CHP'den Yıldırım'ın iddiasına yanıt

YSK'nin dün açıkladığı iptal kararı gerekçesi Binali Yıldırım'ın daha önceki yaptığı 'oylar çalındı' iddiasını doğrulamadı. CHP'li Muharrem Erkek, iddiasını 'hukuk diliyle söylemiş' diyerek yineleyen Binali Yıldırım'a yanıt vererek "Oyların çalımına dair en ufak bir ifade yok. 'Biz algı yaratmak için dedik. Biz siyaseten bunu söylüyoruz.' Bu durumda birilerine siyaseten hırsız denilebilir mi?" dedi.
Yayınlanma tarihi: 23 Mayıs 2019 Perşembe, 12:14

[Haber görseli]

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul seçimiyle ilgili gerekçeli kararına ilişkin, "250 sayfalık kararın tamamını okuduk. YSK'nın 250 sayfalık kararının ilk 12 sayfası AK Parti'nin itiraz dilekçesinin özeti, devam eden 84 sayfa YSK'nin yazışmaları, devam eden 104 sayfa 39 ilçe seçim kurulunun YSK'ya verdiği cevaplar ve tespitler, 38 sayfa da karşı oy yazısı var. Topladığınız zaman geriye yalnızca 12 sayfa kalıyor. 7 üye 17 gün boyunca 12 sayfa bir gerekçeyi yazmaya çalışmış ama maalesef o da yazılamamış." dedi.

Erkek, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, İstanbul'da oyların 31 Mart'ta 7 kişilik sandık kurulu, siyasi parti müşahitleri ve vatandaşların huzurunda şeffaf bir şekilde sayıldığını, sandık sonuç tutanaklarının, aralarında AKP ve MHP'nin üyelerinin de bulunduğu 7 kişilik kurul tarafından imzalandığını belirtti.

Seçim sonrasında yapılan itirazlar üzerine sandıkların yeniden sayıldığını, sonuç değişmeyince "sandık kurulu başkanlarının bir kısmının kamu görevlisi olmaması" bahanesiyle seçimin iptal edildiğini kaydeden Erkek, Ekrem İmamoğlu'nun hakkının hukuksuz bir şekilde elinden alındığını söyledi.

Seçimin iptaline ilişkin YSK'nin 250 sayfalık bir gerekçe yazdığını hatırlatan Erkek, "250 sayfalık kararın tamamını okuduk. YSK'nin 250 sayfalık kararının ilk 12 sayfası AK Parti'nin itiraz dilekçesinin özeti, devam eden 84 sayfa YSK'nin yazışmaları, devam eden 104 sayfa 39 ilçe seçim kurulunun YSK'ya verdiği cevaplar ve tespitler, 38 sayfa da karşı oy yazısı var. Topladığınız zaman geriye yalnızca 12 sayfa kalıyor. 7 üye 17 gün boyunca 12 sayfa bir gerekçeyi yazmaya çalışmış ama maalesef o da yazılamamış." diye konuştu.

Erkek, seçimin iptali için oy kullanan 7 üyenin "18 sandıkta sayım döküm cetvelleri boş, 90 sandıkta da imzalar eksik." tespitinde bulunduğunu aktararak, İstanbul'daki 31 bin 186 sandıktan yalnızca 108 sandıkta eksiklikler tespit edildiğine dikkati çekti.

YSK'nin 6 Mayıs'taki toplantısında verdiği hükümde bu 108 sandığa hiç değinilmediğini ifade eden Erkek, bunun, seçim sonucuna nasıl etki ettiğine dair 250 sayfanın içinde bir tek cümlenin olmadığını kaydetti.

Seçimin yenilenmesine karşı oy veren YSK Başkanı Sadi Güven'in gerekçesinde "İstanbul seçiminin sonucunu etkileyecek bir durum tespit edemedik." dediğini aktaran Erkek, kamu görevlisi olmadığı iddia edilen 754 sandıktan yalnızca 2 tanesinin sayım döküm cetvelinde eksiklik olduğunu belirtti.

Erkek, gerekçede, seçimin yenilenmesini isteyen 7 üyenin, "oy kullanma hakkı olmamasına karşı 706 kişinin oy kullandığını tespit edebildik." dediğini dile getirerek, Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki oy farkının 14 bine yakın olduğunu, bunun seçimin sonucuna etki etmeyeceğini vurguladı.

YSK'nin seçimi "bir kısım sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmaması" sebebiyle iptal ettiğini ifade eden Erkek, "Kararda, seçmenin iradesinin İstanbul seçiminde nasıl sakatlandığına ilişkin bir tek satır dahi yok. Seçmenin iradesi nasıl sakatlandı? Sandık kurulu başkanları bu 754 sandıkta nasıl yanlı davrandı? Seçmenin oyunu nasıl değiştirdi, nasıl çaldı? Bir tek cümle dahi yok." dedi.

"Seçmenin kusuru nedir"

Sayım döküm cetveli boş olan 18 sandıkta Yıldırım'a 2 bin 352, İmamoğlu'na 2 bin 167 oy, imzası eksik 90 sandıkta ise Yıldırım'a 12 bin 17, İmamoğlu'na ise 11 bin 853 oy çıktığını aktaran Erkek, "Kim yaptı bu usulsüzlüğü? Bu nasıl bir usulsüzlük? Nasıl bir organizasyon ki bu çeteleleri boş, imzaları eksik olan sandıklarda dahi Binali Yıldırım'ın oyları çok daha yüksek çıkıyor?" diye sordu.

Erkek, kamu görevlisi bulunmayan 754 sandıktan 532'sinde görev yapan sandık kurulu başkanlarının özel okullarda, kolejlerde öğretmenlik yaptığını, geri kalanların ise bankalarda çalıştığını, bu insanların yaptığı hiçbir usulsüzlük ortaya konulmadan seçimin iptal edildiğini kaydetti.

İstanbul'da 76 seçim kurulundan 65'inin 24 Haziran seçiminde olduğu gibi eksikliklerini bu güvenilir kişilerle doldurduğunu ifade eden Erkek, "Seçmenin kusuru nedir? Seçmen iradesi nasıl sakatlandı? Seçmen gitti özgür iradesiyle oyunu kullandı. O sandıkların hepsi sayıldı." diye konuştu.

Seçimin iptalini isteyen 7 üyenin hükme uygun gerekçe yazmadığını ileri süren Erkek, "7 kişi ne yapıyor? Sanki demokrasiye pusu kurmuşlar, toplanmaya devam ediyorlar. Hükmün dışına çıkarak 6 Mayıs'taki YSK toplantısında hiç konuşulmamış, iptal gerekçesi yapılmamış konuları da karara sokuyorlar. '108 sandık, sayım döküm cetvelleri, kısıtlılar...' Bunların hiçbiri aslında hükümde yok. Çok vahim bir tablo hukuk devleti adına." ifadelerini kullandı.

"Hiçbir şeye cevap verememişler"

Erkek, YSK'nin bu kararına kadar, Türkiye'de sandık başkanı ve sadık kurulu üyesi atamalarına dayanılarak iptal edilen hiçbir seçimin olmadığına dikkati çekerek, İstanbul seçiminin siyasi bir kararla iptal edildiğini savundu.

Yasanın, ilçe seçim kurullarına, sandık kurullarındaki eksikliklerin güvenilir insanlardan tamamlanabilmesi yetkisi verdiğine işaret eden Erkek, şunları kaydetti:

"(Gerekçede) hiçbir şeye cevap verememişler. Seçmen gitti 4 oy pusulası aldı aynı zarfa koydu, onların yalnızca bir tanesini geçersiz kıldılar. Onu da açıklayamamışlar. Aynı YSK, referandumda açıkça kanuna aykırı olduğu halde milyonlarca mühürsüz oyu geçerli kabul etti. O zamanki kanun ne diyordu? 'Sandık kurulları, eğer oy pusulalarını mühürlememişse, oy pusulaları geçersizdir.' Yasal görevini yapmamış sandık kurulu, buna rağmen YSK 'Ben, seçmenin iradesini sakatlayamam, sonuçta o sandıktan bir irade çıkmış, kanuna aykırı da olsa ben seçimi iptal etmem.' dedi. İstanbul seçimini niçin iptal ettiniz? Seçmen iradesinin nasıl sakatlandığını kanıtlamadan, seçimin sonuçlarına müessir olayları ortaya koymadan, bunları kimin ve nasıl yaptığını somut ve kesin delillerle ispatlamadan nasıl bunu iptal edebiliyorsunuz? Sizin sıfatınız yargıç olabilir ama siz hukuk insanı olamazsınız. Yastığa başınızı koyduğunuzda nasıl rahat uyuyabiliyorsunuz?"

Erkek, 38 sayfalık muhalefet şerhinde tam bir hukuk dersi olduğunu savunarak, "Orada hukuk var, 7 üyenin yazdığı 12 sayfada siyasi bir irade ve karar var. YSK'nin 7 üyesi bu kararla kendilerini aslında imha ettiler." diye konuştu.

"Başkan ve üyelerini kim belirledi"

Gerekçede, toplam 9 sandıkta Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilenlerin görev yaptığı bilgisinin yer aldığını aktaran Erkek, "Bu sandık kurulu başkanlarını, üyelerini kim belirledi? Kim atadı? Sayın Ekrem İmamoğlu mu, biz mi, seçmen mi? İlçe seçim kurulları belirledi. İlçe seçim kurullarında AK Parti'nin de üyeleri var." dedi. Erkek, bu 9 sandıkta da Binali Yıldırım'ın oylarının fazla olduğuna dikkati çekti.

Bunun artık bir demokrasi mücadelesi olduğunu vurgulayan Erkek, İstanbul seçmeninin 23 Haziran'da bir hakkı teslim edeceğine inandıklarını ifade etti.

Erkek, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, 'oylar çalındı' söyleminin hukuken değil, 'siyaseten bir söylem' olduğunu ifade etti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Erkek, "Bir hukukçu olarak üzüntüyle karşıladım. Bu, yalan söylediklerinin, oyların aslında çalınmadığının itirafı. Oyların çalımına dair en ufak bir ifade yok. 'Biz algı yaratmak için dedik. Biz siyaseten bunu söylüyoruz.' Bu durumda birilerine siyaseten hırsız denilebilir mi? Oyların çalınmadığını herhalde bu kararı görünce kendisi itiraf etmek zorunda kaldı diye düşünüyorum." yanıtını verdi.

"Gerekçeli kararda, 4 oy pusulasından 3'ünün geçerli, 1'inin geçersiz olduğuna dair bir bir şey yok. YSK, bu konuyla ilgili resen bir işlem yapabilir miydi?" sorusu üzerine Erkek, itiraz olmasa bile, tam kanunsuzluk varsa İstanbul seçmenine ve Türkiye'ye saygı gereği bunun açıklanması gerektiğini ifade etti.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım, Muharrem Erkek