Ankara Gar Katliamı davası... Müşteki Sadettin Sert: Devletin bilgisi dahilinde kendilerini patlattılar

10 Ekim Ankara Gar Katliamı duruşmasına müşteki ifadeleriyle devam edildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri gerçek sorumluların yargı önüne çıkmasını istiyor.Mahkeme duruşma sonucunda katılma talebinde bulunan kurumların ve ailelerin katılma taleplerinin kabulüne karar verdi.
Yayınlanma tarihi: 10 Şubat 2017 Cuma, 16:20

10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası duruşmasına müşteki ifadeleriyle devam edildi. 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmaya müştekiler ve avukatları yanı sıra çok sayıda kişi izleyici olarak katıldı.

Müşteki Yunus Kaynak, kamu görevlileri, TOMA 1, TOMA 5 ve TOMA 21'in görevlileri ile Sıhhiye'ye park edilen itfaiye ekiplerinden şikayetçi oldu.

"CUMHURBAŞKANI'NDAN ŞİKAYETÇİYİM"

Müşteki Yılmaz Ceret ise "IŞİD'li katiller katliamı gerçekleştirdi. Ama suçlu devlet, katliamı örgütleyen olarak. Herkes görevini yaptı o gün. İhmal yok, kasıt var. En son gaz atan polisler de ölüm sayısını artırmak üzere görev yaptı. Başbakan, Sağlık Bakanı, Emniyet Müdürü, İstihbarat Şube'den, gaz atan polislerden ve Cumhurbaşkanı'ndan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

Mahkemeyede ifade veren müştekiler şunları söyledi:

"DÖNEMİN BAŞBAKAN'I 'ÖFKELİ ÇOCUKLAR' DEDİ"

Müşteki Yunus Akıl:

Türkiye tarihinin en büyük katliamına tanık oldu. Arkadaşlarımız gözlerimizin önünde parçalandı. Bu sıradan bir olay değil. Türkiye dış politikası diğer ülkelerdeki cihatçı gruplarla ilişkiler üzerine kuruluydu. Türkiye 7 yıl sonra bu politikada başarısız oldu ve politikasını değiştirdi. Yine dönemin başbakanı bizleri öldürenlere, 'Öfkeli çocuklar' dedi. Aynı başbakan Konya'da milli marşta kendi öldürülen yurttaşlarının yuhalanmasını seyretmiştir. Katliam devlet tarafından organize edildi, seyredildi. Katillere yol verildi. Ben şanslı olduğum içinşu anda müştekiyim. Benim arkadaşlarım şanssızdı ama. Arkadaşlarımız bize siper olduğu için bizler hayatta kalabildi. Patlama sonrası yere yığıldım. Yardım beklerken, polis gaz attı. Yardım için gelenler önlükleriyle ağzımızı kapattığı için kurtulabildik. Bir an gözümü açtığımda polisler üzerimize doğru yürüyordu. Bir arkadaşımız uyardı da kenardan geçtiler. Yoksa belki ezilerek ölmüştüm. Bu sanıklar bu özgüveni nereden alıyor? Hizbullahçılar yakın zamanda ellerini kollarını sallayarak çıkmadı mı, Mehmet ağar bin tane kişini öldürdüğünü söylemedi mi? Burada yargılanan zavallılar da devlete güvendikleri için bunları yaptı. Buradaki annelerin her konuşmasında düşünce zincirim bozuldu. Buradaki arkadaşların tüm konuşmalarında adalet ve barış istedi. Ama bu mahkemede adalete güven yok, sadece size güveniyorlar. Biz burada kin öfke beklemiyoruz. Adalet bekliyoruz. Başbakan ve cumhurbaşkanını burada sanık ya da tanık olarak dinlenmesini istiyorum. Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin de burada sanık ya da tanık olması lazım.

"DEVLETİN BİLGİSİ DAHİLİNDE ORAYA GELİP KENDİLERİNİ PATLATTILAR"

Müşteki Sadettin Sert:

Fevzi Sert'in ağabeyiyim. Ölümünden 2 ay sonra Ankara Garı önüne geldim. Oradaki sözlerimle başlayayım; Antep'ten Ankara'ya kadar elini kolunu sallayarak, devletin bilgisi dahilinde oraya gelip kendilerini patlattılar. Basında yer alan haberler böylesi bir patlamayı gösteriyodu. Ve kardeşim buraya geldiğinde eşime korkarım daha büyük patlama olacak ve daha çok insan hayatını kaybedecek demiştim. Bu önsezi değil, gelişmelerden çıkardığımdı. Elimi vicdanıma koyurum ve konuşuyorum, 14 yıllık siyasi iktidar bu katliamdan 1. derece sorumludur. Bu iktidarın halka verdiği hiç bir şey yok; gözyaşı, kan dışında. Erdoğan, 'Keşke bu ülkeyi Yunanlar alsaydı' diyen Ebusuud Efendi'yi övüyor.

'PATLAMADAN SONRA KAÇ AMBULANS GÖNDERİLDİ?'

Avukat Ziynet Özçelik, gaz kullanımı üzerinden devletin sorumluluğuna dikkati çekerek, “Mitingin güvenliğiyle ilgili komisyon istihbarattan haberdar. Patlama sonrası Mülkiye Müfettişleri soruşturma yürüttü ve rapora göre, bu ve benzeri olayların yaşanabileceği yönünde 62 tane yazışma yapılmış… Rapordaki kanıtlara ilişkin tüm bilgi ve belgeleri İçişleri Bakanlığı'na bağlı Mülkiye Başmüfettişliği'nden talep ediyoruz” dedi.

Özçelik, sağlık tedbirleri ve müdahaleleri yönünden de şu taleplerde bulundu: “Miting öncesi Ankara Valiliği tarafından alınması gereken tedbirler konusunda Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bildirimde bulunulup bulunmadığı, bulunulmuş ise ne zaman bildirim yapıldığı…

Acil sağlık sorunları için ne tür önlemlerin alındığı, görevlendirilen ambulans sayısı, acil sağlık ekibi ve çeşidinin ne olduğu, revir çadırı kurulup kurulmadığı, kurulduysa kaç adet revir çadırının kurulduğu, görevlendirilen sağlık personelinin mesleklerine göre sayısı ve görevlendirildikleri yerler ve görevli oldukları saatler, patlamadan sonra görevlendirilen ambulans sayısı…”

FİRARİ SANIKLAR İÇİN KIRMIZI BÜLTENLE ARAMA TALEBİ


Dosyanın firari sanıkları için kırmızı bültenle arama için Adalet Bakanlığı'na talepte bulunuldu
Haklarında kırmızı bültenle arama çıkarılması istenen sanıklar şunlar:

Sanıklar Ahmet Güneş, Bayram Yıldız, Deniz Büyükçelebi, Edremit Türe, Hasan Hüseyin Uğur, İlhami Balı, Kasım Dere, Muhammet Zana Alkan, Mustafa delibaşlar, Nusret Yılmaz, Ömer Deniz Dündar, Savaş Yıldız, Yakup Selağzı, Kenan Kutval, Walentina Slobodjanjuk ve Cebrail Kaya.

'SAVCILAR OPERASYONLARA DAİR TÜM BELGELERİ GÖNDERMEK ZORUNDA'

Avukat Özcan Karakoç:

Soruşturma aşaması inanılmaz kötüydü. Savcı hiçbir şey yapmadan dosyayı bize. Gelinen aşamada kovuşturmanında eleştirisini yapmalıyız. Biz önceki duruşmada taleplerimizi sunmuştuk; bunlar eksik ya da hatalı geçmiş.

Biz Yakup Şahin'in kullandığı telefon hatlarının HTS kayıtlarını istemiştik. Yalnızca onun üzerine kayıtlı hatların HTS'si gönderilmiş.Diğer soruşturmalarda yargılanan IŞİD üyelerinin tespitini istedik.

Mehmet Kadir Cebael, Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun'un bütün DNA testlerini, ve operasyona ilişkin bütün belgeleri tespit ettik. Ancak bu talepler eksik karşılanıyor. Bu eksikliklerle maddi gerçeğe ulaşamayız.

Bu davanın en önemli 2 sanığı öldü. 3.'sü Kadir Cebael. Bu adam için canlı ele geçirin talimatı verilmedi mi?

Operasyona dair tüm belgeleri göndermek zorunda savcılar...Bizim istediğimiz tüm bu sanıklar için açılan dava ve dosyaları, kapatılan dosyaların numaralarını istiyoruz.Bizim için önemli olan tüm soruşturma ve kovuşturma dosyası.

Antep'teki bir dava dosyasında en önemli delillerden birinde hala çözümleme yapılmadı. Burada birbiriyle ilişkisi olmadığı iddia edilen sanıkların yüzlerce telefon görüşmeleri çıktı. Ama hala çözümleme yapılmamış. Soruşturma başlarken 72 klasör vardı. 40'a yakın avukat sayfa sayfa okuduk bu klasörleri. Gelirken buraya bu sanıkların ceza alacağını bilerek geldik. Ancak kamu sorumluluğu... Biz sürekli bunun altını çizdik.

Bu yargılama boyunca somut delillerin tümü toplanmalı. Sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan değil. Biz bu işin nereye gideceğinibilemeyiz. Ama delillerin tümü bura tarafından toparlanmalı.

Hatice Akaltın'la ilgili yakalama sağlanırsa, onun ifadesinin müştekili bir duruşma sağlanarak yapılmasını istiyoruz.Esin Altıntuğ'ın el konulan telefonunun acilem çözümlenmesini istiyoruz.

Sanıkların tutukluluğuna karar verilmesi gerek. Çünkü olası bir tahliye durumunda yeniden bomba hazırlayıp patlatmayacaklarının bir garantisi yok. O yüzden tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istiyoruz.

DAVADA ARA KARAR VERİLDİ

10 Ekim'de Ankara'da tren garı önünde yaşanan IŞİD saldırılarına yönelik görülen davada, Hakim Selfet Giray, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, yurtdışında olduğu tespit edilen firari sanıklar için kırmızı bülten çıkarılması için Adalet Bakanlığına başvurulmasına, sanıkların yargılandıkları diğer dava ve soruşturmalara ilişkin ilgili başsavcılıklardan talep edilmesine karar verdi.

Giray, ihmali olabilecek kamu görevlileri hakkında savcılık mütaalası ve müştekilerin beyanlarının çözülerek talepleri doğrultusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Mülkiye Müfettiş Raporunun dosyaya eklenmesi talebi kabul edildi. Tüm kurumların müdahillik talebi kabul edildi.

Duruşma 2-3-4 Mayıs günlerine ertelendi. Katliamda yakınlarını kaybeden aileler kararı mutlulukla karşıladı.

A+ A-