Akıncı Üssü Davası'nda tartışılıcak iddia: Grubu yönlendiren gizli bir el vardı

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Akıncı Üssü davasının 15'inci celsesi TSK İnsani Yardım Tugay eski komutan vekili Ali Eraslan'ın savunma yaptı... Eraslan, Akıncı Üssü nzamiyesinde yaşananlarla ilgili tartışma yaratacak ifadeler kullandı
Yayınlanma tarihi: 21 Ağustos 2017 Pazartesi, 12:48

[Haber görseli]Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Akıncı Üssü davasının 15'inci celsesi TSK İnsani Yardım Tugay eski komutan vekili Ali Eraslan'ın savunmasıyla başladı. Savunmasının başlangıcında "örgütsel faaliyet" gerekçesiyle cezaevinde uygulamaya sokulan tecrit ve kısıtlamaları anlatan Eraslan, "Kalemimiz kırılmış gözüküyor" dedi.

"Bir kışladan toplumsal olaylara müdahale için hazır kıta oluşturulması şeklinde yazılı talimat geldi"

15 Temuz günü öğlen saatlerinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) lojistik komutanlığı ile bir kışladan toplumsal olaylara müdahale için hazır kıta oluşturulması şeklinde yazılı talimat geldiğini belirten Eraslan, şöyle devam etti:

"Suriye'ye yönelik harekat Akıncı'dan yönetilecek' dendi"

"Gerekli emri verdim. Biz muharip bir birlik olmadığımız için silah teçhizatımız yoktur. O günlerde günde 5-10 PKK, IŞİD saldırısı duyumu geliyordu. 8-10 kişilik bir ekip kurulmasını, akşam da kontrol edeceğimi söyledim. Akşam eve gidip döndüm. Hazır kıtayı kontrol ettim. Bu arada KKK harekat merkezinden arayıp, 'Genelkurmay Başkanı’nın emriyle terörle mücadele harekatı yapılacak. Suriye'ye yönelik harekat Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları tarafından Akıncı'dan yönetilecek. Gecikmeksizin emniyetin takviyesi için bir hazır kıta gönderin' diye aradılar. Normal bir durum değildi. Alarm vererek, tüm birlik komutanlarının birliğe gelmesi talimatı verdim. Bu arada gecikme olmasın dendiği için o 8-10 personelle görevi keşif ve koordinasyonu için Akıncı'ya gidip dönmeye karar verdim. Önceden hazırlığımız da yoktu. Eli boş göreve gitmemiz mümkün değil. Birer silah ve şarjör aldırdım. Benimle gelen personel verdiğim emri yerine getirmişlerdir. Kanunsuz bir emir vermedim ve onlar da kanunsuz hiçbir şey yapmadılar."

"Kalabalık içerisinde lojmanları yakalım diyenler vardı"

Mağdur müştekiler Eraslan'a "yalan söylüyor" diye tepki gösterdi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Selfet Giray, "Dayanamıyorsanız gelmeyin. Buraya niye geliyoruz, yargılama yapmak zorundayız" uyarısında bulundu.

Ali Eraslan savunmasının devamında Akıncı nizamiyesi önünde yaşananları anlatırken, "Protesto gösterilerine karşı kimse bir girişimde bulunmadı. Devamlı diyalog vardı. Hukuksuzluk varsa savcı, kolluğun müdahale etmesi gerektiğini belirttik" dedi. Eraslan, Ferhat Ertem isimli birisinin, "Kalabalık içinde sarhoş olanlar ve lojmanları yakalım diyenler bulunuyordu", İrfan Altıntaş'ın da, "Halk içinde bir el ateş edildi" seklindeki ifadelerini okuyunca salon karıştı.

"Grubu yönlendiren gizli bir el vardı"

Mağdur müştekiler, "Yalan konuşma. Hepimiz oradaydık. Darbe yapmanıza izin mi verecektik" diye bağırdı. Mahkeme başkanı Giray, görüntüleri birazdan izleyeceklerini belirtirken, Eraslan Polatlı iddianamesinden bazı müşteki ifadelerini okudu ve şunları söyledi:

"Kalabalığın ileri gelenleri ve aklı başında olanlarla olumlu görüşmeler sürerken bu grubu telefonla yönlendiren gizli bir el vardı. Buraya kendini MİT'çi tanıtanların geldiği, 'kelle alınacak' dedikleri anlatılıyor. Orada olay olmasını isteyen birileri vardı.”

Bir mağdur müşteki bu sözlere, "Şerefsizler, namussuzlar!.. Kim yaptı?" sözleriyle tepki gösterdi, diğer mağdur müştekiler de onu alkışladı. Bunun üzerine başkan Giray, "Yargılamayı önleyemezsiniz" diye bağırdı.

"Darbe girişimini engelleyecek olan Jandarma komutanı darbe ihbarından haberdar edilmedi"

Savunmasının sonunda darbenin "gri noktalarına" dair görüşlerini anlatan ve Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarını eleştiren Eraslan, "Bir darbe olacaksa bunu önleyecek olan jandarma ve polistir. Ama Jandarma Genel Komutanı darbe ihbarından haberdar edilmiyor. Bu size bir anlam ifade etmiyor mu? Genelkurmay Başkanı’nı iyi tanıdığım, nasıl bir yönetim tarzı olduğunu bildiğim için böyle bir ihbardan sonra odasında evrak okuması garip geliyor" deyince bir mağdur müştekiden, "Adamın boğazını sıktınız" tepkisi geldi.

"Ateş emrini ben vermedim"

Duruşmanın saat 14.30'da başlayan öğleden sonraki bölümünde sanık Ali Eraslan'a Akıncı nizamiyesi önündeki görüntüleri izlettirildi. Eraslan ateş emrini kendisinin vermediğini, arkası dönük olduğu için emri vereni görmediğini belirterek, "Burada 1-2 dakikalık bölüm, oysa 2-3 saatlik bir süreç" dedi. Bu arada mağdur müşteki genç bir kadın ağlayarak, "Niye sıktırdınız şerefsizler, ne günahları vardı" diye bağırdı.

"Profesyonel kameralarla gelmişlerdi"

Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın'ın bir sorusu üzerine Eraslan, o gün oraya başka amaçlarla ve profesyonel kamerayla gelenler olduğunu vurgulayınca Av. Aydın, "Ne yani siz hazırlıklı gelirken, vatandaşlar hazırlıksız mı gelmeliydi" diye tepki gösterdi.

"Halka 'içeri girin, ne varsa yağmalayın' diyen vicdan azabı çeksin"

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler'in avukatı Alaaddin Varol'un nizamiye önünde vatandaşların öldürülmesinden vicdan azabı çekip çekmediği sorusunu Eraslan'ın, "Bu halkı içeriye girin, ne varsa yağmalayın diyen vicdan azabı çeksin" diye cevaplaması salonu bir kez daha karıştırdı. Eraslan, Av. Varol'un, "Darbe girişiminin merkezi olan bir yerin vatandaş tarafından işgali suç mu? Öbür dünyada Fetullah Gülen'in size şefaatçi olacağına inanıyor musunuz?" şeklindeki sorularını ise cevaplamadı.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Hüseyin Aydın