Kapat
A+ A-

Bir kişinin yorumları 150 kişiyi tutuklattı

Bir kişinin iddiaları nedeniyle 8 aydır tutuklu bulunan 19’u avukat 150 kişi, hâkim karşısına çıkmak için yaklaşık 5 ay daha bekleyecek.
Yayınlanma tarihi: 18 Nisan 2018 Çarşamba, 21:09

DHKP/C’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, silahla yakalanan örgüt üyesi 24 yaşındaki Berk Ercan isimli kişinin iddialarıyla  Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 17 avukat, iki stajyer avukat ve 150 kişi sekiz aydır cezaevinde. Tutuklu avukatlar 10 Eylül’de yani gözaltına alındıktan tam 363 gün sonra ilk kez yargıç karşısına çıkacaklar. Duruşma beş gün sürecek. Mahkeme heyeti, tutuklu avukatlar ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen’in duruşmaya getirilmesine, 15 avukatın ise duruşmalara SEGBİS ile katılmasına karar verdi. Savcı, Barkın Timtik, Oya Aslan ve Özgür Yılmaz’ın “Silahlı terör örgütü yöneticisi olma” diğer avukatların ise, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla cezalandırılmaları istendi. 

Müvekkil görüşmesi suçlama konusu
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede HHB’li avukatların, cezaevinde müvekkilleriyle yaptığı görüşmeler, Berkin Elvan’ın ölümünün ardından düzenlenen eylemlere  ve müvekkillerinin cenaze törenlerine katılmaları da suçlama konusu yapıldı.  Ahmet Mandacı’nın 50, Aycan Çiçek’in 748, Ayşegül Çağatay’ın 130, Aytaç Ünsal’ın 72, Barkın Timtik’in 545, Behiç Aşçı’nın 2, Didem Bayar Ünsal’ın 42, Ebru Timtik’in 321, Engin Gökoğlu’nun 21, Ezgi Çakır’ın 50, Süleyman Gökten’in 359, Özgür Yılmaz’ın 262, Naciye Demir’in 175, Şükriye Erden’in bin 109, Zehra Özdemir’in 122 kişinin adli işlemlerini takip ettiği aktarıldı. Avukatların gözaltına alınan müvekkilerine, isterlerse emniyette ifade vermemeleri, herhangi bir belge imzalamamaları yönündeki bilgilendirmede bulunmaları, örgütsel tavır olarak nitelendirilerek, suç delili olarak gösterildi. HHB’li avukatların müvekkillerini polisle aralarına mesafe koymaları konusunda uyardıkları, bu nedenle gözaltındaki kişilerin polise ters davrandıkları, kin besledikleri iddia edildi. Hollanda ve Belçika’dan getirildiği iddia edilen örgütsel dökümanlara ilişkin 2013 yılında HHB’li avukatlar hakkında açılan ve İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dava dosyasının bilgileri de iddianemeye konuldu. .
 
Belgeler Ercan’a yorumlatıldı
 
İddianamede 2016 yılında yapılan operasyonda İdil Kültür Merkezi’nde bulunduğu öne sürülen belgeler Berk Ercan’a yorumlatıldı. Ercan belgelerde yer alan isimlerin avukatların kod adları olduğunu, avukatların örgüt içerinde ‘Sporcular’ kod ismini kullandığını iddia etti. Yapılan operasyonda avukatların evinde bulunan kitaplara da el konuldu. Barkın Timtik’in evinde “Bize ölüm yok” isimli kitabın PDF’sinin bulunduğu kaydedildi. Bu kitabın yasaklı olduğu ve terör örgütünün tarihini anlattığı ifade edildi. Şükriye Erden’in ise bilgisayarında Yürüyüş isimli derginin PDF’lerinin olduğu aktarıldı.
 
MİT TIR'ları iddinameye girdi
 
Ebru Timtik’in evinde bulunan bir hard diskte yer alan, “Açlık grevindeyiz. Katledilen çocuklarımız için açlık grevindeyiz. Halk cephesi” imzalı pankartın önünde durduğu, orada ise, “Dileğin, Günay’ın, Berkin’in katilleri yargılansın diye Suruç’ta Ankara’da katledilen insanlarımız için ranta açılan doğal alanlarımız için, kentsel dönüşüm saldırılarına karşı halkın barınma hakkı için daha sayamayacağımız bütün adaletsizlikler için 1 aylık açlık grevindeyiz” şeklinde konuşmaların yapıldığı belirtildi. Timtik’in evinde bulunan bir belgede ise, “Bize her şey diyebilirler ama kimse bize adaletsiz demesin. Kimse bize adaletsizlik yapıldı demesin dayı” cümlesi ile başlayan devamında ise, “MİT davasında Adana ve Hatay’da MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada ilk duruşma Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde yapıldı. Duruşma başlar başlamaz Cumhuriyet Savcısı’nın talebiyle davada gizlilik kararı alındı. Sanıkların savunmaları tamamlanıncaya kadart duruşmalar gizli yapılacak. Devletin İŞİD’e silah gönderdiği, bilindiği tırlarla ilgili yargılamanın gizli yürütülmesi çirkefliğin bilinmesinin önmenmesi içindir. Devletin suçları açığa çıkmasın, tartşılmasın diyedir” ifadelerinin yer aldığı aktarıldı. Bu belgenin ise örgütün üst düzey yöneticisine gönderilmek üzere yazıldığı iddia edildi. 
 
Berkin yine suçlama nedeni
 
Ahmet Mandacı’nın örgüt mensuplarının cenazesine katıldığının öne sürüldüğü iddianame de Behiç Aşçı örgütün Uluslararası İlişkiler Komitesinin sorumlusu olduğu iddia edildi. Bu komitenin ise tek gündem maddesinin Suriye olduğu kaydedildi. Didem Baydar Ünsal’ın ise 13 Mart 2015 yılında Berkin Elvan’ın ölümünü protesto etmek için düzenlenen korsan eylemlere katıldığı bu eylemi ise halk cephesinin organize ettiği öne sürüldü.
 
HHB avukatlarından Çiğden Akbulut, meslektaşlarının tutuklandıktan bir gün sonra Silivri Cezaevi’nden başka cezaevlerine sevk edildiklerini söyledi. Avukatların cezaevlerinde saldırılara maruz kaldığını aktaran Akbulut, “Tutukluluk bir tedbir haliyse bununlada yetinmiyorlar. Psikolojik ve fiziksel işkenceye uğruyor meslektaşlarımız. Savunmalarını yapmaları için lazım olan kitaplar dahi onlara verilmiyor” dedi. Komik bir iddianameyle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Akbulut, “Meslektaşlarımızın duruşmaya SEGBİS ile bağlanması kararı verildi. Arkadaşlarımız bu şartlarda savunma yapmayacaktır. Bu konuyla ilgili de itirazlarda bulunacağız” dedi. 
 
Berk her şeyi biliyor
 
Bir itirafçı beyanının esas alınarak meslektaşlarının tutuklanmasına tepki gösteren Akbulut, “Nasıl elde edildiği bilinmeyen yazışmalar var. Bu yazışmalarda geçen isimlerin avukatların kod adı olduğu iddia ediliyor. Polis ya da savcılık ne teknik ne de başka bir inceleme yapmamış. Bu yazışmalar ise Berk Ercan’a yorumlatılmış. Ercan, yazışmalarda geçen ODTÜ’lünün Selçuk Kozağaç’lı, Onur isminin Oya Aslan.... olduğuna dair açıklamalarda bulunmuş. Berk Ercan konuşmuş iddianameye yazılmış. Berk Ercan denilen kişi genç biri... Bir örgütten bahsediyoruz diyelim. Bir kişi her şeyi bilebilir mi? Hani bunun gizliliği? Bu durumu aklım almıyor. Ama bu çocuk tutuklattığı 150 kişinin herşeyini biliyor. Gerçekten çok enteresan” diye konuştu. 
 
Berk Ercan 7 Temmuz 2017’de Şişli’de düzenlenen gözaltına alınarak, tutuklandı. Ercan’ın beyanları üzerine çok sayıda kişiye yönelik operasyon düzenlendi. Gezi Direnişi’nde polise taş atan ve kamuoyunda ‘sapanlı teyze’ olarak bilinen Emine Cansever, Grup Yorum üyeleri, HHB avukatları Ercan’ın ifadeleri sonucu tutuklandı. Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın yargılanmasında da tanık olarak dinlenen Ercan, Gülmen’in terör örgütü üyesi olduğunu iddia etti. Ercan geçen Ekim ayında ise tahliye edildi. Ercan son olarak 8 Mart’ta ise yeni bir ifade verdiği öğrenildi.  İSTANBUL
Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer