Kapat
A+ A-

Akademisyenlere 'barış' cezası

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin bildirisine imza atan akademisyenlerden 505’i hakkında üniversite yönetimleri tarafından soruşturma açıldı. 37 akademisyen de görevden alındı.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 02 Mart 2016 Çarşamba, 21:03

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi tarafından yayımlanan bildiriye imza atan akademisyenlere baskılar ürküten rakamlara ulaştı. Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin verilerine göre kamu üniversitelerinde tam 440 akademisyene idari soruşturma açıldı, 27 akademisyen görevden uzaklaştırıldı. Vakıf üniversitelerinde ise 65 akademisyene idari ve adli soruşturma açıldı, 10 akademisyen de görevden alındı.

Haklarında soruşturma açılan ve işlerine son verilen akademisyenler yaşadıklarını anlattı. Düzce Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Latife Akyüz, bildiriye imza atarak barışın yeniden tesis edilmesini istediklerini söyledi. Kendilerine yapılan saldırılar nedeniyle geri adım atmayacaklarını vurgulayan Akyüz, “Ülkenin yakıcı bir gerçeğini dile getirdik. Bu ülkede 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan, başlatılan saldırılarda artık nefes alamaz duruma gelmiştik. Biz bildiride ‘barış olsun, çözüm sürecine geri dönülsün, insanlar, çocuklar ölmesin’ istedik. Her birimize tek tek imzalarımızı çekmelerimiz istendi, baskı gördük, gözaltına alındık, yakalama kararları çıktı. Ama geri adım atmadık, atmayacağız” diye konuştu.

‘Barış istemek suç oldu’

Bildiriye imza attığı için Nişantaşı Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü’ndeki sözleşmesi yenilenmeyen öğretim üyesi Yrd. Doç Muzaffer Kaya da barış ve demokrasi istedikleri için kendilerinin linç kampanyasına maruz kaldıklarını söyledi. Kaya, “Bizler söylediğimiz sözün arkasındayız. Yalnızca barış istedik. Herhalde dünyada barış istemenin suç olduğu başka bir ülke yoktur diye düşünüyorum. Barış ve demokrasi istemeye devam edeceğiz” dedi.

 ‘Bildirinin arkasındayız’

İşine son verilen İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden tek imzacı Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim Yenigün ise şunları kaydetti: “Önce uzaklaştırma ile okuldan ayrıldım. Geçen hafta bir köşe yazarının şahsım üzerinden üniversiteye saldırması ile işime son verildi. Halbuki soruşturmanın lehime sonuçlandığı bilgisini almıştım. Bize bildiriyi yanlışlıkla imzaladılar diyerek çocuk muamelesi yaptılar. Sanki çalışkan öğrenciler yaptı bir yanlış farkında değil gibi saygısızca davranıldı. Biz okuyan yazan insanlarız. Bildirimizin arkasındayız.”

Comment disclaimer
comments powered by Disqus

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler