Kapat
A+ A-

Erdoğan'ın pazarlık tutanağı ortaya çıktı: 3 milyar avro ise hiç konuşmayalım

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mülteci krizi ile ilgili AB yetkilileri Jean Claude Juncker ve Donald Tusk ile yaptığı görüşme tutanakları ortaya çıktı. "Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarınnı açıp mültecileri otobüslere bindirip göndeririz. Eğer iki yıl için 3 milyar avro verecekseniz hiç konuşmayalım."
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 08 Şubat 2016 Pazartesi, 15:41

[Haber görseli]

Financial Times Avrupa Diplomatik Editörü Alex Barker’ın bir Yunan sitesinden alarak yayınladığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve üst düzey AB yetkilileri Jean Claude Juncker ve Donald Tusk arasında geçtiğimiz ekim ayında gerçekleşen mülteci krizi toplantısının notlarını tartışıyor.

Erdoğan'ın G-20 sırasında AB Konseyi Başkanı Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Juncker'le yaptığı görüşmenin tutanakları basına sızdı. Taraflar arasında yaşanan mülteci pazarlığını ortaya koyan tututanaklar, AB İlerleme Raporu'nun Erdoğan'ın isteği üzerine seçim sonrasına ertelendiği belirtiliyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle kasım ayında mülteci krizine karşı ortak eylem planı imzaladıktan sonra dahi sıkı pazarlığı sürdürdüğü ortaya çıktı. Yunan haber sitesi euro2day.gr, Erdoğan’ın G-20 zirvesi  için Antalya’ya gelen AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile yaptığı üçlü toplantının tutanağını sızdırdı. Aggeliki Papamiltiadu imzalı haberde “Ankara vaatleriyle müzakere masasına getirdiği AB’ye tehdit ve şantaj uyguladı” denildi. İşte çarpıcı ifadelerle dolu o tutanaklar:

İki yıl için 3 milyar avro verecekseniz, konuşmaya gerek yok

Tusk: İki yılda 3 milyar avro ödenmesi için anlaştık ama Davutoğlu’nın yılda 3 milyar istediğini öğrendim

Erdoğan: İki yıl için 3 milyar avro verecekseniz, konuşmaya gerek yok. AB’nin parasına muhtaç değiliz. Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarını açıp mültecileri otobüslere doldururuz. Yunanistan’a kriz sırasında 400 milyar avro verildi. Bu paranın bir kısmıyla Suriye’de güvenli bölge kurup mülteci sorununu tamamen çözebilirdik.

Juncker: Türkiye dört yılda 8 milyar avro harcadı...

Erdoğan: Biz o parayı kamplara harcadık. İnsani davranıyoruz. Kızlarım mülteci kampına gitti, ağlayarak döndü. (BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Antonio) Gutteres bundan iyi kamp görmediğini söyledi.

Tusk: Kamplar gerçekten iyi ama Yunanistan’a Avro Bölgesi’ni kurtarmak için kredi verildi, böyle karşılaştırmalar yapmamalısınız.

Erdoğan: Bu da Schengen’le ilgili, o da bir Avrupa projesi.

Tusk: AB zor durumda, Paris saldırısından sonra Schengen Anlaşması iptal edilebilir. Bu yüzden sizinle anlaşmak istiyoruz.

Erdoğan: Anlaşma olmazsa mültecileri nasıl durduracaksınız, öldürecek misiniz?

Tusk: AB kendini daha az çekici yapabilir ama istediğimiz çözüm bu değil.

Erdoğan: AB, Türkiye kıyılarında boğulan bir çocuktan fazlasıyla karşılaşır. 10 ila 15 bini bulur. Bununla nasıl başa çıkacaksınız? Paris’teki saldırılar yoksulluk ve dışlanmışlıkla ilgili. Bunlar cahil insanlar, Avrupa’da terörist olmayı sürdürecekler.

Siz istediniz, raporu erteledik

Juncker: Schengen dağılırsa Türkiye AB’ye vize muafiyetinden faydalanamaz, Ankara ikili anlaşmak zorunda kalır. Anahtar Türkiye’nin elinde, ama 5 Ekim anlaşmasına uyulmazsa başka çözümler aramak zorunda kalırız. İlerleme raporunu Türkiye’deki seçimlerin sonrasına ertelediğimizi hatırlatırım. Bu erteleme yüzünden eleştirildik. Para konusunda ben ya da Donald (Tusk) rakamlarla oynayıp duramayız, iki hafta içinde netleştirmeliyiz. Yeni fasıl açmayı da kabul ettik.

Erdoğan: Erteleme AKP’nin seçimleri kazanmasına yardım etmedi. Zaten rapor da bir hakaretti. Bu raporu kim hazırladı? Nasıl böyle şeyler yazarsınız?  Bu gerçek Türkiye değil, gerçeği öğrenmek için bana hiç gelmediniz. Bu raporlar yüzünden Türklerin çoğu AB’ye üye olmak istemiyor. İlerleme göstermemize rağmen fasıl açılmıyor. AB zirvelerine katılırdık, 11 yıldır bizimle görünmek istemiyorsunuz. 5 yıldır da yeni fasıl açmıyorsunuz.

Juncker: Siz istediniz diye raporu erteledik. Yoksa niçin eleştirilmek isteyelim? Avrupa’yla uzlaşmak istediğinizi sanmıştım, şimdi kendimi kandırılmış hissediyorum.

Erdoğan: Bize verdiğiniz tek bir sözü tuttunuz mu?

Juncker: Gerekli kaynaklar toplanıyor, müzakereleri ve vize muafiyetini hızlandırmaya çalışıyoruz, ama bunlar kolay kararlar değil

Erdoğan: AB Türkiye için hiçbir şey yapmadı. Para Türkiye değil mülteciler için. Üstelik üyelik öncesi fonlarımızdan kullanıyorsunuz. Tek bir fasıl da açılmadı. 53 yıldır bekliyoruz. Bizimle dalga geçiyorsunuz.

Juncker: Türkiye bu 53 yıl boyunca bir demokrasi değildi.

Erdoğan: Almanya ve Britanya da değildi, büyük bir savaşa da yol açtılar. Yunanistan, Portekiz, İspanya da değildi. Juncker Türkiye’yi Lüksemburg’la karşılaştırmamalı, Lüksemburg Türkiye’de bir şehir gibi.

Brüksel'de sizi prens gibi ağırladık

Juncker: Çok yoğun çalışıyoruz, Brüksel’de sizi prensler gibi ağırladık.

Erdoğan: Prens gibi mi? Tabii ki, ben bir üçüncü dünya ülkesini temsil etmiyorum...

Juncker: AB hiç 28 artı 1 zirvesi yapmadı ama Türkiye için hazırız

Erdoğan: Ben de öyle yapardım ama bunu yüzüme vurmayın. 80 milyon insanı temsil ediyorum. Juncker’ın böyle konuşması saygısızlık. AB Türkiye’yi istemiyor diye düşünüyorum. Öyleyse bize açıkça söyleyin, biz de rahatlayalım.

Tusk: 29 Kasım’a dek anlaşmalıyız, böyle tartışmayı sürdüremeyiz. Üye ülkeleri mülteciler için para vermeye ikna etmek kolay değil. Sizi kandırmaya çalışmıyorum, ama 28 üyenin hepsi gemide olmalı.
Feridun Sinirlioğlu: Ama 3 milyar avro hakaret.

 

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

[Haber görseli]

 

Comment disclaimer
comments powered by Disqus

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler