Üst mahkemeler de AYM’yi dinlemiyor... Mehmet Altan ve Şahin Alpay'ın tahliye talebine ret

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına karşın yerel mahkemelerce tahliye edilmeyen Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın itirazları üst mahkemeler tarafından da reddedildi. Altan’ın başvurusuna bakan 27. Ağır Ceza Mahkemesi, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmadığı gerekçesiyle “tutukluluğa devam” dedi.

15 Ocak 2018 Pazartesi, 16:45

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına karşın yerel mahkemece tutukluluğuna devam kararı verilen gazeteci Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın bu hükme itirazı üst mahkemeler tarafından reddedildi. Kararın Resmi Gazete’de yayımlanmadığı ve gerekçesinin gönderilmediği gibi nedenlerle alındığı ifade edilen kararın ardından Altan’ın avukatları gerekçeli karar ile bir kez daha tahliye talebinde bulunmuştu. Bu talep ise henüz değerlendirilmedi.

AYM’nin hak ihlali kararı verdiği gazeteciler Altan ve Alpay, yargılandıkları mahkemelerin tutukluluklarının devamına ilişkin kararları nedeniyle tahliye edilmemişlerdi. Avukatlarının itirazı sonrasında, mahkemeler dosyaları bir üst mahkemeye iletmişti. İtirazı inceleyen üst mahkemelerden İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi dün Altan’ın tahliye talebini oyçokluğuyla reddetti. İhlal kararının Resmi Gazete’de yayımlanma zorunluluğu olduğunu belirten mahkeme, tutukluluk kararının usul ve yasaya uygun olduğunu kaydetti.

Bir üye şerh koydu

Karara, üye hâkim Halit İçdemir ise muhalif kaldı. Muhalefet şerhinde, Anayasa’nın 153. maddesine göre ihlal kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanmasının mümkün olduğunu kaydeden İçdemir, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaşan kararda konunun anlaşılabildiğini ifade etti. AYM’nin bireysel başvuru yolunda yeterli ölçüde kriter oluşturamadığını belirten İçdemir, evrensel ve ulusal hak odaklı hareket etmesi gerekirken yasal mevzuata uygunluk denetimi ve uyuşmazlığı esastan çözmeye çalışmak şeklinde anlayış benimsediğini kaydetti. Bunun sonucu olarak Resmi Gazete’de yayımlanan ihlal kararlarının büyük çoğunluğunun 2014 tarihli olduğunu belirten İçdemir, “AYM’nin üye profili gözetildiğinde özellikle ceza yargılamasında uyuşmazlığı esastan çözmeye yönelmesi kabul edilemez” dedi. Başvurularda AYM’nin “delil mahiyeti reddi” yorumunun süregelen bir hata olduğunu savunan İçdemir, şöyle devam etti: “Tutuklamaya yönelik başvurular hassas niteliktedir. Bu hassasiyetin kaynağını ise devam eden yargılama oluşturmaktadır. Mahkemenin nihai kararını etkileyici ibarelerden kaçınılması gerekmektedir.”

Anayasa’nın ‘mahkemelerin bağımsızlığı’ başlıklı kısmında ‘Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” düzenlemesini anımsatan İçdemir, bunun AYM yönünden de geçerli olduğunu ifade etti. İçdemir ayrıca AYM kararının sonrasında mahkemece aksi yönde bir karar çıkması halinde hüküm sonrası yapılacak incelemede AYM’nin “ihsas-ı rey”de (oyunu belli etmek) bulunmuş olacağını ifade etti. İçdemir, bunlara karşın AYM’nin kararlarının bağlayıcı olduğunu, kısa kararın da bağlayıcı nitelikte olduğunu belirterek, gerekçeli kararının beklenmesinde hukuki yarar olmadığını, Altan’ın tahliyesine karar verilmesi gerektiğini ifade etti.

Alpay’a da ret kararı

Öte yandan gazeteci Şahin Alpay’ın tutukluluğunun devamına hükmeden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına yapılan itiraz başvurusu da bir üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce dün reddedildi. Oy birliğiyle alınan kararda “Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru sonucunda hak ihlaline karar vermesinin otomatik olarak tahliye sonucunu doğurmadığı” savunuldu. “Kaçmaz denilen birçok örgüt üye ve yöneticisinin yasal ve yasadışı yollarla yurtdışına kaçtığını” belirten heyet, bunlara örnek olarak gazeteci Can Dündar ve ABD’deki Sarraf davasının tanığı olan eski polis Hüseyin Korkmaz’ı gösterdi. Bu kişilerin yurtdışında devlet aleyhinde faaliyet yürüttüğü savunularak, bu nedenlerle tutukluluğun devamına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu iddia edildi.