Her cenazeye gitmek ikiyüzlülük

Belediye başkanlığı teklifini “Emanetçi olmam ve sorun çıkaran işlere imza atmam” diyerek kabul ettiğini belirten Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, “Ben buradayım. Başkanlıktan asla vazgeçmem. Seçmenin oyuna asla haksızlık etmem” diye konuştu.
Yayınlanma tarihi: 17 Ocak 2015 Cumartesi, 05:55

[Haber görseli]

Uzun bir aradan sonra sessizliğini sona erdiriyor Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü. Babaoğul Sarıgül meselesi, eşi Nazlı İnönü’nün ani açıklamaları, savcılığın konuya el atması, CHP yönetimine yöneltilen eleştiriler... “Ben buradayım. Başkanlıktan vazgeçmem. Her şeyden önce beni seçen seçmenin oyuna asla haksızlık etmem” diyor.

Aykırı bir belediye başkanı Hayri İnönü. Ve bunu her an, her haliyle belli ediyor. Esprileri, yüz mimikleri, doğallığı ile... “Eğer ölen kişiyi tanımıyorsam cenazesine, taziyeye katılamıyorum, bana ikiyüzlülük gibi geliyor. Popülist buluyorum. Biliyorum siyasette isem yapmam lazım ama beceremiyorum” diyecek kadar samimi. Çoğu zaman boşaltılan eski belediye binasındaki ofisinde, dar bir kadro ile çalışmalarını sürdürüyor. “Yeni binaya neden geçmiyorsunuz” sorumuzu “oradaki
başkanlık katı henüz tamamlanmadı ve gerçekten çalışmaya uygun durumda değil henüz” diye yanıtlıyor.

Yanında, Emir Sarıgül ve bazı başkan yardımcılarının istifası sonrası, başkan yardımcısı
olarak atanan eski Boğaziçi İmar Müdürü Erdoğan Yıldız ile Avukat Uğur Adnan Dinçer var. Bir grup gazeteci birlikte sohbet ediyoruz. Aslında yapmak istediklerini, projelerini anlatmak istiyor ama önce
Sarıgül konusunu anlatması konusunda ısrarcıyız. Kriz nerden patlak verdi? Başkanlık teklifi nasıl geldi? Emanetçilik konuşuldu mu? Konu nasıl çözülecek? Adli süreç işlediği için fazla konuşmak istemediğini belirtiyor ve Sarıgül’den de kendisi ve ailesinin şikâyetçi olmadığını, savcılığın açıklamalar üzerine soruşturmayı resen başlattığını anlatıyor. Yaşananların CHP’ye zarar vermesini
engellemeye çalıştığını belirtiyor.

Belediye Başkanlığı teklifini de iki şartla kabul ettiğini söylüyor: “Emanetçi olmam ve sorun çıkartacak işlere imza atmam” dedim. “Şartlarımı kabul ettiler. Bunun ötesinde kimseyle başka bir anlaşma yapmadım. Seçimi kazanınca birlikte çalışmaya başladık. Ancak fikir ayrılıkları ortaya çıkınca Mustafa Sarıgül döneminden gelen 25 birim müdürü ile Emir Sarıgül’ün yetkilerini aldım. Onun üzerine de herkesin bildiği şeyler yaşandı.”

Sarıgül’den 500 milyon borç kaldı

Yılbaşı kutlamaları yapmadığı için eleştirilen İnönü, belediyenin borçlarına vurgu yapmıştı. Kendisine belediyenin ne kadar borcu olduğunu soruyoruz. Sarıgül’den kendisine 500 milyon lira borç kaldığını söylüyor. Borçların büyük bölümünün vergiler nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile sigorta ödemelerini kapsadığını ve hemen hemen her belediyenin bu tür borçları olduğunu belirtiyor.

‘Eşim dobradır’

Sorular peş peşe yığılınca Mustafa Sarıgül’den eşi Nazlı Hanım’ için samimi açıklamalar geliyor...

“Çok eskiden beri tanıyorum, amcamın milletvekilliğinden beri...” diye başlıyor. “2009 yılında Sarıgül bana belediye meclisi üyeliği teklif etti. Ben ‘düşünüp aileme danışayım’ dedim. Akşam evde Nazlı’ya konuyu açınca ‘neden hemen kabul etmedin’ diye çıkıştı bile bana...” Ama araya şunu da ekliyor: “Daha önce AKP kurucu üyeliği de teklif edilmişti, adını açıklamak istemediğim bir dost tarafından. Hemen reddetmek ayıp olacağı için onlara da ‘aileme de danışıp kararımı vereyim’ demiştim ve akşam eve gidince Nazlı ‘neden hemen reddetmedin?’ diye yine çıkışmıştı..”

“Biraz size Nazlı’yı anlatmalıyım sanırım” diyor gözleri parlayarak. Gümüşhaneli Kadirbeyoğlu
ailesinden geldiğini, baba tarafından dedesinin Atatürk’ün ilk maliye bakanı olduğunu, aileden CHP’liliklerini, 17 yaşında nişanlandıklarını, eşinin okula devam ettiğini, Boğaziçi Üniversitesi Matematik ve Felsefe bölümlerini bitirdiğini, ardından yüksek lisansını Mantık üzerine yaptığını ve halen İstanbul Üniversitesi Mantık Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesi olduğunu anlatıyor, “Eşim dobradır, grisi yoktur” diyerek...

Mahmut Şevket Paşa’da yerinde dönüşüm planı

“Şişli Belediyesi deyince Nişantaşı, Teşvikiye, Şişli geliyor akla ama buraları belediyenin sadece yüzde 30’u. Gerisi orta ve orta altı kesimin yaşadığı yerler. Ne yeşil alanı kaldı Şişli’nin ne
de inşaat yapılacak yeri. Tek inşaat yapılacak sorun çıkaracak alan Ayazağa ve Maslak vardı. Onlarda seçim öncesi Sarıyer’e devredildi” diyen İnönü, bundan da memnun olduğunu dile getiriyor.
Ve “Ben sosyal belediyecilik yapmak istiyorum” diyor. Özellikle Berkin Elvan’ın öldürüldüğü Mahmut Şevket Paşa Mahallesi’nin ciddi biçimde sorunlu olduğunu ve burada “yerinde dönüşüm” yapmak istediklerini, bunun için de bir çalışma yaptıklarını, projenin 18 bin kişiyi ilgilendirdiğini vurgulayan Hayri İnönü, Şişli’de yeşil alan olarak kalan üç noktadan birinin Darülaceze binalarının
bulunduğu arazisi olduğunu, bu araziye de inşaat planı olduğunu duyduğunu ama kendilerine bir müracaatın olmadığını anlatıyor. İnönü, başvuru olması halinde kendisinin o alanda bir inşaata izin vermeyeceğini belirtiyor.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Adnan Dinçer, Mustafa Sarıgül, Hayri İnönü