Yıldırım: Başkanlık sistemine geçtiğimizde Genelkurmay Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmalıdır

Binali yıldırım katıldığı televizyon programında askeri birliklerin şehir dışına taşınacağını söyledi.

cumhuriyet.com.tr
23 Temmuz 2016 Cumartesi, 22:07

Başbakan Binali Yıldırım katıldığı televizyon programında gündemi 15 Temmuz gecesi ve gündemdeki konalrı değerlendirdi. Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaşadıklarının anlatırken “Gerede'den ayrıldık, Samsun istikametine Ilgaz Tüneline gittik tünelde kaldık. Yaptığımız temelini attığımız tünel bize sığınak oldu. Artık gün ağarmış vaziyette. Karşıda bir jandarma aracı var. Biz yaklaşınca ateş etmeye başladılar” dedi ve aracından karşılık verildiğini söyledi.

Dolmabahçe ofisinde saat 21:00 gibi çalışmalarımız tamamlandı ve Tuzla'ya hareket ettim. Köprü'yü geçtikten 10 dakika sonra köprünün tutulduğunu öğrendim. Benim yakın korumama bu haber iletildi ve eşten dosttan duydum. Aradılar "Sayın Başbakanım bu olaylardan bilginiz var mı?" diye sordular. Akşam 10 civarı eve vardım.

Genelkurmay Başkanı'nın telefonu çalıyor cevap vermiyor, İçişleri Bakanı'nın telefonu ise kapalıydı. Hemen Ankara Valisi, İstanbul Valisi ve Emniyet Genel Müdürü'nü aradım. Baktım iş kötüye gidiyor. Tanklar, uçaklar çıkmış. İşin adını koymak gerekiyor. Bu bir kalkışmadır, milli iradeye karşı, demokrasiye karşı, silahlı bir eylemdir. Bunu vatandaşlarımıza hemen bir tv kanalı ile bağlantı kuruldu ve aktardık. Ben insiyatif alarak bunun emir komuta dışında bir olay olduğu kararını aldım. Sonra benim beyanatımı duyan bazı komutanlar, komuta kademesinin bilgisi dışında bir olar, bu bir kalkışma dedi.

Daha sonra halka da bir çağrım oldu. "Merak etmeyin, biz bu çapulculara pabuç bırakmayacağız, hesabını en ağır şekilde ödeyecekler" dedik. Adım adım sorular soruları getirdi. Bu yapının FETÖ terör örgütü olduğunu anladık. Adını da koyduk. Gece yarısından biraz önce idi.

“Cumhurbaşkanımızla ‘ölmek var dönmek yok’ dedik”

Bu arada tanklar ilerliyor. Cumhurbaşkanımız ile temasa geçtim. Telefonda konuştum. O da bir şeylerin ters gittiğini biliyordu. Bir takım olayların yayılarak devam ettiği kanaati onda da vardı. Ölmek var dönmek yok dedik. Milletimizden taraf olmasını istedik. İnsanlar akın akın bu işgalcilerin olduğu noktalara akın etti. Bu üniformalı teröristler doğrudan helikopterlerden insanları taradılar.

Tuzla'dan Sabiha Gökçen'e geçecektik ama orası güvenli değil dedik. Tanklar yolda bizi durdurmaya çalıştı. Süratle uzaklaştık. Atlattık.

Bir yandan Sayın Cumhurbaşkanımız ayrılma planı yapıyor, bulunduğu yer güvenli değil. Biz de bu hava akımlarını durduralım dedik.  Hava Kuvvetlerinden Kuvvet Komutanı'nı aradık. Eskişehir'de hava savunma bölgesinde generallerle konuştum. Onların anlattıkları daha vahim. Diyarbakır, Balıkesir, Akıncılardan izinsiz kalkan uçaklar bombalıyorlar dediler. Neden bunları baskılamıyorsunuz dedim. Araçlarımız yüklü değil diyenler oldu. Bu benim çok canımı sıktı. Size emrediyorum, derhal bu saldırıları püskürtmek üzere uçakları kaldırın dedim. Komutanın biri yazılı emir yollayın dedi. Bunun hesabını soracağım senden dedim. O isim şu an gözaltında.

“Jandarma bize ateş açtı”

Bir yandan yola devam ediyoruz. Gerede'den ayrıldık Samsun istikametine Ilgaz Tüneline gittik tünelde kaldık. Yaptığımız temelini attığımız tünel bize sığınak oldu. Artık gün ağarmış vaziyette. Karşıda bir jandarma aracı var. Biz yaklaşınca ateş etmeye başladılar. Karşılık verildi. Şöforumuz hemen geri vitese taktı. Atış menzilinden çıktık. Tali yoldan Ilgaz merkeze geldik ve Kaymakama konuk olduk.

Bu terörist ama hasta bir terörist. Dini kullanıyor ve suçuna ortak etmek için her şeyi yapıyor. Amerika Başkan Yardımcısına bu adamı daha fazla muhafaza edemezsiniz dedim, bir an önce bu suç makinasını teslim edin.

Ankara'da 24:30 civarında basın toplantısı yaptık. Cumhurbaşkanımız o sırada havalimanında halka hitap etti. Milletin yüreğini ferahlattı. Vatandaş meydanlara indi tankları durdurdu. Bu iman takdire şayan. Vatandaşı hesap edemediler.

Her şeyi yeni baştan ele almamız lazım. Her türlü tedbiri alacağız. Bu süreç yaşanan bir dizi hatanın ortaya çıkması bunlara yönelik tedbirlerin alınması sürecidir. Çok köklü tedbirlerimiz olacak. Askeri birlikler şehir dışına taşınacak.

Askeri Şura'yı Çankaya yerleşkesinde yapacağız. Burada sadece terfiler tayinler konuşulmayacak. 15 Temmuz'da ülkemizin yaşadığı başarısız silahlı darbe de konuşulacak.

Ele geçen dökümanlarda ciddi bir emek olduğunu görüyoruz. Çeşitli illerdeki ordu komutanları mecburen inanmışlar. Biz bir komata kademesiyle alakalı bir iş değil deyince anlamışlar.

Başkanlık sistemine geçtiğimizde Genelkurmay Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı'na bağlanmalıdır. Akıncı'nın bombalanamsı emrini ilk ben verdim. Ayak sürdüler. Sonra Cumhurbaşkanımız aradı. Genelkurmay Başkanı 'Beni bıraktılaar, beni buradan aldırın dedi'. Orada bana anlattı. Sizi kannat önderimizle görüştürelim dediler  ebn kabul etmedim dedi Akar. Şikayette de bulundu.

Galip Mendi tedavi görüyor. belirli bir süreden beri devam eden ciddi bir rahatsızlığı olduğu söylediler. Silahlı kuvvetler eksikliğe mahal vermeden ihtiyaçlarını karşılayacaktır.

İDAM CEZASI

Canımızı yakan bir iştir. insanlar malesef çok acı bir şekilde gözü dönmüş canlar tarafından şehit edildiler. Halkta büyük bir öfke var. Vatandaş hala demokrasi nöbeti tutuyor hala. Yarın CHP Taksim'de, biz de destek veriyoruz.

Olayın olmasından yarım saat içinde Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile görüştüm. Açıkça biz bunu asla kabul etmiyoruz, darbenin her türlüsünde karşıyız dediler.
Bu milli duruş sebebiyle bütün partilere teşekkür ediyorum. Bu işin kahramanı millettir. Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız bu çapulculara teslim etmeyeceğiz beyanı bunun üzerine halkın meydanlara inmesi, hükümetimizin kararlığı ile bu belayı def ettik.

Rus uçağını düşüren pilotlar gözaltında. Bizim vatandaşalaımızın idam talebini aldık. Bu mesaja duyarsız kalamayız. bu konuyu diğer partilerimiz ile görüşeceğiz. Bu bir Anayasa değişikliği gerektiryor. Bunun alt yapısının oluşturulması gerekiyor. Merak etmesinler, şehitlerin kanı yerde kalmayacak. İntikam duygusu ile değil adalet ile hareket edeceğiz.

Gözaltı süreci devam ediyor bazılarının tutuklamaları gerçekleşti. Herhangi tatsız bir şey yaşanmaması için güvenlik önlemleri alınıyor.

Gözaltına alınan sayısı 13002. Bunlardan 1329'u polis 8831 asker.

(Tutuklu hakim ve savcılar) Mutlaka geçmişte aldığı karar esnasında tutuklu değildi, sanıktı değildi. Geçmişteki işleri taşımak ne kadar hukuki bilemiyorum. Bizim ABD dediğine itibar etmemiz doğru olandır, aksi ispat edilmedikçe. Bu konuları bütün detayları konuştuk. Her alanda ortaklı sürdüren dost ülkeyiz. İlk andan iytibaren biz bu işin arkasında değiliz dediler. Israrla ülkelerinde FETÖ'nün barınmasına izin veriyorlar. Aartık ABD makamlarının korumayı çalışmalarını dostane bir iş olarak görmüyoruz. 17/25 Aralıktan beri derlenen dosyalarda terör örgütünün başında Fethullah Gülen olduğu dosyasını ABD'ye gönderdik.

Bakanalar kısa sürede ABD'de olacaklar. Bütün olaya detaylarıyla anlatacakalr. Dostluğun gereğinin yapılması için.

OHAL

OHAL Anayasal'dır. Anayasa'da çok açık yazıyor. Devlet kendine Olağanüstü Hal ilan etti. Bu olayla ilgili neler yapmalıyız, bunun tekrar etmemesi için. Bunun sonuçlarını ortadan kaldırmak, bunun gibi işlerin yaşanmaması için alınacak tedbirler. Bunun için Olağanüstü Hal ilan ettik. Tek fark var akşamları demokrasi nöbeti tutuyorlar. Bu nöbet bir miktar daha sürmeli. En ufak bir risk kalmadığından emin olmamız lazım. OHAL'i kullanmaya çalışıp Türkiye'nin ekonomisinin olumsuz olduğunu yaymaya çalışanlar var. Biliyorsunuz Fransa'da da Olağanüstü Hal ilan edildi. Almanya'da bir markete saldırı oldu onlar da OHAL ilan etti. Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nı öldürmeye çalışıyorlar. Anayasa'nın bu hakkını kullanmamızı mesele yapmaya çalışıyorlar. OHAL ilan ediklmesine rağmen ekonomimiz aynı göstergeler. Uçak krizinin ne kadar ekonomik kriz yarattıysa OHAL de aynısı. Küçük.

S&P açıklamasını çok önemsememe4k gerekir. Bizim insanımız ne yaptı elindekini gitti bozdurdu, bankaya yatırdı.Vatanseverlik bu.

Türkiye üzerinde yapılan kara propagandaların hiç de dostça olmasığı herkes biliyor. OHAL'in ilk kararnamemize göre 90 gün. Pek çok karar aldık biliyorsunuz. Önemli kararlar var. Terör örgütünün kurumlardan temizlenmesine yönelik kararlar var. Bizim amacımız OHAL'in uzamaması. Silahlı kuvvetlerinde bri reform ihtiyacı var. Bu konusa uzmanlarla çalışacağız. Ekonomideki reformalara hız kesmeden devam edeceğiz. 

Jandarma kısa sürede İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak. Genelkurmay'ın bu kadar çabuk işgal edilmemesi lazım. Güvenliğin en iyi sağlandığı tedbirleri alacağız. Askerin güvenliğinden emin olmamız lazım.

Zaten bu terör örgütünün bütün detaylarına indiğimizde başka bağlantıları varsa bunlar ortaya çıkacak. Bu millete mal oldu kimsenin kaçması mümkün değil. "