Kerem ve Erkul’un ölümüne dava: Polisler suçu Gazi Mahallesi’ne attı

Gazi mahallesinde Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’u öldüren ve 3 kişiyi de yaralayan polisler hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. 4 polis “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten” yargılanacak.

Zehra Özdilek
29 Kasım 2017 Çarşamba, 21:14
 
İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi mahallesinde 14 Nisan akşamı polisin ateş açtığı araçtaki Barış Kerem (17) ve Oğuzhan Erkul (17) yaşamını yitirmesine, 3 gencin de yaralanmasına neden olan 4 polis memuru hakkında dava açıldı. İddianamede, polislerin öldürmek niyetiyle ateş açmadığı, kanun hükmünü yerine getirdikleri ve meşru savunma durumunda bulundukları öne sürüldü. Ancak hukuka uygunluk nedenlerine ilişkin olarak çizilen orantılı hareket sınırını, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle aştıkları savunuldu. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yargılanacak olan polisler ise savunmalarında suçu Gazi Mahallesine attı. “Bölge ve özellikle olayın meydana geldiği ormanlık yern daha önce terörün sıklıkla yaşandığı bir yer. DHKP-C terör örgütü tarafından örgütsel faaliyetlerde sürekli olarak kullanılıyor” iddiasında bulundu.
 
Ceza istemedi
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanık polisler için “bilinçli taksirle ölüme sebep olmak” suçundan, 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcı, ayrıca, TCK’nin 24/1. maddesinin de sanıklara uygulanmasını istedi. Bu madde, “Kanun hükmünü yerine getirenlere ceza verilmez” diyor. Savcı, yargılıma sonunda mahkumiyet verilecekse de TCK’nin 27. maddesi uyarınca, “cezada altıda birden, üçte bire kadar indirim” uygulanmasını talep ediyor.
 
Çocuklarda atış artığı yok
 
Dosyadaki kriminal raporlar da iddianamede yer aldı. Raporlarda şüpheli 4 polisten alınan svaplarda atış artığı olduğu, saldırıya uğrayan araçta bulunan Oğuzhan Erkul, Barış Kerem, Ramazan Altürk, Birkan Yüksel ve Demirhan Erkul’un svaplarında ise atış artığı olmadığı, araç içerisinden alınan numunelerde patlayıcı madde artığına rastlanmadığı ifade edildi. İddianamede, “Ölenler Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul'un alt ve üst elbiselerinde yapılan incelemede isabet eden atışların, elbiselerde bıraktığı izin uzak atış giriş delikleri izi ile uyumlu olduğu, olay yerinden elde edilen kovanların tamamının şüphelilere ait uzun namlulu otomatik silahlardan atıldığı belirlendi” denildi.
 
Suçlu Gazi Mahallesi!
 
İddianamede polislerin verdiği ifadeler de yer aldı. Şüpheli polis E.E. savcılıkta verdiği ifadede, şahısları hedef almadığını, aracın içinde uzun namlulu silah gördüğüne emin olduğunu, aracın alt kısımlarını hedef aldığını iddia etti. Şüpheli Z.S. ise  E.E.’nin “silah” diye bağırdığını öne sürerek, “Araca dur dedik ancak araç durmadı. Bunun üzerine aracın sol arka lastiğine 3-4 kez ateş ettim” dedi. Şüpheli D.B. ise “Olay günü, kent ormanında yüzleri poşulu ellerinde silah olan şahısların bulunduğuna dair ihbar olduğu bilgisi verildiğini” söyledi. D.B., “Aracı durdurmak amaçlı, sağ arka lastiğine doğru ateş ettim. Olay haftası DHKP-C terör örgütünün sözde devrim şehitleri yıl dönümüydü” diye konuştu. D.B., ‘Bölgenin ve özellikle olayın meydana geldiği ormanlık yerin daha önce terörün sıklıkla yaşandığı bir yer” olduğunu öne sürdü. Polis K.A. da  “Olay yeri ile karakolun çok yakın olduğunu, karakola bir saldırıda olabileceğini düşünerek olay yerine gittiğini, ormanlık alanın, bomba düzeneği hazırlamak için ideal bir yer olduğunu, zaten örgüt mensuplarınca yapılan faaliyetler öncesinde burada toplanma vesaire durumlarının daha önceden yaşandığını” iddia etti. 
 
Görüntü var ses yok
 
Olay sonrasında yapılan keşif sırasında olay yerinde bulunan zırhlı araçta yer alan kamara kayıtlarına ait bilirkişi raporunda, kamera kayıtlarında sadece görüntü içerdiği, ses kaydı olmadığına yer verildi. Görüntülerde aracın kontrol noktasına geldiği ve hızını kestiği, 1-2 saniye duraklamadan sonra aracın aniden hızlanarak kontrol noktasından kaçtığı, zırhlı aracın kaçan aracı durdurmak amacıyla geriye doğru manevra yaptığı, bir polis memurunun havaya ateş açtığı, kaçan aracın sol arka kapısının açık olduğunun tespit edildiğine yer verildi. İddianamede yapılan olay yeri incelemesinde bölgede olay yerini gören kamera bulunduğu belirlenmiş ise de Kent Ormanında bulunan güvenlik kameralarının 19 Eylül 2016 tarihinde silahlı kişilerce tahrip edildiği, kameraların tamamen kullanılmaz hale geldiği, adı geçen bölgeye güvenlik sorunu nedeniyle kamera takılmadığı ifadesine yer verildi.
 
Polisler korunuyor
 
İddianamede polislerin öldürmek niyetiyle ateş açmadığı savunularak, “Şüpheliler E.E, Z.S, D.B, ve K.A’ın kanun hükmünü yerine getirdikleri ve meşru savunma durumunda bulundukları, ancak hukuka uygunluk nedenlerine ilişkin olarak çizilen orantılı hareket sınırını, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri ile aşarak geçekleştirdikleri eylem sebebiyle, Oğuzhan Erkul’un ve Barış Kerem’in vefat ettiği, Demirhan Erkul ve Ramazan Altürk’ün yaralandıkları, şüphelilerin böylelikle üzerlerine atılı bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işledikleri anlaşılmıştır” denildi. Savcı, “şüphelilerin maruz kaldıkları eyleme ilişkin yaptıkları savunmanın orantılı olup olmadığının veya yasal savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olup olmadığının” mahkemece tartışılması gerektiğini belirtti.
Ceza istemedi
 
İddianamede, sanık polisler için “bilinçli taksirle ölüme sebep olmak” suçundan, 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcı, ayrıca, TCK’nin 24/1. maddesinin de sanıklara uygulanmasını istedi. Bu madde, “Kanun hükmünü yerine getirenlere ceza verilmez” diyor. Savcı, yargılıma sonunda mahkumiyet verilecekse de TCK’nin 27. maddesi uyarınca, “cezada altıda birden, üçte bire kadar indirim” uygulanmasını talep ediyor.
 
Otopsi raporları iddianamede
 
Erkul’un otopsi raporunda ise vücudunda öldürücü nitelikte 4 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yaralanması olduğu, kafasına isabet eden atışın uzak atış mesafesinden, diğer yaralanmaların ise  bitişik atış mesafesinden yapıldığı kaydedildi. Kerem’e ait otopsi raporunda ise vücudunda, tek başlarına ölüm meydana getirir nitelikte 4 adet ateşli silah giriş yarası olduğu belirtildi. Kafaya isabet eden atışın uzak atış, diğer yaralanmalara ilişkin atışların ise bitişik atış mesafesi dışından yapılmış oldukları belirtildi. Ölümlerin ise ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması sonucu beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği ifade edildi.