A+ A-

Hızlı kumar ramazanda döner

Ramazan ayı, sadece on bir ayın sultanı değil, aynı zamanda bitirimhane, kulüp, dernek ya da içine girmek için hiçbir bireysel ruhsat gerekmeyen sıradan kahvehanelerde dönen kumarın da kralıdır!..
Yayınlanma tarihi: 16 Temmuz 2015 Perşembe, 00:06

Bu dokunmatik zamanlarda iskambilin itibarlı oyunlarını seven üniversiteli “münafık”lara çok sık rastlamasak da, şansın itibarından haz duyan “mümin” kumarbazlarla memleketin en ücra köşesinde bile “pişti olmak” mümkün. Hatta bu hazzın kokusunu en rahat, günahlardan arınma hevesiyle yandığımız bu ulvi Ramazan ayında duyarız! Başka bir deyişle, “cennetin kapılarının açılıp cehennemin kapılarının kapandığı ve şeytanların bağlandığı” Ramazan ayı, sadece on bir ayın sultanı değil, aynı zamanda bitirimhane, kulüp, dernek ya da içine girmek için hiçbir bireysel ruhsat gerekmeyen sıradan kahvehanelerde dönen kumarın da kralıdır!..

Çalışma ruhsatları genellikle gece yarısını geçmeyen kahvehaneler biraz para kazanmak için “gayrı meşru âlem”in keyfini değil ramazan ayını beklerler. Bu mekânlar idari bir hoşgörü çerçevesinde sahura kadar açıktır. İftar vaktine kadar boş olan masalar, iftardan sonra büyük bir hızla dolar. Sahura kadar da kolay kolay boşalmaz kahve. Çayına-çorbasına, masa-hesabına oyun oynanır. Yakın arkadaşlar arasında yaygın bir tecrübe olan bu yalancıktan oynanan “kumar”, kahvenin “özel” masalarında gerçeklik kazanır. Bu masaların oyuncularından ise masa hesabı genellikle alınmaz. Ciddi ölçülerde kâr ya da zarar kovalayan masadan oyununa göre, ya saat başına ya da her parti başına “ganyot” adı verilen bir ücret alınır. Bu kumarhane “zekâtı” sayesinde masa daima kazanır.

Demli bir çayın eşlik ettiği ince bir tostla sahur vakti geçiştirilir. Hesap kitap yapılır, masa kapanır. Ertesi gün iftardan sonra aynı mekânda aynı zekâtı vermek üzere zımnen sözleşilir. Ramazan boyunca bu devran devam eder.

Kutsal kitabın haram kıldığı, İslam ilmihallerinde yoruma açık olmadan büyük günahlar arasında sayılan kumarın, İslami bir ikliminin hâkim olduğu bu coğrafyadaki yaygınlığı bir yanda dursun; “Oynamayın, haramdır” diye bu oyunları işaret eden Diyanet’in fetvaları da diğer köşede dursun!.. Gerçek şu ki, kimse, şeytanı bol olan bu hazzın karşısında duramıyor. Taşrasından kentine, mümininden münafığına, ateistinden “satanist”ine kadar herkes şansı ve ramazanda bağlanan şeytanları çağırmakta...

O yüzden Kıbrıs kumarhanelerindeki türkücü, popçu popülasyonuna şaşmamak gerekir. Yine o yüzden malum medyanın geçtiğimiz haftalarda fazlasıyla meşhur ettiği “mali işler koordinatörü” aslında vaka-ı adiyeden. Bir milyon dolar yediği iddia edilen koordinatörün aldığı hazza bu topraklarda çifte su verildiğini herkes biliyor!..

Ve belden aşağı politik hesaplaşmalara nesne olmasının ötesinde bir anlamı olmalı bu hazzın. Ramazanlarda, memleketin kahvelerinde artık Karagöz- Hacivat oynatılmadığının farkına varmak gerekir.

Comment disclaimer