Garip Düşler

17 Kasım 2013 Pazar

Yapraklar teker teker gidiyor. Ben ilkyazı nasıl bekleyeceğim? O coşkulu günleri nasıl anmayacağım?
Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık.
Ben hangi dönemdeyim? Zaman zaman yılların ötesine gidiyorum, sonra pişman olup dönüyorum. Hiçbir şey yitirdiklerimi geri getirmiyor.
Gençlik bambaşka bir şeydir. Süresi kısadır diyenler yanılırlar. Belli bir zamana bağlı değildir o. Sorun, kendini kendi gözünle tartmasını bilmektedir.
Bir süredir garip düşlerle iç içeyim. Hastalık mı? Öyle olsa doktorum gelir, çaresini bulur, beni kendimden kurtarır. Niye başkalarını kötüleriz, ondan “Oğlum yaşam bitti, sen hangi şarkıyı söylüyorsun” derken. Bir özlemdir yalan yanlış duyduğum. O da ele geçmez bir şeydir.
Her ülkenin, her ulusun kendine özgü bir tarihi var. Ders kitaplarından bunu öğrendik, her yaşam dönemi birbirine benzemez. Gençsindir, futbola meraklısın, maçlara gitmek istersin, ama gücün yok evden dışarı çıkmaya. Pencereler ne güne duruyor? Açarsın iki kanadını birden, Ege’nin rüzgârı çarpar yüzüne sanki bir tokat atar gibi. İşte güzel günler geri dönecek. Elden gideni geri getirmek sanatında usta olmak kolay değil. Hep yeniliriz, hep ağlamaklı kalırız.
Karamsarlık mı? Arada takılır dostlar, “Niye bu kadar acılı şeyler yazıyorsun” derler. Yanıt bulamam, sessizce haklısın derim. Benden başka kimsenin şu gerçek yaşamını anlamadığını düşünürüm.
Bugün rahatsızdım. Öğleden sonra TV’de bir film gördüm. Dünyam bir anda değişti. Şarlo’ydu, Charlie Chaplin’di karşımdaki. Yerinde duramayan, hep koşan, hep bir şeyler arayan bir küçük adam. Kaç kez gördüm, ama doymadım, “Şehrin Işıkları”na. Öyle bir film ki, daha doğrusu öyle bir öykü. Hep yaşanır, her gün o filmdeki küçük adam içimize girer, bize seslenir. Anlarsan anla. Yaşamda tek güç doğadır. Kimilerinin tabiat, kimilerinin Allah dedikleri. Aramak boştur Tanrı’yı, yani Allah’ı. O uzakta değildir, içimizde, yanımızdadır. Tıpkı Şarlo’nun düşleri gibi. Evet bir düş öyküsüdür o “Şehrin Işıkları”. New York’ta bir serseriyi oynayan adam da işte o adamdır. Kendisi beyazperdelerdeki resimlerdeki, masallardaki dostumuz.
Baktım birden akşam olmuş. Şöyle biraz bahçeye, balkona çıksam mı? Hava serin, ama beni etkileyeceğini sanmam. Bir teselli, eskiden gençtin, dinçtin elinde kalemle yeni dünyalar yaratırdın. Başardın mı? Bunu hiç düşünme. Bunca kitabın altında adın var. Demek boş geçmemiş yaşantın...