Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Arif Kızılyalın

Siyaha çalan Les Blues

17 Temmuz 2018 Salı

Bir sosyal medya kullanıcısı, “Siyaha çalan koyu Les Blues” diyordu Fransa’nın, Dünya Kupası zaferini özetlerken...
Haklıydı da galiba. 23 kişilik Fransa Milli Takımı’nın 19’u, hatta Bask bölgesinden Giroud’u da katarsak 20’si göçmen ailelerin çocuklarıydı...
Çoğu Afro-Avrupalıydı. Kimi Kamerun’dan, kimi Kongo’dan, kimi Senegal’den gelmişti Fransa’ya.
Ve Pen-giller hariç kimse onların etnik kimlikleriyle, doğdukları topraklarla, inançlarıyla ilgilenmedi.
Çoğu Fransız için, “İyi futbolcu” olmaları, Bleu-Blanc- Rouge’u zafere taşımaları önemliydi. Çünkü, beraber okuyorlardı ilk okulda, lisede. Üniversitede aynı haklara sahiplerdi. Bir Alsace- Lorraineli ailenin çocuğu ile Kamerun göçmeni Marsilyalının oğulları aynı şartlarda gidiyorlardı spor okuluna. Daha çok çalışan, becerisi iyi olan sporda yükseliyor, öteki toplumun diğer katmanları içinde yer buluyordu kendisine. Ulus devlete siyahıyla, beyazıyla, Latiniyle sahip çıkıyordu büyük çoğunluk. Kimse diğerini ötekileştirmiyordu...
Hatta öyle ki, yeni kuşak Faşist lider Marine Le Pen’in babası, Jean-Marie Le Pen bile, “Fransa Milli Takımı mı, Afrika Karması mı” söylemlerini geri çekmek zorunda kalmıştı son yıllardaki başarılar karşısında!
Ve işte bu birliktelik Fransa’ya Kupaların Kupası’nı getirdi. Bir ayrıntı daha; biliyorsunuz 2010’da sıfır çeken Laurent Blanc, gizli ses kaydında siyahi futbolcular için “daha az düşünüyorlar” yorumu yapmıştı, 2018’de zirve yapan Deschamps, herkese eşit yaklaştı. Kıssa hisse anlayana!
Madalya törenini izlediniz mi bilmem, hepsi Fransız bayrağı ile çıktı kürsüye. Hiçbiri de köklerinin geldiği Afrika ülkelerinin bayrağını tercih etmedi. Fransız bayrağı zaten, beyazıyla, mavisiyle ve kırmızısıyla kucaklıyordu hepsini. Ne diyelim, -hâlâ- etnik ayrımcılık yapanlara umarım güzel bir kapak resmi olur Fransa’nın şampiyonluk fotoğrafı...

***

Dünya Kupası’na Fransa damgasını vurdu dedik ama, bir mesele daha VAR Rusya’dan bize miras!.. Şu yeni video yardımcı hakem (VAR) uygulamasından söz ediyorum. İlk kez büyük bir organizasyonda uyguladı FIFA. Artık, kritik kararların günahı vebali, orta hakemin boynuna yaftalanmıyor. Özellikle penaltılarda hakem bekliyor, kulaklığa “bir bakalım” dendiğinde görüntü “oynat Uğurcuğum” yöntemi ile eşeleniyor. Rusya’da 29 penaltının 14’ünde VAR’a başvuruldu. Keza, bazı ihtar-ihraç pozisyonlarında da.
TFF de bu uygulamayı hayata geçirme kararı aldı. İlk bakıldığında “doğru karar” diyor insan. Ama, dikkat ettiyseniz Dünya Kupası’nda sınıfı geçen bu uygulama, işlerinde son derece yetkin isimlerce kullanıldı. Örneğin Cüneyt Çakır’ın kulağına, “pozisyona bakalım” diyen ünlü bir isimdi. Çakır da olur verdi, yanlıştan dönüldü.
Türkiye’deki ilk pilot uygulama Erzurum-Ümraniye play-off finalindeydi. Görece genç hakem Arda Kardeşler, videonun başındaki “Fırat Aydınus Abi”sinin, “Penaltı olabilir” uyarısına kulak kabarttı, doğru karar verildi. Peki, şimdi 9 Süper Lig maçında 9 kaliteli hakem ve en az 9 da “lafını dinletecek” ismi nereden bulacak TFF merak ettim. Mesela, Aydınus, Çakır, Yıldırım, Kalkavan ve özellikle takıntıları olan Palabıyık, video başındaki “görece” kıdemsiz yardımcısının sözünü dinleyecek, ‘peki izleyelim’ diyecek mi?
Hiç sanmam.. O yüzden, Rusya’daki VAR, bize gelene kadar “bir VAR-mış, bir YOK-muş”a dönerse şaşırmayın.

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

Bir Var bir Yok 24 Eylül 2018 Pzt
2024 için kritik oylama: 9-7 ve içeriden vuranlar! 23 Eylül 2018 Paz
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne yakışıyor 19 Eylül 2018 Çar