Kapat
A+ A-

‘Her cinayeti eşinize gönderiyor musunuz?’

Eski manken Filiz Aker'in oyuncu ve sunucu Vatan Şaşmaz'ın öldürdükten sonra intihar ettiği olaya dair görüntülerin medyaya yayılmasına ilişkin biri polis, dört sanığın "Gizliliğin ihlali, Görevi kötüye kullanma ile Ses ve görüntülerin kayda alınması" gerekçesiyle yargılandıkları dava bugün görülmeye başlandı. Hâkim olay yeri görüntülerini eşine gönderdiği için açığa alınan sanık polis Faruk Karaca’ya "Her cinayeti eşinize gönderiyor musunuz? Arşiv mi yapıyorsunuz?" diye sordu. Sanık Karaca ise kendisini, “O gün bir basiretsizlik oldu” diyerek savundu.
Yayınlanma tarihi: 08 Kasım 2018 Perşembe, 11:45

[Haber görseli]

İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, görüntüleri eşine attığı için açığa alınan sanık polis Faruk Karaca ile eşi sanık Sibel Karaca hazır bulunurken, sanık Didem Çolak’ı ise avukatı temsil etti.

Tutuksuz sanık polis Faruk Karaca, olay tarihinde Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev yaptığını söyledi. Olay tarihinde ihbar üzerine cinayetin yaşandığı otele grup amiri olarak gittiklerini belirten Karaca, "Gittiğimizde güvenlikler ve sağlıkçılar oradaydı. İlçe müdürümüz Caner Bey'e bilgi aktarmak için kısa bir görüntü çektim. Bu tür olaylarda genelde böyle yaparız. Görüntüyü müdüre WhatsApp’tan atacakken, eşim arayıp duruyordu. O arada görüntüyü eşime atmak durumunda kaldım. Yani meşgul olduğumu gösterir gibi bir durum oldu" diye konuştu.

‘Arşiv mi yapıyorsunuz?’

Karaca’nın beyanı üzerine hâkim, "Her cinayeti eşinize gönderiyor musunuz? Arşiv mi yapıyorsunuz?" diye sordu. Sanık Karaca, "O gün bir basiretsizlik oldu. Görüntüyü atarken Vatan Şaşmaz olduğunu bilmiyordum, yerde yüzüstü yatıyordu. Şaşmaz'ın sırtında mermi girişlerini görünce olayda üçüncü bir şahıs olabileceğini düşündüğüm için çektim. Cinayet Bürodaki arkadaşlara ekip göndermeleri için gönderdim. Ne bir basın mensubunu ne de sanıklardan Didem Çolak'ı tanımam. Olay yerini muhafaza altına alıp görevimi yapıp çıktım” diyerek cevap verdi. 1,5 senedir açıkta olduğunu aktaran sanık Karaca, “Çalışmıyorum, maaş almıyorum. Bir hata oldu bizim açımızdan. Başkaca bir art niyetimiz olmadı. Öğleden sonra arkadaşlar vasıtasıyla görüntülerin basına sızdırıldığını öğrendim. Görüntüleri eşimin aile grubuna yolladığını bilmiyordum. Ben bu olaydan bir menfaat temin etmedim, görevimi kötüye kullanmadım. Üzgünüm, gerçekten bir suç işleme kastım yoktu” diye konuştu.

‘Koleksiyon mu yapıyorsunuz?’

Sanık Sibel Karaca ise savunmasında eşinin her gün kendisini birkaç kez aradığını ancak olay günü hiç aramadığını, İstanbul'daki patlama gibi olaylarda, eşinin kıl payı kurtulduğu için kendisini merak ettiğini söyledi. Duruşma hâkimi Sibel Karaca’ya fotoğraflara ilişkin, "Koleksiyon mu yapıyorsunuz?" diye sordu. Sanık Karaca, "Eşim görüntüyü attıktan sonra, bir süre sonra ölenin kimliği tespit edilmiş. Eşim bana bunu da yazdı. Kardeşlerimle bir grubumuz vardı. Kız kardeşim Vatan şaşmaz ölmüş diye yazınca, 'Evet, görüntüsü de var' yazıp gruba görüntüyü attım. Ticari amaçlı değil, olayın şokuyla videoyu gönderdim. Kendisi çok sevdiğimiz biriydi, popüler bir insandı. Hiçbir şekilde art niyetim yoktu" dedi. Eşinin bir suçu olmadığını vurgulayan Sibel Karaca, "Eşim 1,5 yıldır zaten cezasını çekiyor. Suçlu benim. 1,5 yıldır mağduruz. Kirada oturuyoruz. Bir ceza verecekseniz bana verin. Sanıklardan Yakup benim erkek kardeşimdir. Ona da görüntüleri gönderdim. Amacım olaydan menfaat sağlamak değildi” diye konuştu.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Didem Çolak’ın savunmasının talimatla alınması için ikamet ettiği Antalya'daki Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılmasını hükmederek duruşmayı erteledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler