Cemevi’nde katledilmişti, 5’inci yılında anıldı

İstanbul Okmeydanı Cemevi’nin bahçesinde polis tarafından başından vurularak katledilen Uğur Kurt, ölümünün 5’inci yılında anıldı. Kurt’un faili olarak yargılanan polis Sezgin Korkmaz hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açılsada yalnızca 12 bin TL adli para cezası verildi. Kurt’un annesi Güllünaz Kurt, “Ben sadece oğlumun katilinin cezalandırılmasını istiyorum, adaleti istiyorum” dedi.
Yayınlanma tarihi: 22 Mayıs 2019 Çarşamba, 13:53

[Haber görseli]
Uğur Kurt, bir yakının cenaze törenine katılmak için 22 Mayıs 2014’te Cemevi’nin bahçesinde bulunduğu sırada polisin ateş etmesiyle başından vurularak hayatını kaybetti. Katledilişinin 5'inci yılında öldürüldüğü yerde saat 11.00’da anma yapıldı.

Anmaya onlarca yurttaş ile HDK eş sözcüsü ve HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, Hübyar Sultan Alevi Kültür Başkanı Dursun Önal, Demokratik Alevi Derneği Başkanı Bülent Çelikoğlu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Beyoğlu Şubesi ile Yalıncak Sultan Alevi Derneği başkanları, İstanbul, Arnavutköy, Okmeydanı, Örnektepe ve Sarıgazi Cemevi Başkaları katıldı.

“Hukuk, ‘parayı verin insan vurun’ diyor”

Anmada ayakta durmakta zorluk çeken ve konuşamalayan Uğur Kurt’un annesi Güllünaz Kurt, “Ben sadece oğlumun katilinin cezalandırılmasını istiyorum, adaleti istiyorum” dedi.
Türkiye’de ilk defa cemevinde bir insan katledildiğini söyleyen Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin’de “Polis Uğur’u bilerek vurdu. 12 bin TL ceza veren hukuk, ‘o parayı verin insan vurun’ diyor. Katil cezasız kalmamalı” çağrısında bulundu. Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, ülkede adeleti kaybettiklerini, Alevilerin de hiçbir zaman adalet bulamadığını ifade ederek, “Sistematik olarak her dönemde Alevilere karşı yoğun politikalar gerçekleştiriliyor. Cemevlerinin içerisinde insanlarımız katlediliyor. Bu ülkede insan hayatı ucuz. Oysa biz sevginin bu ülkede egemen olmasını istiyoruz. Daha demokratik bir ülke arzuluyoruz. Bu ülkede artık bu vahşetlerin son bulmasını diliyorum” dedi.

[Haber görseli]“Halfeti’de işkence yapan anlayışla aynı”

HDK eş sözcüsü Gülistan Koçyiğit ise bu ülkede Alevilerin de, Ermenilerin de katledildiğini, tescir edildiğini belirtti. Koçyiğit, bunun ülkenin geleneğine işlendiğini vurgulayanak, “Bu anlayışa biat etmemizi istiyorlar. Ama Ayeviler bugüne kadar buna biat etmedikleri için, sistemin Alevisi olmadıkları için her zaman hedef oldular. 2019’da hala kapısına çarpı konulan inancın mensuplarıyız. Uğur Kurt’u katleden anlayış ile birkaç gündür Urfa Bozova’da, Halfeti’de çocuk, kadın demeden karakol bahçesinde elleri arkadan kelepçeleyen, işkence yapan, tehdit eden anlayışla aynıdır. Bu Yezid anlayışıdır. İşte bu anlayışı yüryüzünden silinceye kadar mücadele edeceğiz” açıklamasında bulundu.

“Bu cinayet caminin avlusunda olsaydı, vicdanları nasıl bakardı?”

Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez’de Alevilerin ülkenin ötekisi olarak tanımlandığını, adalet taleplerinin hiçbir zaman görülmediğini belirterek, “Halkın eşit kullarıyız. Cinayet heryerde cinayettir. Katilin üzerindeki üniforma ne olursa olsan katildir. O yüzden katillerden hesap sorulmalı. Çorum, Sivas, Maraş’ta öldürülen, yakılan canlarımız hala oldukları yerde duruyorlar. Hala o sokaklarda onların seslerini duyuyoruz. Çünkü onlarda adalet bulamamışlardı, bugün burada Uğur’un de siseni duyuyor. Adalet Uğur içinde işlenmedi. Bütün isteğimiz eşit bir yurttaşlık. Şayet bu cinayet 500 metre ilerdeki caminin avlusunda olsaydı, Türkiye’deki sünnilerin tepkisi ne olurdu ? Vicdanları nasıl bakardı ? Meseleye toplumsal bakmak gerek. Toplumsal barışın şart olduğu gerçektir. Bugün Uğur’un katili cezalandırlamıyorsa bu Alevi’lerin sorunu değildir. Tam tersi bu katili savunanların, karşı çıkmayıp dilsiz şeytan oynayanların sorunu olduğunu görmemiz gerekiyor. Bu dilsiz şeytanlar bilsinki öldürülsekte hakkın va hakikatin yanında olmaya devam edeceğiz. Uğur bedeniyle Pir Sultan gibi tarihe yol verdi. Bu yol dilerim ülkeye barış getirir, konuşmayanları konuşturur” dedi.

25 yılla yargılandı, 12 bin TL ceza aldı

Kurt’un faili olarak yargılanan polis Sezgin Korkmaz hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ancak polis Sezgin Korkmaz, 3 yıl tutuksuz yargılandığı davada İstanbul 11’nci Ağır Ceza Mahkemesi “taksirden ölüme sebebiyet vermek”ten suçlu bulundu. Sanık polis önce 1 yıl 8 aylık bir cezaya çarptırılsa da daha sonra bu ceza da yalnızca 12 bin TL adli para cezasına çevrildi.

Anneye dava

Kurt’un annesi Güllünaz Kurt ise polis Sezgin Korkmaz’ın avukatı Tolga Yurdakul saat kordonuna zarar verdiği iddiasıyla dava açılmıştı.

Kanser oldular

Uğur Kurt’un babası Kemal Kurt 2017’de, annesi Güllünaz Kurt da 2016’da kansere yakalanmıştı. Baba 2018’de yaşamını yitirdi.

Cemevinde katledilen Kurt, Meclis'te anıldı

Uğur Kurt, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından mecliste anıldı. Meclisteki konuşması kapsamında, Kurt’un katilinin 12 bin 10 TL’lik bir para cezasına çarptırılarak serbest bırakıldığını hatırlatan Kenanoğlu, “Babası katledildiğinde 2 yaşında olan Uğur’un oğlu ise bütün bu acılar içerisinde annesiyle büyüyor. Ne yazık ki Aleviler açısından bin yıllık yazgı yine değişmemiştir. Katili ve adaletsiz yargıyı da lanetliyorum” dedi.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ali Kenanoğlu