Bir yılda bir milyon yoksul

Genel Sağlık Sigortası’nı ödeme gücü olmayan yurttaş sayısı son bir yılda 994 bin 46 kişi arttı.

NİLHAN AYDIN
20 Nisan 2014 Pazar, 22:12

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) aylık temel göstergeleri, açlık ve sefalet koşullarında yaşam mücadelesi veren ‘hayattaysa ocağında aş yerine yoksulluk kaynayan’ ve en asgari düzeyde yaşamaya çalışan yurttaşlar kervanına bir yılda bir milyon kişinin daha katıldığını ortaya koydu.

Dr. Ergün Demir ve Dr.Güray Kılıç’ın belirlemelerine göre ödeme gücü olmadığından Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri genel bütçeden karşılanan ve sağlık kurumlarından ‘en asgari düzeyde’ sağlık hizmeti alabilmek için uğraş veren yurttaşların sayısı, Aralık 2012’de 11 milyon 357 bin 306 iken, Aralık 2013’te bu sayı 12 milyon 351 bin 352’ye yükseldi.

2012’de zorunlu GSS’nin hayata geçirilmesiyle birlikte Yeşil Kart uygulamasına son verildi. Sosyal güvenlik şemsiyesi altında olmayan tüm yurttaşlar zorunlu olarak gelir testine tabi tutuluyor. GSS gelir testi işlemleri, 01.01.2012’den sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından ‘bütünleşik sosyal yardım hizmetleri bilgi sistemi’ üzerinden yürütülüyor. Bilindiği gibi kişi başına düşen aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden yüksek olanlar GSS’den yararlanmak için prim ödemek zorunda bırakılırken geliri brüt asgari ücretin üçte birinin altında olan yurttaşların primleri ise genel bütçeden karşılanıyor.

Dr. Demir ve Dr. Kılıç’a göre SGK’nin aylık temel gösterge bülteninin AKP’nin söylediği gibi ülkede tüm yurttaşlar için sosyoekonomik düzey ve refahının artmadığını ortaya koyuyor. Söylemlerin aksine aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı brüt 343 TL’nin altında olanların sayısı bir yılda 994 bin 46 kişi arttı. Demir ve Kılıç, ülkenin resmi kurumlarının da Türkiye’de yaşayan yurttaşların giderek daha da yoksullaştığını ortaya koyduğunu ifade ederek “Zenginleştik propagandası yapanların gizlemeye çalıştıkları yoksulluk artık saklanamayacak kadar yaygın ve alenidir. Yapılacak olan; yoksulluğa ve sefalete tevekkül etmek değil, gerçeğin üzerine örttükleri yalan perdesini yırtıp atmak, yoksulların, ezilenlerin kitlesel olarak sistemi sorgulamalarını sağlamak, eşitlik ve özgürlük temelinde Türkiye’nin yeniden kurulma mücadelesini birlikte yükseltmektir” açıklamasını yaptılar.