Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Küçük kara köpek ve senin büyük karanlığın

20 Haziran 2018 Çarşamba

Yemek sofrasına oturup bir yandan etrafındakilerle şakalaş diğer yandan gözucuyla bombalanan şehirleri izle.
Ülkeler neden sınırlarla birbirinden ayrılır ve sınırı izinsiz geçen nasıl olur da oracıkta vurulur, aklın alsın.
Savaşın kanunlarla meşrulaştırılmış bir “birbirini öldürme hakkı” olduğunu hiç düşünme.
Kimlikler üzerinden neden ayrıştırıldığını ve bunun nelere mal olduğunu aklına getirme.
Güle oynaya askere git. Güle oynaya dağa çık. Güle oynaya vatan sev. Güle oynaya ırk sev. Güle oynaya birilerini düşman belle. Güle oynaya vergi ver. Güle oynaya o vergilerle silahlar alınsın. Güle oynaya katıl tüm kirli oyunlara. Güle oynaya öl. Güle oynaya öldürül.
Gitme denilen yere gitme, yapma denilen şeyi yapma ama bu “gitme”leri, “yapma”ları hiç sorgulama; “git” ve “yap”ları da sorgulama. Hiçbir şeyi sorgulama.
İtaat et. İtaat ederek hayatta kalmayı hüner san. Neye itaat ettiğin umurunda olmasın. Çevrende olup biten hiçbir şeye karşı sorumluluk duyma.
Sus. Hep sus. Hep görmezden gel. “Düzen böyle” diye bir cümle bul, o cümleyle oyalan. “Ben tek başıma ne yapabilirim ki”nin arkasına saklan, altına gir, gölgesinde uyu.
Uyu. Hep uyu.
Yediğin içtiğin şeylerin içindeki tehlikeli maddelerle sana aşılanan iştahın müptelası ol.
Kanser hücrelerini beslediğini bile bile çocuklarına şekerli şeyler yedir.
Şiddet duygularını beslediğini bile bile çocuklarına oyuncak silahlar al.
Fırsat eşitsizliğinin ne anlama geldiğini bile bile çocuklarını özel okullara gönderebilmek için canını dişine tak.
Kanser olduğunda özel hastanelerde özel tedaviler görebilmek için özel sigortalar öde. O sigortaları ödemek için ağır işlerde çalış. Ağır işlerde çalıştığın için mutsuz ol. Mutsuz olduğun için hasta ol. Hasta olduğunda masrafların sigorta tarafından karşılanıyor diye mutlu ol.
Neden mutlu olup neden mutsuz olacağını sana sistem söylesin.
Namus cinayetlerini olağan say. Aşka ve sekse mantıklı mı mantıksız mı olduğunu hiç sorgulamadan olurlar ve olmazlar yakıştır.
Bedeninden utan. Utanmayanı toplum dışına at.
Aile denilen yapının sorunlarını görmezden gel. Dört duvar arasında olup biten her şeye göz yum.
Mülkiyetin kazanımlarını kutsallaştır.
Beceremeyeni ölüme terk et, becerene sonsuz salahiyet ver.
Düşeni tekmele, tekmeleyeni güçlü belle.
Vicdanı zayıflık bil, vicdansızın önünde secde et.
Tüketim tuzakları ders olsun, üniversitelerde okutulsun, buna itiraz etme.
Toplum psikolojisini yönlendirmek marifet sayılsın, bunun araştırmaları yapılsın, bunu normal san.
Reklamların ablukasında bir dünya yarat. Reklam olmadan, reklam almadan hayatta kalama.
Sat. Her şeyi sat. Al her şeyi satın al.
Doğruyu bil ama toplumdan dışlanmamak için sus.
Yanlışı bil ama herkes yapıyor diye sen de yap.
Dünya yuvarlak olsun, hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında dönsün...
Ama sen onun hâlâ tepsi gibi düz olduğunu ve öküzün boynuzları üzerinde durduğunu kanıtlamaya çalışanların tabularına saygı göster.
Sevdiğin kuzuyla yediğin kuzu arasında bağ kurma.
Sevdiğin kuzuyla yediğin kuzu arasında bağ kurma.
Sevdiğin kuzuyla yediğin kuzu arasında bağ kurma.

***

Sonra bir gün çok üzücü bir fotoğraf gör.
O fotoğrafta başına gelenlerin acısı gözlerinden okunan masum bir yavru köpeğin derin bakışları olsun.
O fotoğrafta senin susarak ve onaylayarak ve bir parçası olarak meşrulaştırdığın tüm kötülükler olsun...
Ve sen o fotoğraftaki maktule acı, katile lanet yağdır ve sen o fotoğraftaki maktule acı, katile lanet yağdır ve sen o fotoğraftaki maktule acı, katile lanet yağdır...
Ne yaptığını ve ne yapmadığını...Tüm bunların sen ne yaptığın için ve ne yapmadığın için yaşandığını... Tüm bunların ve daha da kötülerinin sen ne yaptığın ve ne yapmadığın için mütemadiyen yaşanacağını hiç düşünme.

***

Kahrolduğun her vakada tercihlerinin bedelini ödüyorsun.
Ve bunu fark etmiyorsun.
Derinlerden birbirine bağlı o küçük kara köpek ve senin büyük karanlığın.