Yeni Delhi'de neden çatışma var?

Açıkça ayrımcı olan Vatandaşlık Yasası Müslümanları da Hindu olmayanları da dışlıyor. Son dönem Hindu-Müslüman çatışmasının nedeni bu.

26 Şubat 2020 Çarşamba, 16:27

Hindistan'ın Yeni Delhi kenti son on yılın en korkunç din kavgalarından birine sahne oluyor. Tanıkların ifadelerine göre görünüm korkunç. Ateşli silahların yanısıra kılıçlarla birbirine giren gruplardan, düşmanlarına asit atan kişilerden söz ediliyor. Camilerin kundaklandığı, bir caminin şerefesinin sökülüp yerine Hindu bayrağının asıldığı da gelen haberler arasında. 

En az 20 kişinin yaşamını yitirdiği çatışmaların durması için önce sokağa çıkma yasağı koyan ancak yine de olayların önünü alamayan Hindistan Başbakanı Narendra Modi  tarafları sakin olmaya çağırdı. Çatışmaları yatıştırmak için Modi'nin sarf ettiği sözler pek duygu yüklü: "Delhili kız ve erkek kardeşlerime, barış ve kardeşliği sürdürmeleri için çağrıda bulunuyorum".

KIŞKIRTICI POLİTİKALAR

Buna muhalif Kongre Partisi'nin lideri Sonia Gandi de dikkat çekiyor. İktidardaki BJP'nin nefret ve korku atmosferi yayan politikalarından da sık sık söz ediyor Gandi. Yeni Delhilili "kız ve erkek kardeşlerini" barışı sürdürmeye çağıran Modi'nin barış ve kardeşlik için hiç bir şey yapmadığı ortada. Modi, özellikle iktidarının ikinci döneminde, komşu Pakistan'la gerginliğe yol açan bir sorun olan Keşmir'de krizi daha da derinleştirecek adımlar attı. Müslüman çoğunluğun yaşadığı Keşmir'in kısmi özerkliğini iptal etti. Hazırladığı Vatandaşlık Yasası ile hem Müslümanları hem de Hindu olmayanları yok saydı. 

Söz konusu Vatandaşlık Yasası açık bir ayrımcılık içeriyor çünkü. Parlamentoda da geçen ay kabul edilen yasa, komşu ülkeler Bangladeş, Afganistan ve Pakistan'dan gelen ve "zulmedilen" azınlıklara, yani Budist, Jains, Parsis ve Hıristiyanlara vatandaşlık verilmesini içeriyor, ancak çeşitli nedenlerle ülkede yaşamak isteyen Müslümanlara vatandaşlık vermiyor. Yasa, ülkeyi tamamen Hindulaştırmaya yönelik bir yasa aslında. Oysa ülke “sivil Hindistan milliyetçiliği” ilkeleri üzerine kurulu. 

Muhalefet partileri ve hukuk uzmanları, yasanın ayrımcı olduğunu belirtiyorlar. Yaklaşık yüzde 15'i Müslüman olan, 1.3 milyar nüfuslu Hindistan'ın laikliğine de aykırı bir durum bu.  

11 EYALET YASAYI UYGULAMAYACAK 

Ama her şeye rağmen “dünyanın en büyük demokrasisi” olarak tanımlanan Hindistan'da merkezi hükümetin söz konusu vatandaşlık yasasına karşı kimi eyaletlerde de ciddi bir karşıtlık var. Tam 11  eyalet bu yasayı uygulayamayacağını merkezi hükümete bildirdi. Bu tutumun başını Kerala Eyaleti Başbakanı Pianarayi Vijaran çekiyor. 

Kurucuları, inançlarına bakılmaksızın Hintlilere eşit vatandaş muamelesi yapacak laik bir devlet bırakmışlardı. Tüm dinlerin hoş karşılanmasını, her dinin mensubunun birbiriyle eşit olmasını içeren laik ilkesi Hindistan anayasasında yer alıyor. Ancak Hindistan laikliği öyle görülüyor ki ciddi bir tehdit altında. Çünkü Hindu milliyetçiliği, 2014 yılında seçilmesinden bu yana Başbakan Narendra Modi tarafından cesaretlendirildi. Modi hükümeti özellikle Müslümanlar arasında korkuya yol açan uygulamalara imza attı. 

Yeni Delhi'deki çatışmalar zaten kırılgan bir zemin üzerinde olan toplumu birbirine din üzerinden gittikçe düşman edecek politikalar nedeniyle de yayılma eğilimi gösteriyor.