Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Antepfıstığı üzerinden tarıma bakış (1)

7 Eylül 2018 Cuma

9 kere yerine 2 kez toprağı sürerek ağaçtan daha fazla verim alınabiliyor. Üstelik daha az mazot ve daha az gübre kullanarak. Aşırı değil doğru sulama ile. Çevreyi daha az kirleterek daha fazla ürün elde edilebiliyor, dolayısı ile gelir de artıyor. Peki neden yapılmıyor? Yapılamıyor? Neden gıdada dünyanın kendine yeten 7 ülkesi arasında iken bu özelliğimizi yitirdik? Neden köylerimizin çoğu boş, kalanlar da 60 yaş üstü? Neden bir yandan eti, sütü, limonu, fındığı bu kadar pahalı yerken diğer yandan üreticinin iki yakası bir araya gelemiyor?
Tarımın bugünkü hali bünyesinde onlarca soruyu barındıran bir çözümsüzlük sarmalı, çünkü hepsi birbirine bağlı ve Türkiye’nin hangi bölgesine giderseniz gidin ürün farklı da olsa sorunların aynı olduğunu görürsünüz.
2 gündür Güneydoğu Anadolu topraklarındaydık. Tarihi milattan önce 7 binli yıllara kadar giden fıstığın izinde. TEMA Vakfı ile Nestle’nin 8 yıl önce antepfıstığı yetiştiriciliğinde verim ve kalitenin artırılması ile sürdürülebilir tarım uygulamalarının benimsetilmesi amacıyla başlattıkları “Fıstığımız bol olsun” projesinin geldiğini noktayı gördük. Antepfıstığının anavatanı, Türkmenistan, İran ve Türkiye. En çok üretim buralarda ve ABD’de. Türkiye dünya antepfıstığı bahçelerinin yüzde 35’ine sahip ama ne yazık ki üretimdeki payı yalnızca yüzde 12. Bunun en büyük nedeni de verim düşüklüğü.
Aslında parantez arası şunu da anımsatalım, Türkiye’de en fazla Şanlıurfa’da yetişiyor fıstık ancak işleme, pazarlama, ihracat daha çok Gaziantep’ten yapıldığı için adını bu ilden alıyor. 210 bin ailenin geçim kaynağı fıstık.

TEMA ve Nestle ortak projesi 8. yılında
Gelelim projeye: İlk iki fazı tamamlanan ve bu yıl üçüncüsüne başlanan projede üzerinde çalışılan bahçelerde verimi yüzde 49 arttı. Bu rakam son derece önemli. Üstelik toprağı 9 kere değil 2 kere sürerek, daha az gübre daha az mazot harcayarak. Zararlılarla mücadele etmek için hepimizi zehire bulayan zirai tarım ilaçlarını az kullanarak onun yerine entegre mücadele teknikleri ile. Evet, proje TEMA ile Nestle’nin ortak projesi ama işi azimle yürüten bir kişi var ki o da bölgede “Fıstık Dede” diye tanınan Tema’nın orman mühendisi Metin Şenol. “Çiftçinin kendi atalarından bildiği doğruları değiştirmek kadar zoru yoktur” diyor. Fıstık ağacına ilişkin “baba diker, oğul yer” anlayışı örneğin. Ya da toprağı derinden sürmek... Fıstık Dede bakmış ki olacak gibi değil, tası tarağı toplamış Gaziantep’e yerleşmiş. Halen köy köy dolaşıyor ama ilk fazda 23 bahçede sağlanan başarı diğer çiftçileri de oraya daha hızlı çekmiş. Fıstık Dede, “10 yılda yemişi alma inancı kırıldı 2 -3 yıl içinde fıstıkları toplamaya başladılar” diyor. Yine proje kapsamında ikinci fazda toplam 5 bin 890 dekarlık 154 bahçede antepfıstığında sürdürülebilir tarım uygulamalarına rehberlik edildi.
Tozlaşmayı artırmak üzere dişi ağaçlarla çiçek açma uyumluluğu olan 2 bin erkek ağaç dikimi yapıldı. Budama ve aşılama eğitimleri verildi.
Şöyle size iki cümlede özetlediklerim şüphesiz kolay olmadı, Fıstık Dede, “Gittim Hamit Polat’a. Bahçenden 5 fidanı benim uygulamalarıma vermeni istiyorum. Zararın olursa cebimden karşılarım dedim. 2 yılda aşılanmaz dediği ağaçları aşıladım, böyle sürülmez dediği toprağı sürdüm. Gördüler sonucu böylece adım adım karşılıklı güvenin sağladık” diyor.

85 liradan 125 liraya çıktı. Neden?
Neden bilgiyi böyle hemen reddediyorlar” diye soruyorum haklı olarak. Ancak Fıstık Dede’nin verdiği yanıt Türkiye’de tarımın can alıcı sorunlarından birine işaret ediyor:
Köylü ne yapsın en az 7 otorite çıkıyor sürekli karşısına. Tarım il müdürlüğü, ilçe müdürlüğü, ziraat odası, ilaç satıcıları, gübre bayileri, malzeme satıcıları... hepsi kendi bildiğinin doğru olduğunu söyleyen bir bilgi kirliliği. Bu yüzden önce güvenin tesisi şart.
Ne yazık ki ortak çalışma kültürü olmayan, koordinasyonu kabullenmeyen bir toplum olmamızın yansımaları bunlar ve her yerde olduğu gibi tarımda da sonuçları böyle oluyor.
Yer kalmadı ama konuyu sürdüreceğim: Hasat başında yani 20 gün önce üreticiden kilosu 30-32 liradan toplanan fıstığın neden hasatın sonunda 50-52 liraya fırladığı ve neden markette, kuruyemişçide 85 lira olan fıstığın yine 15 günde 125 liraya çıktığı mesela? Bileniniz var mı?

Tümü Özlem Yüzak - Son yazıları

Konu tren kazasının ötesinde... 14 Aralık 2018 Cum
Sarı yelekler ve ötesi... 7 Aralık 2018 Cum
Tutunacak dal ‘hukuk’ olmazsa... 30 Kasım 2018 Cum