Sendikal örgütlenmenin hep zor olduğu ülkede hak aramanın bedeli gittikçe ağırlaşıyor

Geçen yıl örgütlenmeye başladıkları Kale Kayış fabrikasında yetkiyi aldıktan sonra işverenin tavrının sertleşmesi ile başlayan süreç, işçinin eşinin ve çocuğunun darp edilmesine kadar vardı.
Yayınlanma tarihi: 23 Mayıs 2019 Perşembe, 02:34

[Haber görseli]Hukuk ve adalete olan güven yitimi, hukuk sisteminin hiçbir düzlemde olması gerektiği gibi işlememesi artık tahammülü zor olayların yaşanmasına neden oldu. Sendikal bir örgütlenme, emeğinin karşılığını alma çabası artık işçinin eşinin ve kendisinin darp edilmesine kadar vardı. Olaya ilişkin bilgi aldığımız Kale Kayış fabrikasında mart ayına kadar işçi olan ve örgütlendiği için işten atılan Rifat Erenoğlu, her şeyin işçilerin sık sık yaşanan iş kazalarına karşı iş güvenliği ve toplu iş sözleşmesi isteyen işçilerin sendikaya gitmesiyle başladığını anlattı.

Erenoğlu’nun verdiği bilgiye göre, geçen yıl mart başında işçiler Petrol İş sendikasında örgütlenmeye başladı. Üç ayrı adreste faaliyet gösteren Kale Kayış fabrikasında çalışan toplam 302 işçinin çoğunluğu sendika üyesi oldu.

Bakanlıktan yetki belgesinin alınmasıyla da sıkıntılı süreç başladı. Başı çektiği düşünülen iki işçi hemen işten atıldı. Kahve içmeleri gerekçe gösterilerek. Ayrıca çalışanlar tehdit edilmeye başladı. Takip eden günlerde de sendikaya üye olan altı işçiyi daha işten attı. Gelişmeler üzerine fabrikada 155 işçi iş güvenliği koşullarının sağlanması ve toplu iş sözleşmesi imzalanması talebiyle 6 Mart’ta iş bıraktı.

Jandarma fabrikada

Eylemin başlığı günden itibaren genellikle jandarma, onun yetersiz kaldığı durumlarda komandoların fabrikaya gelerek eylemdeki işleri belli bir alan içinde tuttuğunu anlatan Erenoğlu, iş güvenliği koşullarının sağlanması için İş Kur dahil gerekli tüm kurumlara dilekçelerin verildiğini dile getirdi. 2014 yılından önce iki işçinin ve bir itfaiye erinin yaşamını yitirdiği fabrikada, ciddi kazalar yaşandığının altını çizen Erenoğlu, bu süreçte işverenle görüşme talep ettiklerini söyledi.

Eylemdeki işçilerin çıkışını vermeyen işveren üretimin aksamaması için 200 civarında işçi alıyor. Bunların 30-40’nın Suriyeli ve ancak yüzde 10’nun çalışma kağıtlarının bulunduğu bilgisini veren işçiler, kaçak işçilerin genellikle gece çalıştırıldığını ifade ediyor.

Yedi aylık bebek

Akıllara durgunluk veren olay ise üç gün önce yaşandı. “Görüşme talebinizi kabul ediyorum, eşlerinizi alıp gelin” diyen işveren çağırdığı lokantada önce hakaret ettiği işçileri daha sonra oğluyla birlikte darp ediyor. İşçilerin anlatımına göre, işçilerin eşlerine seslerini yükselten işveren ve oğlu, yedi aylık bebeği de hırpalıyor.

Darp raporu alan işçiler suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, “Dayak yemek değil de eşlerimize seslerini yükselttiler, küçücük çocuğu incittiler, bu ağrımıza gidiyor. Bu yaşanan dağ başında değil, İstanbul’un hemen yanıbaşında yaşanıyor. Nerede hukuk, adalet...” dedi.

A+ A-