Kapat
A+ A-

Avukattan bakanlığa sert tepki: Doğan Akhanlı ne hükümlü ne de suçlu

Yazar Doğan Akhanlı’nın avukatı Sennur Baybuğa, İçişleri Bakanlığı’nın yargılama sürdüğü halde müvekkilini suçlu ilan eden açıklamasına tepki göstererdi.
Yayınlanma tarihi: 25 Ağustos 2017 Cuma, 04:56

[Haber görseli]

Almanya’da yaşayan yazar Doğan Akhanlı’nın avukatı Sennur Baybuğa, İçişleri Bakanlığı’nın yargılama sürdüğü halde müvekkilini suçlu ilan eden açıklamasına tepki göstererek, “Bakanlığın, Alman hükümetine cevap veren açıklaması baştan sona kadar yanlış bilgilerle doludur. Her şeyden önce Akhanlı işlediği bir suç nedeni ile aranmamaktadır. Türkiye makamlarının ‘Yargıtay bozma ilamına karşı diyeceklerini soracağız’ demekten başka bir hukuki argümanları yoktur” dedi.

Baybuğa, Akhanlı’nın yedi yıllık hukuk mücadelesini anlattı: Akhanlı, 2010 yılı ağustos ayında uzun yıllardır gelmediği Türkiye’ye giriş yaptığı sırada havalimanında gözaltına alındı. 1989 yılında İstanbul’da meydana gelmiş, varlığını o gün öğrendiğimiz bir döviz bürosu soygununa karışmak suçunun faili olduğu iddiasıyla tutuklandı. Sorgusunda hazır bulunan avukat olarak dosyayı görmem için verilen süre 3 dakikaydı. İlk duruşmada tahliye çıktı. Akhanlı, Almanya’ya dönerken, Yabancılar Şubesi’nce sınır dışı edildi. TC vatandaşı değildi ve Türkiye’de üç aydan fazla kalmıştı! Akhanlı, 2011’de beraat etti. O zamanın savcısı şimdi FETÖ örgütü üyeliğinden kaçak durumda olan Celal Kara, sinirlenerek kararı temyiz etti.

Akhanlı, 1985 yılında Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) üyeliği iddiası ile tutuklanarak Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanmış, bu örgütün üyesi olmaktan 6 yıl 6 ay ceza almıştı. 1991 yılında ülkeyi terk etmişti... Yargıtay 9. Daire, TDKP örgütü ile dosyadaki eylemi gerçekleştirdiği iddia olunan örgütün (THKP/ YKB-HKG) aynı örgüt olduğunu, Akhanlı’nın örgüt üyeliğinde devamının söz konusu olduğunu ‘iddia etti.’ Bu iki örgütün, birbiri ile uzak yakın ilişkisi olmadığını sıradan bir terörle mücadele şubesi polisi bile bilebilirdi. Öldürülen dükkân sahibinin iki oğlu da teşhis ettikleri fotoğraftaki kişi ile Akhanlı’nın aynı kişi olmadığını söylemişti. Yargıtay bu beyanları da geçersiz sayarak, beraat kararını bozdu.

Çağırmadılar

İkinci yargılama 31 Temmuz 2013’te başladı. Akhanlı’nın adresi kayıtlarda bulunmasına rağmen kendisine ve bize duruşma günü bildirilmedi. İlk celseye dışardan aldığımız bilgilerle katıldık. Bu celsede ısrarla, müvekkilimin Almanya’daki adresini mahkemeye bildirdiğimi belirterek ve usulüne uygun olarak kendisine davetiye çıkarılmasını talep ettim. Ancak, Akhanlı hakkında ‘bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespit edilmesi gerekeceğinden’ bahisle kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldı. Akhanlı hâlâ usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilmiş değil...

Almanya’dan istenmedi

Akhanlı, yaşadığı ülkeden bizzat istenmedi. Suçluların iadesine dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) ve Interpol protokolü çerçevesinde gözaltına alındı. Kırmızı bültenle verilen yakalama kararında, şahsın iade edilme zorunluluğu yok. İadesi istenen kişiye atfedilen suç politik, askeri veya düşünce suçu olması durumunda, iade kararı verilemeyeceği de yine sözleşme gereğidir. Akhanlı ne hükümlü ve ne de gerçekte suçlu... İçişleri Bakanlığı’nın Alman hükümetine cevap veren açıklaması baştan sona kadar yanlış bilgilerle doludur.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler