A+ A-

Yeniçerilere yağmur suyu

Abdülhamit Han’ın torunu Nurhan Osmanoğlu, Osmanlı padişahlarının bilinmeyen bazı yönlerini ortaya çıkardı. Buna göre Yavuz, hastalanmamaları için Yeniçerilere yağmur suyu içiriyormuş.
Yayınlanma tarihi: 21 Haziran 2015 Pazar, 23:47

Kokular tescillendi

Padişah kokuları araştırmasının tamamlanmasının ardından başvuru yaptıklarını ifade eden sosyolog Ergül, ‘’Yapılan çalışmaların meyvesini almayı başardık. Padişah kokuları artık tescillendi” dedi.

Abdülhamit Han’ın 4. kuşaktan torunu Nurhan Osmanoğlu ile koku eksperi ve sosyolog Bihter Türkan Ergül’ün arşiv araştırmalarında, Osmanlı padişahlarının bugüne kadar bilinmeyen bazı yönleri ortaya çıktı.

Atlara gül yağı

Osmanoğlu, araştırmada saraylarda kullanılan ilaçların ve sefere çıkılmadan önce yapılan hazırlıkların bilgisine de ulaştıklarını anlattı. Dedesi Abdülhamit Han’ın sabah kahvaltısında soğanlı yumurta yemeyi tercih ettiğini belirten Osmanoğlu’nun paylaştığı bilgilerden bazıları şöyle:

* ‘Kanuni Sultan Süleyman’ın, kış aylarında sefere çıkarken askerlerine bağışıklık sistemlerinin kuvvetli olması için küflü peynir yedirdiği bilgisine ulaştık. Küflü peynirin antiseptik özelliği var.

* Savaş sırasında hastalanmamaları için sefere çıkmadan önce Yeniçerilere mevlevihanenin sekizgen havuzunda toplanan yağmur suları içirilirmiş. Bu gelenek Yavuz Sultan Selim ile başlatılmış.

* Sultan Abdülhamit Han sefere çıkarken atı gül yağıyla tımar edilirmiş. Gül yağı hayvanlarda, özellikle atlarda kullanılınca kana karışıp atın daha enerjik olmasını sağlarmış.

* Haremdeki cariyeler veya huzura çıkacak hanımlar, kız kardeşler, yasemin ve çiçek kokuları kullanırmış. Bu kokular aynı zamanda sarayda depresyon ve sinir yatıştırıcı özelliği nedeniyle ilaç olarak da kullanılırmış.

* Baş ağrısı veya migreni olanlar ilaç olmadığı için genelde reyhanla şakaklarını ovarlarmış. Diş ağrıları, ağız yaraları ve ağız kokuları için karanfil yağı kullanırlarmış.

* Tüm Osmanlı padişahları, ramazan ayından bir hafta önce Eyüp Sultan Camisi’nin kubbelerini safran, gül ve amber sularıyla yıkatırmış. Bunu da sabah gün ağarırken, gün ışığının vurduğu kubbelerden etrafa güzel ve ferah kokular yayılması için yaparlarmış.

* Saraya alınan cariyelerin bitlenmemesi için enselerine biberiye yağı sürülürmüş. Yakıcı bir özelliği olan bu yağ da yine saraylardaki tedavi yöntemlerinden biridir. Aynı zamanda ilaç olarak da kullanılıyormuş.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer