddesinin bulunmadığını belirtmişlerdi.

BM ŞARTI SICAK TAKİP HAKKI VERİYOR

Türkiye’nin terörle mücadele için uluslararası hukuktan kaynaklanan birçok hakkı bulunuyor. BM Şartı’nın 51. maddesi, “bir ülkenin silahlı bir saldırıya hedef olması durumunda” meşru müdafaa hakkını güvence altına alıyor. Türkiye, daha önce BM Şartı’nın 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa ve sıcak takip hakkına dayanarak, PKK’ye yönelik birçok sınır ötesi operasyon düzenlemişti. Adana Mutabakatı hukuken halen geçerliliğini koruyor ancak 2011’den bu yana fiilen işlemiyor. Mutabakatın uygulanması, ilk olarak iki ülke arasında doğrudan temas mekanizmalarını gerektiriyor. Erdoğan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar yerine Adana Mutabakatı’nda bulunmayan ‘kovalama maddesini’ gündeme getirmesi ise Türkiye’nin bu aşamada Adana Mutabakatı’nın diğer şartlarını yerine getirmeden Suriye’deki olası askeri operasyonlara hukuki bir çerçeve çizmek için kullanmaya çalışacağını gösteriyor.

A+ A-