Ah Ersun Yanal ah!

Bu takımı izlemek işkence. Maç içinde doğru dürüst pozisyonu york. Ah Ersun Hoca ah! Ne zaman düzelteceksin kötü gidişatı? Tolgay, Alper, Mevlüt, oynamaya oynamaya futbolu unutmuş! HİLMİ TÜRKAY'ın yazısı

15 Ocak 2020 Çarşamba, 12:10

Süper Lig Cemil Usta Sezonu ikinci perdesinin başlamasına sayılı günler kaldı. Şu ana kadar 15’e yakın teknik direktör görevinden ayrılmış. Sezon başı geliyorlar, 1-2 yenilgide gönderiyoruz. Sabır yok. Hemen kolayı seçiyoruz. Teknik direktörler gelirken hep kendi bildikleri oyuncuları yanında getirir. Gittiğinde yerine geçen bir başkası, o hocanın aldıklarıyla çalışmaz, yönetime liste verir. Yönetim haliyle yeni hocanın isteklerini yerine getirir. Borç büyür, kriz başlar. Bugün gelinen noktada kulüplerin zorluklarla karşı karşıya kalmalarının başlıca nedenlerinden birisi budur. Ayağımızı yorgana göre uzatmıyoruz. Anlayamadığım diğer bir şey, gönderilen teknik direktörlerin yeniden çağrılmaları. Nasıl bir zihniyettir bu? Hocalara da kulüp yöneticilerine de şaşırıyorum. Aldınız başarısız, gönderdiniz; bir daha çağırmak ne iş? Bedava mı geliyorlar? Hayır. İşte Prosinecki örneği. 2012-13 sezonunda gelmişti. Birinci sezonu iyi (beşincilik), ikinci sezonu kötü. Hırvat hocaya Kayseri kapıyı göstermişti. Bülent Uygun’un ayrılmasıyla yeniden kucak açtı. Bir başka örnek: Mustafa Kaplan... Geçen sezon bitiminde MKE A.Gücü’nden ayrılmış, Metin Diyadin gelmişti. Diyadin, başkent ekibinde fazla kalmadı, işine son verildi. Peki yönetim kimi çağırdı? Yolladığı Mustafa Kaplan’ı... Şaka gibi... Bakalım önümüzdeki zamanda teknik direktör kıyımından daha kimler nasibini alacak? 

Kupada grup maçlarının eleminasyona dönmesi çok güzel. Neydi o öyle? Kar, yağmur, çamur, tribünler boş. Resmen külfetti. Eski başkan Aziz Yıldırım’ın bir sözü aklıma geliyor: “Yabancıya maç başına 15 bin dolar veriyoruz.” Ersun Yanal’ı anlamakta güçlük çekiyorum. Düne kadar gönderilsin dediği Adil Rami’yi kadroya almış. Yahu bu adamı alacağına hocam, bir genci listeye ilave etsene. Bu sığ düşüncelerin beni artık fazlasıyla rahatsız etmeye başladı. 

Kayseri-F.Bahçe maçı eksi 5 derecede oynandı. İki takım da bu soğukta bizleri ısıtırlar diye düşündüm ama yanıldım. F.Bahçe’nin hali yine içler acısı. Bu takımı izlemek işkence. Maç içinde doğru dürüst pozisyonu york. Ah Ersun Hoca ah! Ne zaman düzelteceksin kötü gidişatı? Tolgay, Alper, Mevlüt, oynamaya oynamaya futbolu unutmuş! Isla için bir parantez açalım; eğer gidecekse gönderin, kalacaksa da bol bol orta çalışması yaptırın. Bu kadar kötü orta yapanına hiç rastlamadım. Prosinecki, Kayseri’yi toparlamış. Genç Emre Demir’e hayran kaldım. 16 yaşına yeni girdi. Şımarmazsa gelecekte yıldız olur. Kayserispor, F.Bahçe’ye hep ters geliyor. Ligdeki ilk galibiyetini de Sarı-Kırmızılılar, F.Bahçe’den almıştı. Sarı-Lacivertliler, seyircisi önünde rövanşı alır. Tabii bir kaza olmazsa.