Ali Fuat Yılmazer: Trabzon emniyeti Jandarma bağlantısını biliyordu

Hrant Dink cinayeti davası sanığı Ali Fuat Yılmazer, cinayetin azmettiricisi Erhan Tuncel'in jandarma bağlantısı bilindiği için telefonlarının Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünce takibe alındığını ileri sürdü.
Yayınlanma tarihi: 9 Şubat 2017 Perşembe, 16:38

[Haber görseli]

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada dönemin İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer savunmasına devam etti. Yılmazer, savunmasında cinayetin azmettiriciliği ile yargılanan Erhan Tuncel'in Dink öldürülmeden önce yardımcı istihbarat elemanı olduğu dönemde telefonunun Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünce takip edildiğini belirterek, “Tuncel'in Trabzon jandarması ile ilişkisi biliniyor” dedi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya tutuklu sanıklar eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, dönemin İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, tutuksuz sanıklar Trabzon eski Emniyet Müdürü Reşat Altay ve dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler katıldı. Duruşma başlarken mahkeme başkanı Ali İhsan Horasan, Yılmazer'i bir önceki celse Oda TV soruşturmasıyla ilgili, “Başbakan 'Oda TV'ye de bir bakın' demişti. Hem talimat verip hem arkasında durmayanların Allah bin belasını versin” sözleri nedeniyle uyardı. Yılmazer de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almadığını savundu.

İzaha muhtaç uygulamalar

Duruşmada savunmasına devam eden Yılmazer, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in Erhan Tuncel'in neden yardımcı istihbarat elemanı yapıldığı konusunda sorgulanması gerektiğini savunarak, “Erhan Tuncel'in söylediklerinin de istihbarat raporu olarak yazılmamalıydı. Tuncel 12 Şubat 2006 tarihinden sonra yardımcı istihbarat elemanı yapılıyor. Bunlar hep usulsüz uygulamalar. Mevzuatlara göre izaha muhtaç uygulamalar” dedi.

“Proje Tuncel'in üzerine kurulu”

Cinayetin tasarı aşamasında yardımcı istihbarat elemanı olan Erhan Tuncel'den henüz deneme aşamasındayken bilgi alınarak istihbarat raporu oluşturulduğunu belirten Yılmazer, şunları söyledi:

“İstihbarat raporu oluşturulduktan iki ay sonra Tuncel artık kayıtlı eleman. 1 ay sonra da Hayal'in cinayetten vazgeçtiğine ilişkin 10 No'lu istihbarat raporu yazılmış. Bizim eleman üzerinden eylemden vazgeçirme şeklinde bir yöntemimiz yoktur. Başka örneği yok bunun. Bundan bir ay sonra da Erhan Tuncel'in telefon takibi talebi var. Jandarma ilişkisi biliniyor. Her şey 2 ayda nasıl olmuş? Erhan Tuncel hedef haline gelmiş ama arşivde hakkında bilgi yok. Çünkü proje onun üstüne kurulmuş. Erhan Tuncel'in gerçek adı bizim hiçbir belgemizde geçmez. Mehmet Kurt kod adıyla geçer.10 No'lu istihbarat raporu yazılacağına, Trabzon'da bir operasyon niye yapılmamış? Engin Dinç niye istememiş bunu? Engin Dinç istihbarat daire başkanı oldu. Bir tane olay önlenemedi” dedi.

Dinç de anlamamış

Yasin Hayal'in cinayetten vazgeçtiğine ilişkin istihbarat raporu olan 10 No'lu F4 raporunu okuduğunda kendini harekete geçirecek bir şey anlamadığını savunan Yılmazer, “Engin Dinç de anlamamış. Anlasa 9 No'lu F4'ü gönderdiği gibi 10 No'lu raporu da yollar. Bu anlama sebebiyet veriyor olsa bile sorulacak kişi Dinç'tir. Ama ona sorulmamış. Bu davanın Ali Fuat üzerinde kalması gerekiyor. Oradan da cemaat üzerinde. Delilden sanığa gidilir, sanıktan delile gidiyoruz. Katiller aklanıyor, ilgisiz insanlara da suç isnat ediliyor” dedi. Kendisinin Fethullah Gülen cemaati mensubu olduğuna ilişkin iddianamede delil bulunmadığını öne süren Yılmazer, Engin Dinç'i kastederek, “Trabzon Jandarma istihbarat görevlisi Metin Yıldız'la ilişkisi olanlardan çıkar örgütsel aidiyet” diye konuştu. “Ogün Samast'a kim bilir ne vaatler verildi” diye soran Yılmazer, “Muhittin Zenit'e de telkinde bulunuldu. 'Böyle konuşursan serbest kalırsın' denildi. Kim bulundu bu şekilde telkinde” diye tepki gösterdi. Duruşma yarın Yılmazer'in savunması ile devam edecek.

Ali Fuat Yılmazer'den Erdoğan'a: Allah bin belasını versin

‘Cinayeti Tuncel empoze etti’

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Hrant Dink, Mehmet Kurt, Fethullah Gülen