Erdoğan: Başbakana beddua seansları yapıyorlar

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Beddua seansı yapıyorlar. Kime? Başbakana, ailesine, bakanlarına... Ne olacak, kainatın imamı, televizyonlarda izlediniz, kalkar da beddua sallarsa onun arkasından gelenler ne yapar? Aynısını yapar" dedi.
Yayınlanma tarihi: 8 Mart 2014 Cumartesi, 19:25

[Haber görseli]

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, yağan yağmurun rahmet olduğunu belirterek, 30 Mart'ta Celal Babayiğit ile yerel, büyükşehir ve merkezin bütünleşmesiyle ilçeyi daha modern hale getireceklerini söyledi.

Şehirlerin doktorluğunun hastane doktorluğundan geçmeyeceğini dile getiren Erdoğan, "Şehirlerin imarı mimarlıktan geçer önce bunu bilmemiz lazım. Ama burada bir yanlış anlaşılma var diyor ki 'belediyeciliğin doktoru' eyvah yanmışız. Evet burada bir dönem değil, iki dönem değil, üç dönem değil devamlı belediyecilik yapacaksın, daha o günden bu yana hala eser ortada" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, seçime 22 gün kaldığını ve Büyükçekmece'yi bugüne kadar hiç böyle görmediğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Görüyorum ki siz kararı vermişsiniz ama 22 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler var mıyız? Hanım kardeşlerim var mıyız? Beyler var mıyız? Tabii bu ara bir de ablalar icat oldu kapıları filan dolaşıyorlar. Pensilvanya'dan idare edilen ablalar ama bizim ablalarımız burada, bizim ablalarımız bu noktada inanıyorum ki, gereken çalışmayı yapmak suretiyle gereken dersi inşallah 30 Mart'ta verecekler. Bir de onların ağabeyleri varmış, bizim ağabeylerimiz de burada. İnşallah ağabeyler de bizimkiler evvelallah Türkiye'de elele, omuz omuza... Biz Ankara'dan, onlar Pensilvanya'dan yönetiliyor fark bu. Bizim bir de gençlerimiz var evvelallah gençlerimiz de bu yolda yağmur demediler, çamur demediler koştular."

Bu sırada vatandaşların, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" diye tezahürat yapması üzerine Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın dik duracağız, dikleşmeyeceğiz" dedi.

'Bize biliyorsunuz çok komplolar kurdular'

Başbakan Erdoğan, kendilerine çok komplolar kurulduğunun altını çizerek, ama hiçbirinin tutmadığını ve yine tutmayacağını ifade etti. Erdoğan, halka şöyle seslendi: "CHP'nin, MHP'nin, Pensilvanya'nın böyle üç kafadarın bir araya gelmesi burada sökmez, sökmez... Bu üç kafadarlara karşı millet var millet. Milletin iradesini, hiçbir irade haktan başka mağlup edemez bunu böyle bileceğiz. Şu anda hesaplar yapıyorlar, nedir? Kızlar hesap yapmışlar diyorlar ki '17 Aralık'ta bunları devirelim.' Olmadı deviremediler, '25 Aralık'ta deneyelim' dediler yine olmadı. 'Şimdi 30 Mart'ta yüzde 35'in altına indirelim, nisanda da hükümeti kuralım' dediler. Bunlar bu işi ne zannediyor ya. Yani bunlar adeta herhalde tavla zarı atıyorlar, biz siyaset yapıyoruz siyaset. Biz milletle beraber yürüyoruz bu yolda ve milletle beraber yürüyeceğiz."

Erdoğan, kendilerinin istikametini milletin çizdiğini belirterek, "Bizim istikametimizi siz çizdiniz siz, birileri değil. Ne sermaye çizdi, ne bir kısım medya çizdi, ne de bazı lobiler çizdi, millet çizdi millet" ifadelerini kullandı.

"Biz eser siyaseti yapıyoruz, CHP dedikodu siyaseti, iftira siyaseti yapıyor, MHP hakaret siyaseti yapıyor. Başka konuşmaya gerek var mı?" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Ziya Paşa'nın güzel bir sözü var; eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Şimdi biz eserlerimizle anılıyoruz. Kardeşlerim bakınız, şu İstanbul susuz muydu? Bu İstanbul çöplük müydü? Bu İstanbul'da hava kirliliği var mıydı? Kardeşlerim, bu kardeşiniz İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını kimden aldı? CHP'den aldı ve İSKİ biliyorsunuz yolsuzluklar kurumuydu, böyle bir genel müdürlüktü ve yolsuzluktan da mahkum oldu. Ey Kılıçdaroğlu, sen kime iftira ediyorsun be, önce sen aynaya bak aynaya. Sizin geçmişiniz kirli ya. 2,5 milyar dolar borçla devraldım o zaman 1,2 milyar dolar borçla devrettim."

'Biz size aşığız be aşığız'

Erdoğan, İstanbul'a yaptıkları yatırımların ortada olduğunu anlatarak, şunları kaydetti: "Bakınız kardeşlerim, size çok açık bir şey söyleyeceğim. O zaman İstanbul'u tertemiz bir hale getirdik mi? Hava kirliliğinden İstanbulumuzu kurtardık mı? Susuzluğu giderdik mi? Şimdi şu Istranca dağlarından biz İstanbul'a su getirdik, 180 kilometre... Dağları deldik dağları. Niye? Ya biz size aşığız be aşığız... Bizim bu millete sevdamız var, sevdamız. Biz dertliyiz dertli. Derdi olmayandan, sevdası olmayandan bir şey olmaz. Bize dağları deldirten, Ferhat'ı Şirin'e kavuşturan o sevdadır. İşte şimdi aynını, Kadir Topbaş kardeşim belediye başkanı olarak aynı şekilde o da boğazın altından geçerek ta Ömerli'ye Terkos'u bağladı. Neden? Çünkü karşılıklı olarak su sıkıntısı çekildiği anda bir tarafta varsa öbür taraftan bu yana ne yapalım, suyu aktaralım. Dağlar, denizin altından geçildi, buna CHP'nin aklı erer mi? Ermez. MHP'nin erer mi? Ermez."

İkinci bir adım daha attıklarının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti: "Nedir o? Tuttuk bu defa Haliç'in çamurunu bu kardeşiniz 9.5 kilometreye, Alibeyköy'e taşıdı ve Haliç'i çamurdan kurtardık. O zaman bize profesörler diyordu ki 'olmaz'. Ne olur hocam? 'Burayı toprakla doldurmamız lazım' diyorlardı. 'Olur mu?' dedim, 'ben bu Haliç'i nasıl yok ederim ya'. Biz kalktık, Haliç'in çamurunu taşıdık ve şimdi Alibeyköy'deki meşhur Vialand var ya hani çocuk parkları, alışveriş yerleri filan olan yer, şimdi oraya yapıldı o, 650 bin metrekarelik bir alan meydana geldi. Biz eser üretiyoruz, onlar dedikodu üretiyor. Bitmedi. Şimdi ne oldu? Kadir Bey de tuttu Büyükdere'den dağları deldi ve Haliç'e boğazın suyunu getirdi, bundan haberiniz var mı?"

Erdoğan, şimdi Haliç'in suyunun tertemiz olduğunu, yüzülebildiğini, balık da bulunduğunu belirterek, "Biz bununla da kalmadık. Taksim metrosunu aldık, Yenikapı'ya getirdik. Temelini ben atmıştım belediye başkanlığımda. Ondan sonra biraz kesintiler oldu. Kadir Bey kardeşim tuttu, Haliç'in üzerinden köprüyü estetik, mimari noktada gayet güzel bir köprüyü inşa etti ve Yenikapı'ya taşıdı. Geçenlerde de Yenikapı'da açılışını yaptık" diye konuştu.

'Nerede yıkmak varsa, orada CHP var'

CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, "Bu, İstanbul'un siluetini bozuyor" dediğini anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir de şu ifadeyi kullanmış. Diyor ki, 'Ben gelirsem, (geleceği de yok ya) burayı yıkacağım'. İnanın bu şekilde ortaya çıkmış kişiler popülizmin tamamen daniskasıdır. Çünkü zaten CHP'nin ruhunda yıkmak var, yapmak yok, bunlarda inşa etmek yok. Nerede yıkmak varsa orada CHP var. Çok enteresan, oradan da gidiyor Galata Köprüsüne, oradan orayı gösteriyor, diyor ki 'silueti bozuk'. Bir diğer taraftan da orada kendisine bir olta veriyorlar, balık tutmaya başlıyor. Oradan da bir poz veriyor, artistik rolleri bayağı iyidir. Senin o balık tuttuğun Haliç, balığı malığı olmayan bir Haliç'ti. Balık oraya bizim Haliç'e olan müdahalemizle geldi, Haliç şimdi temiz oldu."

Erdoğan, şimdi Haliç'te balığın çeşitlerinin de olduğunu ifade ederek, "Bu bizimle oldu. Ama CHP bunları yapamaz kardeşlerim. Şimdi Büyükçekmece'ye inşallah metroyu getiriyoruz. Büyükçekmece merkeze kadar metro gelecek. Burada biyolojik arıtma tesisi falan yoktu. Sizin kanalizasyonlarınızın suları maalesef arıtılmadan denize gidiyordu. Şimdi biz temiz deniz, mavi bayraklı deniz istiyoruz. Şimdi burada biyolojik arıtma tesisi bitiyor, inşallah en kısa zamanda onun da açılışını yapacağız. Büyükçekmece'de farklı belediye, büyükşehirde farklı belediyeyle bunlar olmaz, bunlar yürümez. Onun için 30 Mart bir değişim, dönüşüm günü olmalıdır" şeklinde konuştu.

Erdoğan, partisinin Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, bu bölgedeki alt geçit sistemleri ve sahil düzenlemelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını kaydetti. Burada devlet hastanesinin temelinin atıldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Derdimiz ne? İstanbul'un zaten iki tane şehir hastanesi olacak. Bir tanesinin temelini attık, biliyorsunuz. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın yanında dev bir temel attık. Bu hastanenin içinde yok yok. Her şey orada. Çeşitli hastaneler orada. Sedye üzerinde hastaları dolaştırmak olmayacak. Hasta girdi mi, hastanenin içinde her şey orada görülecek. Böyle bir hastane. Bir tanesini de Asya yakasında yapıyoruz. Onun da temelini yakın zamanda atacağız. Böylece İstanbul'un iki tane dev şehir hastanesi olacak. Bunların ortalama büyüklükleri, oturdukları alan itibariyle söylüyorum, 750 bin metrekare her biri. Büyükçekmece'de yapılan hastane ise burada ilk acil müdahaleler noktasında sizin müracaat edeceğiniz hastanedir."

Büyükçekmecelilere seslenen Erdoğan, "Eğitimde artık bir sıkıntı çekiyor musunuz? Çocuklarınızın ders kitaplarını sıraların üzerinde buluyor musunuz? Artık tablet bilgisayarlar gelmeye başladı mı? Etkileşimli tahtalar okullarımıza monte edilmeye başladı mı? Vah kardeşlerim! Bizden öncekiler niye bunu yapmadı? İstediğin hastaneye gidiyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Ey Kılıçdaroğlu! SSK'nın genel müdürüydün. Ne çileler çektirdin bize ne çileler? Hastanelerin kapısında az mı kuyrukta beklettin bizi. Bunlar kuyrukçu, kuyrukçu... Bunlar insana değer vermezler" diye konuştu.

Geçmişte erken saatte hastaneye gidip annesi için sıra numarası aldığını, eczanenin, "Reçetenin yarısını git öbür eczaneden al" dediğini aktaran Erdoğan, "Bugünleri yaşadık mı? Şimdi ilaçlarının tamamını gidip eczanelerden alabiliyor musun? İşte biz buyuz. Kardeşlerim, şimdi utanmadan, sıkılmadan çıkıyor meydanlara, ben diyor ki, ben şuyum, buyum. Senden bir şey olmaz. İnanın bunun eline 3 tane koyun verin kaybedip gelir" dedi.

AKP'nin Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Celal Babayiğit ile vatandaşları selamlayan Erdoğan, "Onun için biz şimdi buraya bir tane 'babayiğit' gönderdik. İçinizden biri. Boyuna posuna bakmayın ha... Boyuna posuna bakmayın, yüreğine bakın yüreğine, bir de beynine. Bunlar çok önemli" ifadelerini kullandı.

Kendisine tezahüratta bulunan Çatalcalıları da selamlayan Erdoğan, "Bu seçimde inşallah Çatalca'yı da alacağız. Çünkü oralara hizmetin gitmesi lazım. Bugüne kadar oralara hizmet gitmedi, sadece dedikodu gitti. Çünkü CHP'nin olduğu yerde hizmet olmaz, oralarda iftira olur. İşte, son günlerde ne diyor; yolsuzluk da yolsuzluk, montaj da montaj, dublaj da dublaj. Bunu konuşuyor. Kılıçdaroğlu; bir de hizmetten bahset, ne yaptınız bu ülkede bir onu anlatın. Yok anlatamaz" dedi.

AKP hükümeti göreve geldiğinde Türkiye'de 76 üniversite bulunduğunu, bunu 175'e çıkardıklarını aktaran Erdoğan, "Cumhuriyet tarihinde yapılan okulların yarıdan fazlasını 205 bin derslik olarak biz 10 senede yaptık" diye konuştu.

Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, AK Parti hükümetlerinin ise 10 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptığını kaydederek, şöyle devam etti: "Düşünebiliyor musunuz, 230 milyar dolarla aldık biz milli geliri? Şu anda bunun üzerine 570 milyar dolar ilave ettik, 800 milyar dolara yükselttik. Bizim borcumuz ne biliyor musunuz? Biz geldiğimizde bu MHP ile bu CHP'nin yavrusu DSP'den neyle aldık biliyor musunuz? Milli gelirin yüzde 73'ü borçtu, şimdi yüzde 35'i borç. Bak nereden nereye düşürdük. Devletin borçlanma faizi yüzde 63 idi. Şimdi devletin borçlanma faizi tek haneli rakama düştü. Reel faiz yüzde 2. Buraya düştü. Enflasyon yüzde 30'du geldiğimizde, şimdi yüzde 8. Bu MHP-DSP, bunlar IMF'ye 23,5 milyar dolar borçlanmıştı. Şimdi sıfırladık, borcumuz yok. Onlar bizden borç istiyor. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Merkez Bankası'nın döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. Şimdi ne oldu biliyor musunuz? 126 milyar dolar. Bunların olduğu bir ülkede hangi yüzle kalkıp da yolsuzluktan bahsediyorsun? İşine gelmiyor terbiyesizce bir de merhum anneciğime hakaret ediyor, terbiyesizce çocuklarıma hakaret ediyor. Yandaş medyalarıyla beraber saldırıyorlar. Ama 30 Mart'ta ben inanıyorum ki benim milletim, bunlara gereken dersi en güzel şekilde verecek."

Seçime 22 gün kaldığına değinen Erdoğan, alandakilere "22 gün gece gündüz demeden çalışmaya var mıyız?" diye sordu. Vatandaşlardan "Varız" yanıtını alınca Erdoğan, "Bu iş bitmiştir" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Sandıklara sahip olacağız. Sandık müşahitleri kardeşlerim, sandıklara sahip olacağız, kuş uçurtmayacağız. Dedim ya, siz bizim ablalarımızsınız; siz de ağabeylerimizsiniz. Ona göre. Kapı kapı dolaşacağız. Böyle kapılarınızı çalanlar olursa onlara, 'Partinizi kurun da öyle gelin' deyin. Onlara bir söz daha söyleyin, 'Kişi sevdikleriyle beraber haşr olacaktır. Siz varın Kılıçdaroğlu'yla beraber yolunuza devam edin, siz varın Bahçeli'yle yolunuza devam edin ama biz Başbakanımızla beraberiz, AK Partimizle beraberiz" diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasının ardından katılımcılarla "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini söyleyerek, mitinge katılanlara karanfil attı.

'Son seçimlerde 21,5 milyon oy aldı bu hareket'

Erdoğan, partisinin Beylikdüzü'nde Fatih Sultan Mehmet Camisi yanında düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, vatandaşların tezahüratları üzerine, "Biz sizinle gurur duymayacağız da kimlerle duyacağız? Siz bize istikamet verdiniz. Siz bize 'yürüyün' dediniz. 'Yürüyün, arkanızdayız' dediniz. Elhamdülillah yürüdük, 12 yıldır sizlerle beraber yürüdük" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da aylardır kuraklığın olduğunu ve kentin bugün rahmetle kucaklaştığını belirten Erdoğan, "Ama siz rahmetten kaçmadınız, İnşallah bu rahmeti 30 Mart'a taşıyacaksınız. Ben buna inanıyorum. Sizi böyle görüyorum" şeklinde konuştu.

Erdoğan, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, Sinan Erdem Spor Salonu'nda Türkiye'nin değişik yerlerinden yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı kadınlar günü programı yaptıklarını ifade etti.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biliyorsunuz şimdi üç kafadarlar türedi; CHP, MHP, Pensilvanya... Pensilvanya'nın ablaları sizin kapınıza da geldi mi? Gelemez. Bakınız onların ablaları varsa bizim de ablalarımız var. Onların abileri varsa bizim de abilerimiz var. Son seçimlerde 21,5 milyon oy aldı bu hareket. Şimdi inşallah bu oylar daha da kenetleniyor. İnşallah 30 Mart bir başka olacak. Yeni bir milat olacak. Demokraside bir milat olacak. Ama benim sizden bir ricam olacak. 21 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmak yok, eyvallah... Bu iş bitmiştir."

Beylikdüzü'nde belediyenin kendilerinde olduğunu, Beylikdüzü'nde, büyükşehirde ve merkezi yönetimde devam edeceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu üçlü dayanışma inşallah Beylikdüzümüzü çok daha güzel yarınlara taşıyacak. Bakınız, bu adımları atarken hep beraber olduk. Şimdi 10-15 yıl öncesine gidin. Nasıl bir Beylikdüzü vardı, son 10 yılda nasıl bir Beylikdüzü oldu? Bunlar durup dururken olmadı. Bir aşkla oldu. Burada bir metrobüs var mı? Nasıl geldi bu buraya? CHP'lilerle mi geldi, MHP'lilerle mi geldi? Yani bunlardan bir hizmet geleceğine inanıyor musunuz? Biz hizmet siyaseti yaparız, CHP iftira siyaseti yapar. Son zamanlarda yatıyor kalkıyor yolsuzluk da yolsuzluk... İnanıyor musunuz? Söylenen şeyin bir aslı astarı olur. Böyle bir şey yok. Sağlama basmadan, yasaları, anayasayı çiğneyerek adımlar atıyor."

'Devlet 100 liraya 63 lira faiz ödüyordu'

Erdoğan, 79 senede Türkiye'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin 10 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptıklarını belirterek, Cumhuriyet tarihinde toplam yapılan derslik sayısının yarıdan fazlasını, 205 bin dersliği 10 yılda yaptıklarını anlattı.

Çocukların önceden okula giderken kitap bulamadığını, şimdi her yıl okula giderken ücretsiz şekilde öğrencilerin kitaplarının verildiğini vurgulayan Erdoğan, "Göreve geldik, Türkiye'nin genelinde ama her ilde değil 76 üniversite vardı. Biz buna 99 üniversite daha ilave ettik. Şimdi 175 üniversite var 81 vilayetin tamamında. Bununla kalmadık, attığımız adımlar devam etti. Borcumuz 100 liranın 73 lirasıydı. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Nereden nereye. Devlet 100 liraya 63 lira faiz ödüyordu. Şimdi tek haneli rakama düşürdük. Nerede kalıyor şimdi bu aradaki fark? Benim kardeşimin cebinde kalıyor" dedi.

'Başbakana beddua seansları yapıyorlar'

Bu süreç içerisinde reel faizi de yüzde 2'ye indirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "IMF'ye bizden önce CHP'nin yavrusu DSP ve MHP 23,5 milyar dolar borçlanmıştı. Bize öyle devrettiler. Biz ne yaptık? Ödedik, ödedik, geçen 14 Mayıs'ta sıfırladık. Şimdi borcumuz yok bizim IMF'ye. IMF bizden şimdi borç istiyor. 5 milyar dolar borç vereceğiz. Milli bankamız Merkez Bankası... Kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar. Şimdi 126 milyar dolara çıktı. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunu yapabilir mi? Bunları sağlayabilir mi? Bütün bunların yanında hamdolsun, dünyada özellikle AB üyesi ülkeler ve yanında Amerika, hepsinin büyüme hızı şu anda 1'in altında, 0,5, 0,6 böyle... Türkiye 4... Türkiye büyüyor, Türkiye değişiyor. Bütün engellemelere rağmen, Gezicilere rağmen gelişiyor. Pensilvanyacılara rağmen gelişiyor. Bunlar o kadar ileri gittiler ki, yavrularımızı evlerinden atıyorlar. Yurtlarından atıyorlar ve gece seansları yapıyorlar. Kaldırıyorlar kız çocuklarını, gece seansları yapıyorlar. Ne seansı? Beddua seansı yapıyorlar. Kime? Başbakana, ailesine, bakanlarına... Ne olacak, kainatın imamı, televizyonlarda izlediniz, kalkar da beddua sallarsa onun arkasından gelenler ne yapar? Aynısını yapar. Bununla da kalmadılar. Sevgili Peygamberimizi Miraç'tan indirdiler, kamyonete bindirdiler, kamyonette yürüttüler. Ya böyle bir şey olabilir mi? Bununla da kalmadılar. Rüyada tweet atıyorlar. Peygamberimizi görmüş, Peygamberimiz demiş ki, 'Bir kat daha artırın tweetleri'. Ve onu kalkıyor Pensilvanya'ya soruyor. O da diyor ki, 'İyi olur, tweetleri iki kat artırın'. Ya böyle saçmalık olu mu? Bu nasıl bir şeydir. Bunlar iyice istikametlerini şaşırmışlar. Bunlar akıllarını kiraya vermişler. Bunlar iradelerini kiraya vermişler."

Erdoğan, ilçeye merkezi yönetim olarak metro getireceklerini belirtti. Metronun Büyükçekmece merkeze kadar gideceğini ifade eden Erdoğan, "Biz yaparız, bu kardeşiniz İstanbul'da büyükşehir belediye başkanıydı, biliyorsunuz. O zamanlar İstanbul'da çöp dağları nasıldı? Hava kirliliği nasıldı? Susuzluk nasıldı? Biz bunları çözdük mü? Biz buyuz" diye konuştu.

İstanbul'a suyu 180 kilometre uzaktan Istranca dağlarından getirdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Marmaray'ı yaptık, kıskanıyorlar. 3. köprüye başladık, kıskanıyorlar. 3. havalimanını yapacağız kıskanıyorlar. Denizin altından 2 katlı tüp geçit yapıyoruz, kıskanıyorlar. Allah'tan Marmaray ile tüp geçitleri denizin altından yapıyoruz da bu CHP'liler ve MHP'liler görmüyorlar onları. Görseler, onun için de yürüyüşe kalkarlar. Geçenlerde denizden 3. köprüye gitmişler. Tabii yol bulamadılar karadan, denizden gittiler. Çıkarma harekatları yarım kaldı. Fakat 250 metre yükseklik bir tarafta, 250 metre yükseklik bir tarafta, kuleler bitmek üzere ve asma köprü. 4 gidiş, 4 geliş. Ortasından da tren geçiyor tren. Bunu biz yapıyoruz biz. Kardeşlerim biz hizmet üretiyoruz, eser üretiyoruz, onlar iftira, hakaret siyaseti üretiyorlar. Aramızdaki fark bu. Onun için diyorum ki, şu kalan 22 gün, bugünü saymazsak 21 gün, gece gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Çok çalışacağız, yani 30 Mart akşamı 'Ah şu eve de gitseydim' demeyelim."

Başbakan Erdoğan, mitinglere devam ettiklerini, yarın Şanlıurfa Suruç'ta miting yapacağını belirterek, "Durmak yok yola devam. Evelallah 30 Mart'ın şu anda sandıkta adresi belli olmuştur" dedi. Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun ve Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bu yola devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yusuf Uzun ve Kadir Topbaş kardeşimi sizlere emanet ediyorum. Şunu bilmenizi istiyorum. Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz çok önemli. Kardeşlerim, birliğimizi bozmaya çalışanlar var. Biz Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Pomağıyla, Boşnağıyla, Arnavutuyla, aklınıza ne gelirse tek milletiz. Yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz. Tek millet... İki, tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır, hilal bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız şehidimizin simgesidir. Mithat Cemal Kuntay öyle diyor. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Onun için üçüncüsü 'tek vatan' diyoruz. Ama sadece Batı değil, 780 bin kilometrekare ile... Batısı da Doğusu da, Karadeniz'i de Akdeniz'i de, Orta Anadolu'su da Marmara'sı da. Tamamı 780 bin kilometrekare. Dört, tek devlet. Devlet içinde devlet asla... Paralel yapı olmaz, paralel devlet olmaz, kim buna tevessül ederse karşısında bizi bulacaktır. Onlara 30 Mart'ta gereken dersi vermek için var mıyız? Çok çalışacağız, çünkü ulusal güvenliğimizi tehdit eden yapılanmalara karşı gereken dersi 30 Mart'ta vermeliyiz."

Katılımcılardan, beklettiği için haklarını helal etmelerini isteyen Erdoğan, vatandaşlarla birlikte "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini söyleyerek, karanfil attı.

A+ A-