"Yoksa bu da bir deja vu olayı mı"

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, 'Cumhuriyet Davası' ve davada gazetecilerin savunmalarıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
Yayınlanma tarihi: 25 Temmuz 2017 Salı, 08:52

[Haber görseli]Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, 'Cumhuriyet Davası' ve davada gazetecilerin savunmalarıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Özkök'ün "Yoksa bu da bir deja vu olayı mı" başlıklı yazısından bir bölüm;

267 gün sonra mahkeme önüne çıktılar.

Dün Cumhuriyet gazetesi mensuplarının savunmalarını okuyorum.
Mesela Kadri Gürsel’inkini...
*
- Demişler ki: 112 FETÖ’cü ile iletişim teması var.
İletişim teması falan yok.
Bunların 85’i kendisine gönderilen tek taraflı SMS, 17’si de tek taraflı arama.
Bu SMS’lere ve 17 aramaya cevap vermemiş.
*
- Demişler ki: Ama konuştukları kişiler arasında ByLock kullanan var.
Bu şahıslardan sadece 8’i ile karşılıklı teması olmuş.
Bunların da sadece 5’inde ByLock var.
*
Arkadaş, bu insan gazeteci... Hepimizi her gün bir sürü insan arıyor.
O günlerde ne ByLock biliniyor, ne de arayan kişilerin FETÖ örgütü üyesi olduklarına dair bir bilgi var.
*
Adamlar aramış, o da gazeteci olarak telefonunu açmış.
Yani bu iddianameyi yazan savcının bile başına gelebilecek şeyler bunlar.
*
- Demişler ki: Cumhuriyet’le ilgili kararlarda imza yetkin var.
Katiyen yalan...
İmza sirkülerini gösteriyor... Öyle bir şey yok.
*
- Demişler ki: Vakfın başkan yardımcısısın...
Hayır değil...
*
- Demişler ki: Cumhuriyet’in yayın politikası son 3 yılda FETÖ çizgisine göre değişti. Sen de yayın danışmanısın, sen de suçlusun.
Yahu adam yayın danışmanlığına geleli sadece 34 gün olmuş.
*
Evet neresinden tutarsanız elinizde kalan bir iddianame...
Diyorum ya içinde “Adeta FETÖ örgütü üyesi gibi davranmak” şeklinde dünya hukuk literatürüne geçecek bir tuhaflık bile var.
*
“Adeta belgeler” ve “adeta kanıtları”
Ortada bir delil yok, kanıt yok... Geriye ne kalıyor...
Sadece bazı muhbir ve sözde gazetecilerin yazdığı ihbar köşe yazıları...
*
Bunlara bakınca aklıma Silivri zulmünün Balyoz faciası geliyor.
*
İnsanları yakan o bavullu adamların, sahte delil bohçacılarının karanlık günleri...
*
Umarım bir “deja vu” olayı değildir...
*
Umarım, hepsini çok iyi tanıdığımız bu arkadaşlarımız yeni bir kumpasın kurbanı olmazlar.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız...

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ertuğrul Özkök