A+ A-

‘Bilim kurgunun içindeyim’

Büyükada’da gözaltına alınarak tutuklanan hak savunucularıyla Silivri Cezaevi’nde bir araya gelen CHP’li Çakırözer, 8 hak savunucusunun tutuklanmasında gariplikler olduğunu söyledi.
Yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2017 Çarşamba, 21:21

[Haber görseli]

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Büyükada’da yapılan insan hakları eğitimi toplantısı sırasında gözaltına alınarak tutuklanan, insan hakları savunucularını Silivri Cezaevi’rde ziyaret etti. Aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şube Direktörü İdil Eser’in de bulunduğu tutuklular gözaltına alınışları ve sonrasındaki yaşadıklarını, “bilim kurgu filmi içinde gibiyiz” sözleriyle özetledi. Yaptığı görüşmelere ilişkin izlenimleri paylaşan Utku Çakırözer, tutuklu anlatımlarından “tutuklanmalarda bir gariplik olduğunı” söyledi. Çakırözer, “Her zaman yapılan ve hatta bakanlıklarla birlikte de yapılan bir eğitim. Ama bu kez basılıyor ve Türk ve yabancı hak savunucuları tutuklanıyor. İnsan hakları savunucularının hapiste tutulmasının Türkiye’ye faydası yok. Tam tersine zararı var. FETÖ ile, darbeyle, terörle mücadele böyle olmaz. Bu kişileri aylarca hapsetmek asıl darbecilerle, terör örgütleriyle verilmesi gereken mücadeleye gölge düşürür. Gazateciyi, hak savunucusunu hapsetmek Türkiye’nin zaten iyice azalan itibarını daha da yok etmekte. Bu kişilerin bir an önce özgürlüklerine, ailelerine kavuşmaları gerekir.” Hak savunucularının mesajları şöyle:

Arkadaşlarımı görmek istiyorum

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü İdil Eser: Haftalardır haftada bir saatlik avukat görüşü dışında kimse ile görüşemiyorum. Ailem olmadığı için ‘En yakın arkadaşlarımı benimle görüştürün’ talebinde bulundum. Sadece Adalet Bakanı’nın izniyle Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreterinin hafta sonu beni ziyaret etmesine imkan tanındı. İsimlerini verdiğim ve ailem gibi gördüğüm üç yakın arkadaşımla görüşmeyi arzu ediyorum. Yanımda FETÖ davasından tutuklu bir kadın var. Yüksek şeker hastası. Hastaneye gidişinde sorun çıkarılıyor. Birlikte hak mücadelesi verdiğimiz Nalan ve Özlem ile kalmayı isterim. Bu arada Silivri’de erkeklere tanınan haklar kadınlara tanınmıyor. Spor hakkı, sosyalleşme hakkı yok kadınların.

Neden cezaevinde olduğumu bilmiyorum

İsveçli eğitmen Ali Gharavi: Neden cezaevinde olduğum hakkında en ufak bir fikrim yok. Bilim kurgu filmindeymişim gibi. Bizlerin ne terörle ne darbeyle hiçbir ilgimiz alakamız yok. Peter ile bu eğitimi başka ülkelerde de verdik. Öncelikli talebim içinde bulunduğum tecrit halinin ortadan kalkması. Peter ile birlikte kalmak isterim. Bir an önce de özgürlüğümüze kavuşmak ve aileme kavuşmak isterim.

Yaşadıklarıma inanamıyorum

Alman eğitmen Peter Steudner: Yaşadıklarıma inanmakta güçlük çekiyorum. Daha önce birçok ülkede verdiğimiz insan hakları savunucularına stresle başa çıkma eğitimi vermek için Ali Gharavi ile birlikte geldik. Bizi HIVOS isimli Hollanda tarafından desteklenen İnsin Hakları Platformu davet etti. Ben hayatımda her zaman şiddetin karşısında olan biriyim. Teröre, darbeye destek vermem ya da terör örgütüne destek vermem gibi bir şey olamaz. On yıllardır hep şiddet içermeyen insan hakları savunucuları ile birlikte oldum. O gün toplantıda iki çevirmenimiz vardı. Bir tanesinin garip hareketleri dikkatimizi çekti. Biz İngilizce konuşuyorduk o çeviriyordu. Ancak İngilizce bilen bazı katılımcılar çevirileri çok uzattığı ve söylemediğimiz sözler söylediği için uyardılar. İsmini hatırlamıyorum. Ama bir önemli husus var: Ben buraya gelirken ‘ByLock’ diye bir şey duymamıştım. Bu toplantının konusu da değildi. Dijital bilgi güvenliği dediğimiz konunun içinde böyle bir şey yok. Ama ilginç bir biçimde bahsettiğim bu çevirmen ByLock konusunu gündeme getirdi. Ben ByLock’un ne olduğunu Türkiye’de cezaevine girince öğrendim. Türkçe bilmiyorum. Okuyamıyorum. Hükümete yakın basın organlarında ‘casuslukla’ itham edildiğimizi duydum. Asla doğru değil. Haftada bir saat avukatımla görüşebiliyorum. Anne ve babam Almanya’da. Çok yaşlı. Zaten üzüntülüler. Bir de buraya gelip daha da üzülmelerini istemem. Oğlum 16 yaşında ama onun da beni bu koşullarda görmesini istemem. Ayrıca gelip burada benzer bir muameleyle karşılaşmalarından da korkuyorum. O yüzden iki haftada bir telefon ile görüşerek özlemimi gideriyorum. Cezaevinde bana kötü davranmıyorlar ama bir önemli talebim var: Arkadaşım Ali (Gharavi) ile birlikte kalmak istiyorum. Silivri’ye gönderilmeden önce Maltepe Cezaevinde iki hafta aynı koğuştaydık. Bir de ailem ile hiç yüz yüze görüşmediğim için iki haftada bir olan telefon hakkımı haftada bire çıkarabilirler mi acaba? Bir an önce ülkeme dönmek istiyorum.

Adalet duygusu daha da zedelendi

İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Veli Acu: Bizlerin tutuklanması Türkiye’de adalet duygusunu daha da zedeliyor. Bir an önce özgürlüğümüze kavuşmak istiyoruz. Ağır tecrit koşullarındayız. Toplantıya katıldığımız hak savunucuları ile birlikte kalmak isteriz. Savcılıkta bana sorulan sorular casuslukla falan ilgili değil. PKK davasında yargılanmış olan bir kuzenimle telefon görüşmesi. Bir de bylock’çu olduğunu bilmediğim bir kişinin araması. Ben nereden bilebilirim ki? Sadece bu iki görüşme ve toplantıya katıldığımız için haftalardır tutukluyuz.

Tüm Türkiye gözaltında gibi

Yurttaşlık Derneği’nden Özlem Dalkıran: Yaşadıklarımız akıl alır şeyler değil. Herkese hukuk istiyoruz. Yaşananlara baktığımızda sadece biz değil aslında tüm Türkiye gözaltında gibi. İdil ve Nalan ile birlikte kalmak istiyoruz. Verdiğimiz dilekçelere haftalardır olumlu yanıt alamadık. İçeride tercüme yaparak vakit geçirmek istiyorum. Ama kaç gündür hâlâ kitap verilmiyor bize.

Tutuklanmamız hiç normal değil

Yurttaşlık Derneği’nden Nalan Erkem: Bizim tutuklanmamızda bir gariplik olduğunu başından beri düşünüyorum. Biz bu toplantıları her yıl yapıyoruz. Programlaması aylar önce yapılır. Ayrıca biz devlet kurumlarıyla, AKP dahil birçok hükümetle, bakanlıkla yıllardır çalışmalar yapıyoruz. Bir konularda toplantılar yaptık ve yapıyoruz. Bu yüzden bizim gözaltı ve tutuklamalarımız gerçekten normal değil. Tutuklanıp serbest bırakılan sonra yine tutuklanan isimlerden biriyim. Serbest olduğum birkaç günlük dönemde bana danışmanı aracılığıyla ulaşan önemli bir AKP’liye de söyledim. Bizim tutuklanmamız hiç normal değil! Bizim hiçbirimizin ne FETÖ ile ne darbeyle ilişkimiz var. Ama hepimizin ortak özeliği insan hakları savunucusuyuz. Toplantını gizlisi saklısı yok! Ben instagramdan yayınladım.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Utku Çakırözer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler