Kapat
A+ A-

Meclis’te ‘Muhabbet’ Sokakta ‘Ölüm!’

Parlamento Kulisi
Yayınlanma tarihi: 16 Şubat 2015 Pazartesi, 03:24

[Haber görseli]

“Nihayet” denildi, “Meclis kadına yönelik şiddetin sebeplerini araştıracak”. “Nihayet, birileri kadınların sesini duydu...” Bugüne kadar da Meclis’te kerelerce toplandı TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu. Ama gelin görün ki komisyonun, “Şiddetin nedenleri ne, niye karşı cinse şiddet uygular bir insan? Kadınlar neden sürekli şiddet görür, hatta şiddet sonucu yaşamını yitirir? Türkiye’de eksik olan ne? Eğitim mi? Yoksa erkeklerin yetiştirilme tarzı mı” sorularının sebepleriyle gündeme gelmesi gerekirken, AKP’li milletvekillerinin “aslında diğerlerinden hiç de farkı olmayan” söylemleriyle çok konuşuldu. AKP İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, “mahallenin namusu”kavramını getirdi gündeme, “Mahallenin namusu diye bir şey geliştirebiliriz, o mahallede birisine yönelik bir şey yapılıyorsa herkes ona sahip çıkar ve hakikaten de yapanı neredeyse ifna eder” dedi. Sonra bu da yetmedi; “Belediyelerin dışında da müftülüklerimizde ve düzenlemeye uygun camilerin içinde isteyenler nikâh akitlerini yaptırabilmeliler” görüşünü dile getirdi. Daha durun, bitmedi. Uçma’dan sonra AKP’li bir diğer milletvekili, komisyon üyesi Murat Göktürk, “Kadınlara bir şey verilmemeli. Kadınlar kendi gayretleriyle bunu elde etmeliler. Kadın hak etmeli” dedi. Şimdi merak edilen şu: Henüz 20 yaşında gencecik bir kız, Özgecan Aslan, evine gitmek üzere bindiği bir minibüste hunharca saldırıya uğrarken, sonrasında gencecik vücudu yakılırken, anne ve babası gözyaşlarına boğulurken “sizin mahallenin namusu” mu koruyacaktı Özgecan’ı? Hâlâ kadınları “mini etek, dekolteye” indirgeyen zihniyet mi suçlu yoksa?

Grev Ertelemesine Nâzım’lı Tepki

Bakanlar Kurulu’nun 29 Ocak’ta Metal-İş Sendikası’nın grevini 60 gün süreyle “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesiyle ertelemesi çok tartışıldı. CHP’li Musa Çam,TBMM Genel Kurulu’nda tepkisini şu sözlerle ortaya koydu:

“Burada iki temel nokta var. Bir, milli güvenliği gerçekten etkiliyor mudur metal işkolunda, otomobil sektöründe, buzdolabında, çamaşır makinesinde, mikrodalga, demir-çelikte grev? Milli güvenliği engelleyen ne var ki Bakanlar Kurulu toplanıp bunu milli güvenlik gerekçesi yaparak grevi erteliyor? İkincisi, gerçekten 29’unda Bakanlar Kurulu toplanmış mıdır, toplanmamış mıdır? Bizdeki verilere göre 29’unda Bakanlar Kurulu’nun toplanmadığı açık ve net. 29’unda Sayın Başbakan’ın programı: Saat 11.00’de törende Sayın Başbakan. Saat 13.00’te Cumhurbaşkanı’yla görüşme yapıyor. Saat 15.30’da Genelkurmay Başkanı’yla görüşme yapıyor. Saat 16.30’da MİT Müsteşarı’yla görüşme yapıyor. 17.00’de çözüm süreciyle ilgili bir toplantıya katılıyor. Sayın bakanlar, siz 29’unda katılmadığınız Bakanlar Kurulu’nda elden imzayla grevi erteliyorsunuz. Milli güvenliği ilgilendiren bir konuda mutlaka Bakanlar Kurulu’nun toplanıp karar alması gerekiyor? Milli güvenliği etkileyen nedir? Ülkede savaş mı var, Türkiye Rusya’yla, İran’la, Irak’la, Suriye’yle, Yunanistan’la savaş mı yapıyor, kendi içimizde mi bir savaş var? Bu antidemokratiktir, hukuk dışıdır, yasadışıdır.”

AKP’nin 13 yıllık iktidarı döneminde 13 kez grev ertelediğini de anımsatan Çam, Nâzım Hikmet’in şu dizeleriyle protestosunu dile getirdi:

“Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim/ Akarsuyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı/Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: Çürüyen diş, dökülen et/ Bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecektir/ Ve elbette ki, sevgilim, elbet/ Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya/ Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: İşçi tulumuyla bu güzelim memlekette.”

Meclis’te Prestij, Sokakta Gözaltı

Tüm partilerin iki yıl önce ortak önerisiyle sunulan “milletvekillerine özel ayrıcalıklar” getiren öneri, komisyondan jet hızıyla geçtikten sonra muhalefetin imzasını çekmesiyle gündemden düşmüştü. Bu kez TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından tekrar getirilen yasa önerisi, “trafikte geçiş üstünlüğü” ve “vekil araçlarına cezasızlık” düzenlemelerinin dışında eski öneride ne varsa aynen geri getiriyor.

Ne zaman milletvekillerinin maaşları ve sahip olduğu olanaklarla ilgili bir haber gündeme gelse milletvekilleri, diğer üst düzey bürokratlarla aynı haklara sahip olamamaktan şikâyet eder ve milli iradeyi yansıtan vekiller için bu gibi düzenmelerin yapılması gerektiğini savunur. İşte TBMM gündemine yeniden getirilen önerinin bir boyutunu da bu amaç oluşturuyor:

“Milletvekilliğinin prestiji.”

Meclis’e bu düzenleme getirilirken, sokakta ise bambaşka bir kanun geçerli. Meclis’teki düzenlemeyle vekillerin birinci derece yakınlarına ömür boyu diplomatik pasaport verilmesini öngörürken, sokakta geçerli olan kanuna göre demokratik bir eyleme katılan milletvekili ve birinci derece yakını gözaltına alınabiliyor.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam katıldığı demokratik bir eylemde polisle tartışmaya girmesi üzerine gözaltına alınma girişimiyle karşı karşıya kalırken, bu duruma itiraz eden birinci derece yakını olan oğlu Erdal Çam ise gözaltına alınıyor.

Özetlemek gerekirse Meclis’te milletvekiline prestij düzenlemesi, sokağa çıkınca gözaltına dönüşüyor!

TBMM Genel Kurulu’nda iki haftadır ertelenen iç güvenlik paketi henüz hayata geçmeden yaşananlar “ön gösterime” benzerken, bir de paketin yasalaşması durumunda neler olacağını sormadan edemiyoruz.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Cemil Çiçek, İsmet Uçma, Murat Göktürk, Musa Çam

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler