Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Metin Celal

Günümüz sanatçıları ne yapıyor?

18 Temmuz 2018 Çarşamba

Türkiye’de hemen her üniversitenin güzel sanatlar fakültesi olduğu anlaşılıyor. Bu fakültelerin verdiği mezun sayısı da binlerle ifade ediliyor. Her yıl bu sayıya yeni binler ekleniyor. Sanat ortamının darlığı, kısıtlılığı ise malum. Zaten az olan sanat galerilerinin sayısı gittikçe azalıyor. Sergileme olanakları çok az. Genç sanatçıların varlıklarını bildirmeleri, işlerini sergileyip sanat izleyicisi ile buluşturma olanakları yok denecek kadar az.
BASE, Mamut Art Project gibi girişimleri önemsiyorum. Pera Müzesi’ndeki Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Lisansüstü ve Sanatta Yeterlik öğrencilerinin işleri arasından yapılan bir seçkiyle oluşturulan, 26 Ağustos’a kadar sürecek olan “Sarsılan İmge” sergisi de iyi bir örnek.
Akbank Günümüz Sanatçıları Ödüllü Sergisi genç sanatçılarının kendilerini gösterebilmelerine vesile olan girişimlerin en köklüsü. Bu yıl otuz altıncı kez düzenlenmiş. 28 Haziran’da açılan sergi 28 Temmuz’a kadar sürecek. Erdağ Aksel, Hasan Bülent Kahraman, Nadim Samman, Gönül Nuhoğlu ve Derya Bigalı’dan oluşan jüri, “Yüreği Etkileyen Haklı Güç: Tutku” teması ile resim, heykel, enstalasyon, video ve performans da dahil olmak üzere çeşitli ortamlarda üretilen işleriyle 18 finalistin eserleri sergilenmeye değer bulmuş.
Sergiye seçilen sanatçılar: Ayşe Nilden Aksoy, Atilla Galip Pınar, Batuhan Keskiner, Berkay Yaşar, Berna Dolmacı, Gül Akpınar, Gülçin Karaca, Hasan Mert Öz, Hatice Artüz, Kaan Fıçıcı, Levent Yıldız, Meltem Begiç, Mert Acar, Merve Vural, Nur Pınar Özen, Oğulcan Sürmeli, Seher Uysal, Zeynep Kaynar. Serginin küratörü de dünya çapında bir isim; Nadim Samman. Dikkati çeken bilgi, Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi için 750 sanatçının başvurduğunun belirtilmesi.
Çok sıcak bir günde, öğle saatlerinde ziyaret ettim sergiyi. Doğal olarak oldukça tenhaydı ama beni asıl şaşırtan serginin Akbank Sanat’ın sadece diğer katlara göre daha dar giriş ve birinci katlarında gerçekleştirilmesiydi. 750 işten 18 tanesi seçiliyorsa ya da seçilmeye değer bulunuyorsa bu kadar alan kullanılması normal tabii ama ben daha görkemli bir sunum bekliyordum doğrusu. Neden daha fazla iş seçilmediği de sorgulanmalı.
Tanıtımlarda “seçki Türkiye’nin yeni belirmekte olan sanat sahnesinde kullanılan tekniklerin ve sanatçıların gündemlerindeki sorunsalların çeşitliliğini ortaya koyuyor” deniliyor. “Yüreği Etkileyen Haklı Güç: Tutku” teması da beklenti yaratan bir başlık. Jürinin eğilimi kuşkusuz belirleyici olmuştur ama sanatçıların yaptığı işlerin içerikleri de jüriyi etkiler. Sokaktan geçen birine “Tutku” deseniz ilk bağ kuracağı konu siyaset olacaktır. Akbank 36. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi’nde doğrudan siyasi duruma gönderme yapan bir iş yok. Daha çok doğaya, doğanın insan eliyle mahvedilmesine, yok edilmesine göndermeler var. Aynı şekilde tutkunun ilk çağrıştıracağı cinsel aşk. O da yok sergide.
Siyasete dokunanın yandığı bir ortamda genç sanatçıların konuya uzak durması da jürinin ve ödüllü sergiyi düzenleyen Akbank ve Resim ve Heykel Müzeleri Derneği’nin tavrının da bu olması anlaşılabilecek durumlar. Cinsellik de aşırı mütedeyyin bu ortamda siyasi tepki doğuruyor.
Özellikle gençlerin katıldığı yarışmalı, ödüllü bir sergide hem içerik hem de biçim açısından “yeni” ne yapıldığını da sorgulamak gerek.
Sınır noktası video. Yenilik orada kalmış. Onlarca yıl geride. Yeni teknolojileri, internetin sağladığı olanakları kullanma konusunda sanatçılarımız çekingen davranıyorlar. Sadece bu sergideki işlerde değil genelde böyle bir izlenimim var. Belki de o tip öncü işler jürilerce, küratörlerce beğenilmiyor, seçilmiyor. Bu da bir olasılık. Ama video sınırını geçmeden biçim olarak ‘yeni’ye ulaşılamayacağı da kesin.

Tümü Metin Celal - Son yazıları

‘7 Mart 1924 Ruhu’na dönerken 12 Eylül 2018 Çar
Ara Güler Müzesi 5 Eylül 2018 Çar
Yayıncılıkta kırmızı alarm 29 Ağustos 2018 Çar

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Bülent Kahraman