‘Düşmanımız erkek değil, sistem!’

Sanatçı Gülsen Tuncer, avukat Feyza Altun ve gazeteci Afşin Yurdakul’un katılımıyla “Türkiye’de Kadının Değeri ve Önemi” adlı panel İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleşti.

08 Aralık 2019 Pazar, 12:03

Sektörlerinin önde gelen isimlerinin katıldığı panelde İstanbul Sözleşmesi, haber dilinde kadın cinayetleri ve kadın cinayetlerinin temeldeki nedenleri gibi birçok konu tartışıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından düzenlenen panelin moderatörlüğünü, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Aylin Dağsalgüler üstlendi.

“RAKAMLARA TAKILINCA, OLGUYA ÇÖZÜMSÜZ KALIYORUZ”

İlerici Kadınlar Derneği kurucusu ve sanatçı Gülsen Tuncer, 12 Eylül dönemine dayanan kadın mücadelesi anılarını paylaşarak paneldeki konuşmalar başladı. Tuncer, o dönemler kadınlara kreş hakkı için yaptığı çalışmaların, iddianamesinde yargılanmaya neden olan olayların başında geldiğini hatırlattı.

Gülsen Tuncer, öncelikle denetimi sağlayacak kuruma eğitimli kişilerin yetiştirilmesi gerektiğini belirterek “Düşmanımız erkek değil, sistemdir. Adalet bakanlığı varken siviller olarak neden kapıları yumruklamak zorunda kalıyoruz? Şu kadar kadın öldürüldü diyerek rakamlara takılınca, olguya çözümsüz kalıyoruz. Önce kuralları uygulayacak doğru insanları yetiştirmemiz lazım” dedi.

“SINIFTA KALMIŞ DURUMDAYIZ”

Avukat Feyza Altun ise Türkiye’nin kadın hakları konusunda sınıfta kaldığının altını çizerek, İstanbul Sözleşmesi’ni değerlendirdi. Altun, sözleşmenin tarafı olan devletlerin ne türlü sorumlulukları olduğuna değinirken, “Bu sözleşmenin üç ana temeli var. Şiddeti önleme, kadını koruma ve destekleme. Şiddet gören kadınların sığınma ve maddi destek hakkını güvenceye alıyor.En önemlisi ise polisi gücünün doğru kullanımı. Polis gelen şikayetlerin ardından erkekle kadını alıp lahmacun yedirip geri göndermesine karşın önemler içeriyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’de ısrarlı takibin de cezası olmadığını belirten Altun, “Şiddet ortaya çıkmadan önce önlem alınarak bir cezai kavuşturma sağlanması gerekiyor” dedi. Devleti şiddetle ilgili veri tutmadığını belirten Altun, “Bütüncül politika ve veri toplama maddesi çok önemli. Türkiye’de sadece Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu veri tutuyor. Sözleşme taraflarını denetleyen Grevio kurumunun başındaki Feride Acar, sırf uluslararası notumuz düşmesin diye hükümet tarafından yeni kurulan komitede aday gösterilmedi” ifadelerini kullandı.

“HABER DİLİ CİNAYETE BAHANE ÜRETİYOR”

Gazeteci Afşin Yurdakul , kadın cinayetlerinin medyadaki yeri ve kullanılan dile dair konuları gündeme getirdi. Bugün yediğimiz yemeği yerken bile etiketine baktığımızı belirten Yurdakul, “Haberleri de bir bakıma yiyoruz. Bu yüzden tükettiğimiz haberin içeriğinde kullanılan dil oldukça önemli. ‘Boşandığı eşine çocuklarını göstermediği için öldürülen kadın’ diye habere başladığınızda cinayete bahane üretmiş oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Yurdakul, şiddet videolarının tekrar tekrar gösterilmesinin nedenini reyting olarak göstererek “Amaç reyting ve reklam geliri olduğu sürece kamuoyu görevini asla yerine getiremiyorsunuz. Yeni bir model medya anlayışı yaratmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.