Köşe Yazısı

A+ A-

Seçim: ‘Döktürmelere’ Devam

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
14 Ağustos 2014 Perşembe

Seçimlerin en ilginç yönü, CHP’den Demirtaş’a bariz oy kaymasıydı... Nereden biliyorsun demeyin, kendi çevremden biliyorum.. Bir örnek olur mu çevrem, evet olur ve çıkarsama yapılabilir(*).
Özellikle CHP’ye oy veren gençlerin bir kısmı Demirtaş’a yöneldi. “Ortak aday” kendilerinde hiçbir kıpırtı, heyecan yaratmadı. Oy vermek her zaman “akıl işi” değil ki “tıpış tıpış” gidilsin sandığa, aynı zamanda bir “duygudaşlık” da gerektiriyor... Cumhurbaşkanlığı gibi, partiye değil de tek kişiye oy verilecekse, empati ön plana çıkabiliyor. Demirtaş’ın yarattığı atmosferin, böyle bir duygudaşlığı oluşturduğunu da görmek gerekir...
Rıza Türmen, “CHP’nin, Demirtaş’ın söylemine sahip çıkması gerek” dedi. CHP’nin geçen seçimlerdeki bildirilerine çıkarıp baktım, Demirtaş’ın kardeşlik vb. söylemleriyle dolu!
CHP’nin 2011 seçimlerinde projeleri vardı, ilk kez parti, eksik de bulsanız cazip bir seçim programı ortaya koymuştu... Aile Sigortası’ndan tutun, aileden bir kişinin mutlaka çalışacağına, emeklilik intibakına kadar.. 30’u aşkın bir paket... RTE takımı bu kez “parayı nereden bulacaksın” edepsizliği ile yüklenmişti! CHP’nin sürekli içine düştüğü en büyük tuzak, seçim meydanlarında her türlü siyasi ahlaksızlığı yapmaya hazır olanların söylemlerine kapılması ve iktidar meselesini bir “horoz dövüşü”ne çevirmesi... AKP beslemeleri, yine ortalıkta, etek uçuşturuyor: Kardeşim halkla ilişki kurmazsan, eski parti olursan, projen olmazsa millet neden sana oy versin... Adamlar, AKP’ye yakın dini bütün bir insanı aday gösterdi, bu kez de “taşıma suyla değirmen mi dönermiş, içlerinde bir aday bulamadılar” propagandasına sarıldılar.. İşi gücü karalamak olan horoz dövüşüne giremezsin... Çünkü onunla aynı dili konuşman mümkün değil..
CHP gençleri kaybediyor. Seçimin önemli bir sonucudur. Diyeceksiniz ki gençlerle ilişkisi ne kadardı, var olan gençlerinin de tek hedefi milletvekili olabilmek değil mi?.. Bilemem, ama benim dinlediğim, gençlerin CHP parti örgütlerinde asla bir yer bulamadıklarıdır. CHP örgütlenme biçimini de tepeden tırnağa değiştirmeli belki de. Gençlerin yaşadıkları mekânlar belki de parti örgütlerinin bir kısmı olmalı... Onlar hayatlarının bir bölümünü, berbat parti yapıları, binaları olmadan, türlü çeşitli siyasal etkinlik içinde geçirebilmeli...

***

Salı yazımda CHP’nin altın bir fırsatı, seçmenini katılımcı demokratik süreci hiç mi hiç işletmeyerek kaçırdığını yazdım. Bu parti yönetiminin büyük hantallığını gösteriyor. Önemli olan Kılıçdaroğlu’nun sağa sola gitmesi değil, bir örgütün devasa bir makine gibi çalışıp üretmesidir...
Layık olmalı, milletvekilinden tutun her kademedeki yönetici... Milletvekili hesap verebilmeli: Sen bu ay kaç gününü hangi parti faaliyeti için harcadın.. Ürettiğin ne?! Mesela cumhurbaşkanlığı seçimi için ne yaptın? Oturup başarısızlığı mı seyrettin, yoksa alınteri döktün ama sonuç bu mu oldu?..
Parti yönetiminin de süreci algılayamadığı açık seçik. O zaman, kolektif ama her şeyi zorlayıcı, örgütleyici, harekete geçirici bir aklın devre dışı olduğu kanaati oluşuyor. Şüphesiz kendisiyle hesaplaşmayan bir yönetimin başarılı olması mümkün değil...
Yoo, hayır, CHP çok çalışsa iktidara gelirdi, sevilen bir aday gösterse seçimi alıp götürürdü, biçiminde temelleri olmayan hayaller ileri sürenlerden değilim. RTE’yi ayakta tutan süreç varlığını sürdürüyorsa, buna karşı fazla bir şey yapamayabilirsiniz. Ama diri bir boksör gibi yumruklarla rakibinizi sürekli zayıflatırsınız. Sonra tek bir yumruğu kalınca iş, onu da çakarsınız...

***

Kürt Siyasal Hareketi’nin, yüzde 10 barajını aşarak Meclis’te yerini alması, seçim sistemini büyük partinin aleyhine işletir. Daha dengeli bir dağılım oluşturur. Bu açıdan barajı aşmaları önemlidir. Ben desteklerim... Arkalarında PKK ve İmralı olmazsa, bunu haydi haydi yapabilirler. Ama Demirtaş’ın yıldızının parlamasının kendi içlerinde yaratacağı siyasal sorunları yakında görmeye başlayabiliriz...
2015 seçimleri, eğer siyasal, ekonomik ve toplumsal ortam böyle sürerse, AKP’nin milletvekili sayısı 300’ün altına iner. CHP ve diğer partiler buna hazırlar mı, diye bir büyük soru var. Sonraki yazılarım, RTE ve AKP iktidarının inişi üzerine olacak...

(*) AKP’nin Kürt seçmenlerinden de Demirtaş’a '6Fy kayması oldu. Kıyaslamalar net gösteriyor. Demirtaş’a CHP’nin güçlü olduğu, örneğin Ege’den iki katı oy çıkmasına bakarak “Bu oylar CHP’den kaydı” demek yanlış, önemli ölçüde AKP’nin Ege’deki Kürt seçmenlerinden kaydığını varsayabiliriz. BDP/HDP, Kürtçü politikayı terk ettiği sürece, AKP’nin Kürt seçmenlerine daha çok ulaşacak.

NOT: Aydın Engin geçen gün, “... Ergenekon, Balyoz gibi davalarda kuruların yanına yaşları da katarak ‘AKP - Cemaat koalisyonunun intikam operasyonu’na dönüştürülmesinde bu polis şeflerinin belirleyici katkıları tartışılmaz…” yazıyordu. Basitten gidelim, davayı çok iyi incelemiş anlaşılan, mesela şu Balyoz’da, davaya suç oluşturacak bir “kuru” kişi ve olay göstermesini bekleyeceğim. 4 yıldır neyi atlamışım görmek istiyorum...