Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Ayşegül Yüksel

‘İroni’den anlamak

07 Ağustos 2018 Salı

Yeri geldi, Gülşen Karakadıoğlu arkadaşımla tiyatrodaki ‘dramatik ironi’ olgusunu bir süredir tartışır olduk. Türkçe karşılığı ‘tersinleme’ olan bu kavramın felsefeyle de kucaklaşan karmaşık boyutlarına uzanmak için DTCF Tiyatro Bölümü’nden KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. Beliz Güçbilmez’in ‘İroni ve Dram Sanatı’ başlıklı yapıtına başvurmak gerekli.
‘İroni’, katı yargıları ‘ters’ten bakarak zayıflatıp ‘yıkmak’ gibi ‘muhalif’ bir çizgide konuşlanıyor. Gücünü, yargıları tersine çevirirken -‘ince alay’ı da içeren- soğukkanlı bir tutum yansıtmasından alıyor.
‘İroni’ kavramının çıkışı insanlık tarihinin ‘en parlak zekâ’larından Sokrates’in o çok özel, ‘konuşarak tartışma’ yöntemine bağlanmış. ‘İroni’, Platon ve Aristoteles’ten geçerek günümüze gelirken, dram sanatının da vazgeçilmezleri arasına girmiş.
‘Komik ironi’, seyircinin ve kimi oyun kişilerinin bildiği bir gerçeği, oyun kişisinin bilmeyişi nedeniyle içine düştüğü güldürücü durum olarak açıklanmış. Genellikle Antik Yunan’ın büyük yazarı Sophokles’in tragedyalarından örnekler getirilerek açıklanan ‘dramatik ironi’ ise hem sözel düzeyde, hem de durum ve olaylar dizisi bağlamında ozanın tüm yapıtlarının belkemiğini oluşturuyor.
‘Kral Oidipus’ oyunu her boyuttaki ‘dramatik ironi’nin temel örneğidir. Bilmeden babasını öldürüp annesiyle evlenen Oidipus’un içinde bulunduğu ‘ironik’ durumu, bu ünlü ‘mitos’un yabancısı olmayan seyirci en baştan beri biliyor. Oyunu ‘ne anlatacak’ diye değil, ‘bilineni nasıl anlatacak’ diye izliyor. Oidipus, bir önceki kral Laios’un katili bulunamadığı için ölümcül bir salgınla kırılan Tebai kentini kurtarmak için kör kâhin Teresias’i çağırtınca, seyirci gibi gerçeği bilen kâhin susmayı yeğler. Ne ki, öfkeli kahramanın onu kışkırtmasıyla her şeyi açıklar. Oidipus kâhine inanmaz: Güngör Dilmen’in Türkçesiyle, “Senin kulağın, usun, gözün özürlü” der. Kâhinin doğruyu söyleyip söylemediğini o sırada öteki oyun kişileri de bilmemektedir. Antik Yunan trajedisinde ‘kamuoyunun sesi’ olarak işlev taşıyan ‘koro’ bile... (Ama oyunun gelişimi içinde hem koro hem de kimi başka oyun kişileri -Oidipus’tan önce- gerçeğe ulaşacaktır.) Kullanılan ‘dramatik ironi’nin derinliği, sonunda Oidipus’un da gerçeği öğrenip kendi gözlerini kör edince ortaya çıkar. ‘Tersinleme’ tamamlanmıştır: Kahraman, gözlerinin görmesine karşın zamanında göremediği gerçeğe, kendisi de Teresias gibi kör olunca ulaşmıştır...
Dönelim Sokrates’e. Sokrates, katılaşmış yargılara tutsak kişilere olan ‘muhalif’ tutumunu gizleyerek ve konuyu bilmiyormuş gibi yaparak sorular sorma süreciyle o kişilerin düşüncelerini ‘ters bakış açısı’ndan sorgularmış. Günümüzde bu tür ‘tersten okuma’lar yazı dilinde yapılıyor. 5 Ağustos’ta gazetemizde çıkan iki köşe yazısından örnekleri aşağıda alıntılıyorum.
Işıl Özgentürk, ‘Ters Yazı’ başlıklı metninde ekonomide yansıyan ‘olumsuz’ oluşumları ‘iyimser’ bakış açısıyla irdeleyerek alaya almış: “Eh artık yandaşların vergileri affedilmez hale gelecek. (...) yandaş müteahhitlerinizin elindeki gayrimenkuller iki üç yıl içinde, içlerinde insan olmadığı ve kötü yapıldığı için birer ikişer, ölü yatırımlar haline dönüşecek. Kısaca AKP iktidarı artık çok övündüğü mega projeleri yapamayacak duruma gelecek. (...) Bu ülke mucizeler ülkesidir ve krizlere alışık olduğundan (...) yeni gelen krizi de atlatacaktır ama artık kandırma sona erecektir.”
Zeynep Oral’ın ‘Korkuyorum, Korkuyorsun, Korkuyor’ başlıklı yazısı da ‘ironi’yi, toplumun yaşadığı karabasana pembe gözlüklerle bakarak parlatıyor: “Hak var, hukuk var... Adalet mis gibi... Vicdanın daniskası var... Ekonomimiz parlak... Sanayimiz muhteşem... Tarım fevkalade... Emekçinin durumu şahane (...) Eğitim düzeyimiz fazlasıyla yüksek... Doğaya saygımız sonsuz... Toplumsal ilişkilerimiz uyumlu mu uyumlu... Farklılıklarımız huzurlu mu huzurlu...”
İroni ustamız Aziz Nesin, Zeynep Oral’ı bu tür bir ‘tersinleyici’ yazısından dolayı uyarmış bir gün: “Böyle şakalar yapma, sahi sanırlar.”
Hey gidi Sokrates, hey gidi Aziz Nesin!

Tümü Ayşegül Yüksel - Son yazıları

Sahnedeki ‘suç ve ceza’ 13 Kasım 2018 Sal
Ne trajik ne de komik 30 Ekim 2018 Sal
Büyük Amerika’dan küçük Amerika’ya yüzeysel izlenimler 16 Ekim 2018 Sal

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Işıl Özgentürk, Zeynep Oral, Aziz Nesin