Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Arif Kızılyalın

Akşehir’den Seyrantepe’ye

28 Ağustos 2018 Salı

96 yıl önce bugünler...
Kuvayı Milliye Ordusu’nun mitralyöze süngüyle karşılık verdiği, cephanenin esir aldığı Yunan askerinden temin edildiği çılgın saatler...
Biliyorlar ki ayakları tökezlese, Anadolu’daki 5500 yıllık ev sahipliğinin belki de sonu...
İşte o hengamede Mustafa Kemal Paşa, ordu birlikleri arasında bir futbol maçı organize edilmesini istiyor.
Allah, Allah... Nereden çıktı bu maç vatan elden giderken?” diyor bazıları!..
İngiliz casuslardan haberi alan Yunan Ordu Komutanı Hacianesti ise “Türkler saldırıya ara veriyor” diye ellerini ovuşturmaya başlıyor ve Afyon’daki birlikleri yöneten yardımcısı Trikupis’e telgraf çekiyor: “En fazla Afyon’a kadar gelip durdular. Anadolu bizim...
O sırada Genelkurmay’dan gelen emir üzerine dumanı tüten tabancalarını kıfılına sokan komutanlar, Akşehir’in yolunu tutuyor. Hatta Büyük Taaruz’un zamanlamasına baştan karşı çıkan Şevki Paşa, “Nereden çıktı bu maç?” diye söyleniyor.
Çaylar, pastalar, maç başlıyor . Bini aşkın seyirci toplanmış toprak zeminin etrafında... Saha kenarında sandalyelerden oluşan şeref tribününde de M. Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa, Y. Şevki Paşa ve Fahrettin Paşa oturuyor.
Karşılaşma 2-2 bittiğinde “Kaybeden belli” diyor Gazi Paşa...
Maçın bilinen hikâyesi bu... İşin perde arkasında ise ‘son vurucu’ darbeyi indirip Yunan Ordusu’nu dağıtmak amacıyla genel taaruza son şekli verme fikri var aslında. Rötuşlar atılıyor Ege haritası üzerine... “İsmet Paşa; ihtiyat birliğini durduracak, Fahrettin; Frangos’un tümemini yok edip İzmir’e yürüyecek...
Derken ertesi sabah oluyor.
Son öldürücü darbeler, ‘6 ayda geçilmez’ denen Yunan savunma hattının çöküşü... Şimdi G.Saray-Alanya maçıyla ne ilgisi var diyeceksiniz bu yazılanların...
Bence var. Eğer o futbol maçıyla bir tür zekâ oyunu sahnelenmese; Mustafa Kemal’in ordusu tek atımlık barutla emperyalizmin üzerine gitmese, 2018 coğrafyasında İzmir Marşı’nın yerine ‘farklı dillerdeki’ farklı kahramanlık türküleri dinliyor olacaktık.
O yüzden bugün çok önemli 1919’la 1922 arasındaki her gün gibi...
Maça gelirsek; G.Saray, sıkıntılı bir ilk 20 dakikanın ardından son yılların en renkli galibiyetini aldı. Alanya’nın direncini orta alanın beyni Fernando’nun karambol golü kırdıktan sonra, ikinci yarıda fark açıldı da açıldı Sinan’ın biraz da şans kokan uzak mesafeli vuruşu, sonrasında Eren’in klasik pivot santrfor dokunuşu ile gelen gol, Emre Akbaba’nın doublesi ve Onyekuru ile gelen goller G.Saray’ı, lider yaptı.
6-0’ı yorumlarken sakat Rodrigues, yeni transfer Ndiaye ile gelmesi olası yeni santrforu da hesaba katmak gerek. Elbette son golün asistini yapan genç Yunus Akgün’ü de bir yere yazın. Görünen o ki, çok alternatifli bir ekip oldular.
3’te 3’ten sonra 4. haftadaki Trabzon deplasmanında ne olur bilinmez ama bu G.Saray, evindeki her maçı - gayrısız - kazanır gibi duruyor..

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

Asıl küme düşen kim? 18 Kasım 2018 Paz
Ne demek ‘kininizi saklı tutun’? 6 Kasım 2018 Sal
Orhan Kemal’le Nazım Hikmet’i üzdünüz be çocuklar! 3 Kasım 2018 Cmt