A+ A-

Haydi! Ütopyolar toplantısına

Girmekte olduğumuz yeni ortaçağ geçim-tutumbilimsel, toplumsal ve ekolojik olarak sürdürülebilir bir toplumsal yapı mı? Bu yeni ortaçağ meselesi iyice anlaşıldı mı? Hayır mı diyorsunuz? Haydi o zaman ütopyalar toplantısına, 1-7 Temmuz’da.
Yayınlanma tarihi: 22 Ağustos 2014 Cuma, 16:03

[Haber görseli]1994’ten beri yapılan ütopyalar toplantısını hiç duymuş muydunuz? İnsanlığın daha iyi bir dünya tasarımı gereksinimi özellikle de bir önceki toplumsal evrenin bağrında yeni bir toplumsal yapı oluşumunun filizlenmeye başladığı dönemlerde ortaya çıkagelmiştir.Bu yılki ütopyalar toplantısında hem yerel odaklı gündem konuları, hem de ana tema olarak ‘Yeni Ortaçağ’ ele alınacak. Hem dünya genelinde hem de Türkiye özelinde yeni ortaçağda kitle hareketleri, özellikle en sıcak konu olan millet, milliyet konuları masaya yatırılacak. Son gün isteyen herkesin katılabileceği bir genel tartışma-değerlendirme, öneriler toplantısı yapılacak.

 Şimdi ana temayı sevgideğer Cenk Özdağ’ın katkısıyla açımlamaya çalışalım.

Yeni Ortaçağ’a genel bakış

 ‘Yeni Ortaçağ’ kavramındaki ‘yeni’ olanın ne olduğu ortaya çıkarılmalıdır. Yaşadığımız çağla ‘ortaçağ’ın hangi özelliklerinin (karanlığı, bilim dışılığı, feodal ilişkileri) bağdaştırıldığı ve bu özelliklerin modern dönemin özelliklerini nasıl bastırdığı, yeniden nasıl dirildiği gibi konular önem arz etmektedir. Türkçe ‘Yeni Ortaçağ’ başlıklı ve İmge yayınlarından çıkmış iki kitap mevcut: Biri Alain Minc’in yazdığı ve Türkçe’ye çevrilen yapıtı, diğeri Alpaslan Işıklı’nın yapıtı. Yeni Ortaçağ yazınından önce Horkheimer’ın Akıl Tutulması kavramıyla incelediği, yine Frankfurt Okulu’nun diğer üyelerinden Marcuse’nin Tek Boyutlu İnsan’ı yaratan toplumsal düzen, Adorno’nun Kültür Endüstrisi kavramlarıyla benzer temaları ele aldığı düşünülürse konunun genişliği daha iyi anlaşılabilir. Marksist geleneğin dışında bambaşka bir açıdan içinde yaşadığımız dönemi ele alan Alan Sokal, Harry Frankfurt gibi adlar postmodernizm eleştirisine yönelerek benzer vargılara ulaşmışlar. Eagleton’ın Postmodernizm Yanılsaması, Zizek’in, Toscano’nun yapıtlarını da anmadan geçmeyelim.

Yeni ortaçağın yeni insanı

Yeni Ortaçağ’ın tıpkı ortaçağdaki gibi belirli bir karakteri olduğu düşüncesiyle bu karakterin dayandığı toplumsal zeminin dönemin insan tipini nasıl ürettiği ele alınmalıdır. Bu bağlamda yeni ortaçağın kendisini sürdürebilmesini sağlamak için gereksinim duyduğu insan tipini yaratmak için giriştiği bilinçli politikaların ötesinde, yeni üretim biçimleri, yeni topluluk biçimleri (cemaat, etnik öbek, hemşericilik, tarikatvari yapılar) önem arz etmektedir. Richard Sennett’in ‘Zanaatkar’, ‘Beraber’ gibi yapıtlarını, benzer biçimde Negri ve Hardt’ın ‘Duyuru’ adlı yapıtlarında yeni toplumsal sınıfları (Borçlandırılanlar, Medyalaştırılanlar vs.) ve bunların kesişimlerini kabaca da olsa sunmaya çalıştıklarını anımsatmış olalım.Öte yandan, son zamanlarda artan güvenlik teknolojilerinin gelişmesi, kapitalist rejimlerin topluma yönelik yeni rıza alma biçimleri, esneklik gibi yeni sömürme biçimleri de göze çarpan hususlardır.

Yeni insanın zihinsel yapısı

Toplumsal eşitsizlikleri genetik, insan doğası gibi temellere dayandırma konusunda çalışan bilimciler ortaya çıkmıştır; örnekse R.Dawkins’in Gen Bencildir yapıtı. Buna karşı bilimsel gerçeklerin ışığında devrimciler, hem toplumsal yapının hem de insanın karakter özelliklerinin değiştiğini savunmuşlardır.

Yeni ortaçağda ideolojik hegemonya

Bu bağlamda din (scientology, Cübbeli Ahmet vb.), astroloji, büyücülük (Harry Potter vb.), vampir öyküleri vb. çıkmaktadır karşımıza. Beri yandan dindar nesil yetiştirmek gibi ‘eğitsel’, mükemmel tasarım gibi ‘bilimsel’ olgular da göze çarpmaktadır!

Not: Ütopyalar toplantısını düzenleyenler Bilim ve Gelecek Dergisi ve Dağarcık Türkiye adlı örütbağ oluşumu. Sunuşçu ya da izleyici katılımları için adres ve telefonlar aşağıda.

İstanbul: Baha Okar, e-mektup: [email protected]; [email protected], tlf: 0216-3497172;

Karaburun: Savaş Emek, e-mektup: [email protected], tlf: 0533-3543241.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer