Köşe Yazısı

A+ A-

Şehircilik! (5)

04 Eylül 2018 Salı

Çankaya’daki “Ayyaş Kafa” 1923’te Cumhuriyeti kurdu. 1924’te başkent Ankara’nın planının yapılmasını istedi. Alman şehircilik uzmanları devreye girdi. Ankara’nın ve bazı komşu kentlerin planları yapıldı.

***

O günlerden miras Atatürk Bulvarı’ndaki değişime göz ucuyla bakalım.
Ulus’tan Sıhhiye’ye doğru giderken sol yanda Cumhuriyetin simge yapılarından İller Bankası, dönemin mimarlık eserlerinden biriydi. Arkasında yapılan caminin “Bulvara cephesi olsun!” diye, AKP yönetimi, “Koruma Kurulu tescilli” bu binayı yıktı!
Sıhhiye’ye yaklaşırken Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin karşısında, adliyenin önünde bir nehir akardı. Sonra ne mi oldu? Belediyeler kurutup üstünü kapattılar! Bir başka örnek de semte adını veren Kavaklıdere bugün nerede? Bu örnekleri arttırabiliriz… Sellerin bulvarları basması doğal değil mi?
Kızılay’a doğru ilerlerken 4-5 katlı binalar vardı. Genellikle aileler yaşardı. Memurlar iş çıkışı, üniversite öğrencileri ders bitiminde bulvarın geniş kaldırımında dolaşırlar, pastanelerde söyleşirler, yeni dostluklar edinirlerdi… Sonra bu binaların üzerinde katlar yükseldi, “ailelerin” yerini “işyerleri” aldı.
Ancak Emekli Sandığı, 1959’da tam Kızılay’ın göbeğine, Türkiye’nin ilk gökdelenini dikti… Birkaç yıl önce de çatısına kaçak kat eklendi!
Geniş parkla çevrili, Kızılay’ın 3 katlı binası, Kızılay Meydanı’na adını vermişti. Günümüzde parkı kaybolurken 1979’da yıkılan bu “tescilli” tarihsel binanın yerine yüksek işhanı yapıldı. Üstelik “Yüksek Anıtlar Kurulu’nun”, çoğunluk olmadan yaptığı bir toplantıda “Tarihi eser değildir!” kararı çıkarılarak yıkılmıştı.
Karşısındaki Güven Parkı’nın yanı başı bugün, belki de Türkiye’nin en büyük dolmuş parkına dönünce çevreyi egzoz dumanı kapladı…
Kavaklıdere’ye çıkarken bulvarın sağ yanında Ankaralılar oksijen solurlar… Çünkü ‘Ayyaş’ın şehir plancılarının öngördüğü büyükelçiliklerin, olağanüstü ağaçlıklı bahçeleri çevreye oksijen saçarlar. Gökdelen olmayan binaları, yoldan geçenlere tarihsel gelişimi de anımsatır.
Ne var ki bulvarın sağındaki bu yeşilliğe karşın sol yanında, bilimsel kuruluş TÜBİTAK 25 katlı gökdelen dikti… İş Bankası da gökdeleni oturttu. Ama genel müdürlüğü İstanbul’a taşıdı. Binanın bugün ne ölçüde kullanılabildiği bizleri ilgilendirmez. Ancak Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana oluşturduğu resim ve heykel koleksiyonunu da İstanbul’a götürüp müze açtı… Ankaralılara yazık oldu!

***

Elefteros Venizelos 1930’da Ankara’ya geldiğinde Mustafa Kemal Atatürk, öteki büyükelçiliklerin Kavaklıdere’de uzantısı olan araziyi Yunanistan’a verdi.
Sonraki yıllarda karşılıklı sorunlar nedeniyle bu büyükelçilik yapılamadı. Atina, Türk Büyükelçiliği’nin genişlemesine izin vermeyince, Ankara da kısasa kısas siyasası izledi...
Ancak, Yunanistan, 2011’de Atina Büyükelçiliği’nin karşısındaki tarihi binayı Türkiye’nin satın almasına izin verdi. Atina’daki yeni Türkiye büyükelçilik binası 2013’te açıldı.
Yunan ekonomik bunalımı Ankara’daki elçilik binasının yapımını geciktirdi. Bunalım sona erince, Büyükelçi Petros Mavroidis, inşaata başlanması girişimlerinde bulunuyor.
Büyükelçilik internet sayfasında “Türk Devleti’nin Yunan Devleti’ne hibe ettiği, kendi mülkü olan Atatürk Bulvarı’ndaki arsasına taşınacaktır!” yazıldı…
Büyükelçiye bir öneri… Son yıllarda bu bulvarda yapılan yanlışlara siz de bir yanlışlık yapıp gökdelen yerine, komşu elçilikler gibi bir yapılanmaya yönelin… Örneğin ağaçlıklı, Anadolu kökenli bir “İon uygarlığı” binasına ne dersiniz?

***

“Yunanistan” deyince aklıma, başkent Atina’yı vuran, 92 kişinin ölümüne, 200 kişinin yaralanmasına yol açan yangın felaketi geldi. Ha Türk yapılanma mantığı, ha Yunan yapılanma mantığı!
Şehircilik ve Enerji Bakanı Yorgos Stathakis, usulsüz ve izinsiz inşa edilen 3168 binayı yıkacaklarını açıkladı. Bunlardan 2500’ünün “ormanlık ve dere yataklarında, 668’inin kumsallarda usulsüz ve ruhsatsız inşa edildiğini, bunların yıkımına başlanacağını” da ekledi.
Mora Yarımadası piskoposu Amvrosios, onlarca kişinin ölümüne yol açan yangının nedenini açıklamış! Piskoposa göre, Başbakan Aleksis Çipras “ateist olduğu için Tanrı’nın öfkesini” çekmiş. Ama ateist Çipras değil de dini bütün 92 Ortodoks öldü… Tanrı neden yanlış adrese gitti ki?
Olayın büyümesinin nedenlerini Yunan Jeoloji Derneği Başkanı Efthymis Lekkas şöyle açıkladı: “Yol ağı ve çıkmaz yolların yanlışlığı sonucu kurbanlar arttı!”
(Not: Devam edecek…)

Tümü Özgen Acar - Son yazıları

Şehircilik! (6) 18 Eylül 2018 Sal
‘Cumhuriyet’in Cumhuriyet’i!’ 11 Eylül 2018 Sal
Şehircilik! (5) 4 Eylül 2018 Sal