Sağ çıkmak mucize

TTK’den sahayı kiralayan rödovansçı şirket, ocağı taşerona vermiş!
Yayınlanma tarihi: 14 Ağustos 2014 Perşembe, 02:45

[Haber görseli]

Zonguldak’ta 9 işçinin şirketin geç haber vermesi nedeniyle 14 saat sonra kurtarıldıkları ocakta, “taşeron içinde taşeron” sisteminin uygulandığı ortaya çıktı. Ayrıca CHP’nin tespitlerine göre, işçilerin üzerinde madenci kıyafetleri yok. Elbiseler yanmaya açık. Çizmeleri “tarla çizmesi”.Ferdi kurtarıcıları, karbonmonoksit ya da oksijen maskeleri yok! İşçiler zaman zaman kasksız çalıştırılmış. Ocakta metal olması gereken her şey de ahşap ve çürük.

Genel Maden-İş Sendikası’ndan alınan bilgiye göre, ocağın bulunduğu sahayı Demir Madencilik, Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndan (TTK) rödovans yoluyla kiraladı. Demir Madencilik kiraladığı sahada taşeron şirkete iş verdi. Bu şirket de Erol Civelek’in sahibi olduğu Erci Madencilik Şirketi’ydi. Şirketin çıkardığı kömürü Demir Madencilik’e sattığı öğrenildi. Bir anlamda “taşeron içinde taşeron” sistemi uygulandı. Göçük de Erci Madencilik tarafından işletilen ocakta meydana geldi. Genel Maden-İş Sendikası Başkanı Eyüp Alabaş özellikle Kilimli ve Üzülmez bölgelerinde bu şekilde onlarca taşeron şirket bulunduğuna vurgu yaptı. Ocakta üretim eksiklikler nedeniyle geçen yıl Çalışma Bakanlığı tarafından durduruldu. Ocağa iki ayrı denetleme sonunda toplamda 25 bin lira para cezası kesildi. Eksikliklerin giderilmesi istendi. Ancak ocak “üretime hazırlık” adı altında çalıştı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, Manisa milletvekili Özgür Özel, Zonguldak milletvekilleri Mehmet Haberal ve Ali İhsan Koktürk ocakta incelemelerde bulundu. Akkaya ve Özel, heyetin izlenimlerini aktardı. CHP’ye göre, kazanın sorumluları 2013’te ocağı kapatıp sonra “başı boş” bırakan, takip etmeyen Çalışma ve Enerji Bakanlıkları. Heyetin tespitleri şöyle:

* Yeni faciaların yaşanması an meselesi. Göçükten kurtulan işçiler, kaçak bir madende çalıştıklarını ancak göçükten çıkarıldıklarında anladılar. Madenciler, “Biz burayı yasal bir maden sanıyorduk. Sigortamız yatıyordu. 1200 TL maaş alıyorduk” diyorlar.Madende şubat ayından bu yana kaçak üretim yapılıyor.

‘Dayıbaşı kaçak işletmeci’

* Elden ele bir sistem var ve şirket “Al sen bu madeni işlet, ne çıkarıyorsan çıkar, bana da şu kadar para ver’ diyor.Manisa Soma’daki madenlerde çok sayıda dayıbaşı varken, burada dayıbaşını madenin kaçak işletmecisi olarak görüyoruz. Kapatılmış maden bu dayıbaşına verilmiş, işçiler ise esas şirket tarafından sigortalatılmış.

‘Tarla çizmesi’

* Hastanede ziyaret edilen işçilerin kıyafetlerinden ayakkabılarına kadar üzerlerindeki hiçbir şey madenlerde giyilmesi gereken giysilerden değildi. İşçilerin ayaklarındaki standart madenci çizmesi değildi, bildiğimiz normal “tarla çizmesi” idi. Üstlerindeki kıyafet madenci kıyafeti değildi. Madenciler yanmadan, yaralanmadan koruyacak özel kıyafet yerine günlük kıyafetlerle çalışıyorlar.

Maske yok!

* Madencilerin ferdi kurtarıcıları, karbonmonoksit ya da oksijen maskeleri yok! İşçilerin yakınları, madencilerin zaman zaman kasksız dahi çalıştıklarını söyledi. Kesinlikle eğitim almadıkları, mevzuattan haberlerinin olmadığı ise yapılan görüşmelerde açıkça ortaya çıktı..

İkinci giriş yok

* İşçiler çalıştıkları yerin kapatılmış bir maden olduğunu bilmiyor. Ayrıca böyle bir şeyi patrona dahi soracak durumda değiller. “Nasıl soralım ekmeğimizin peşindeyiz” diyorlar. 1200 TL maaş alıyorlar, sigortalılar ama sendikaları yok. Ölümle sürekli burun buruna olduklarını ifade ediyorlar. Madenin, hava sirkülasyonunu da sağlayacak, ana yolda bir göçme olması halinde alternatif çıkış olarak kullanılacak ikinci bir girişi yok. Ocakta yapılan incelemelerde metal olması gereken her şeyin ahşap ve çürük olduğu tespit edilmiştir.

* Bakanlığın madenin mühürlü olduğunu açıklaması da, geçen aylarda madencilere mezar olan Şırnak açıklamasının bir benzeri, aynı zihnin ürünüdür! Görüştüğümüz uzmanlar kullanılmamak üzere kapatılmış olan madenlerin dinamitle girişlerinin göçertilmesi durumunda buralara yeniden girilemeyeceğini, bu şekilde kapatılması gerektiğini ve bunun kontrol edilmesi gerektiğini söylüyorlar, ama bakanlık böyle bir denetimi nedense yapmıyor. Türkiye’de bu tip kaç kaçak maden var kimse bilmiyor. Tehlike kapıda, ama bakanlık bu sorumluluğu üstlenmiyor.

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı da ocağın TTK’nin rödovansçısı Demir Madencilik tarafından, Erol Civelek’in sahibi oduğu şirkete verildiğine dikkat çekti. Kaymakçı, “Bu bölgede TTK’nin sahalarını kiralayan büyük firmalar taşeronla çalışıyor. Taşeron içinde taşeron... Böyle Zonguldak’ta çok ocak var” dedi. Cezaların da caydırıcılığı olmadığını ifade eden Kaymakçı, “Cezalarla bu iş olmaz. Ülkede işsizlik had safhada. İnsanlar çaresiz. Çaresiz oldukları için de çalışıyorlar” diye konuştu.

A+ A-